|
Konu: Gripten Korunma Yolları
Konuklar: İç Hastalıkları Uzmanı Profesör Doktor Yavuz Baykal ve Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanı Uzman Doktor Özlem Okutan
Celal Pir: Evet Yakın Plan’a hoşgeldiniz. Sayın seyirciler bugün yine çok özel bir mekandayız İstanbul Memorial hastanesinin pediatri bölümündeyiz. Bugün yine konumuz bir hastalık. Daha doğrusu grip ve soğuk algınlığını birlikte ele alacağız. Çoğumuzu hapşırtan aksırtan kimimizi yatağa düşüren ayakta geçiremeye çalıştığımız zamansa deyim yerindeyse adeta süründüren bir hastalık grip.
-Bu aralar hiç grip oldunuz mu?
-Ferhat Karaçam: Evet şu an çok ciddi bir şekilde hastayım soğuk algınlığı var nezle var hastayım yani görünüşümden de anlaşıldığı üzere.
-Peki korunmak için neler yapıyorsunuz?
-Ferhat Karaçam: Genelde saçım ıslakken dışarı çıkmamaya özen gösteriyorum. Çünkü sinüzite yol açabiliyor artı atkımı ve beremi genelde yanımda taşımaya özen gösteriyorum. Çünkü İstanbul2d hava şartları genelde değişken ondan dolayı şemsiyemi atkımı beremi genelde yanımda bulunduruyorum. Ama ne karda da bulundursam da etkileniyorum. Şu an etkilendim. Onun dışında genellikle C vitamini mandalina ve limon tüketimine özen gösteriyorum.
-Kadriye Özbek: Gayet sağlıklı besleniyorum geceleri süt içiyorum ondan sonra ne bileyim tost tarzı şeyler yemiyorum salata çok yiyorum. Sabahları sürekli C vitamini greyfurt falan yiyorum yani.
-Ferdi Erbacak: Düzenli beslenme diyebiliriz sabah kahvaltısı öğlen ve akşam düzenli yemek yiyerek korunabiliyorsunuz.
-Son zamanlarda grip oldunuz mu hiç?
-Aygül Heper: Bu sene bir defa oldum ama kendimi çok koruyorum kolluyorum halimi gördünüz Eskimo gibiydim sizinle karşılaştığımda.
-Başka neler yapıyorsunuz?
-Aygül Heper: Bol yeşil sebze özellikle tencere yemekleri ve bol meyve suyu içiyorum meyve yiyorum. Arada birde antiseptik alıyorum yani koruyucu olarak. Çünkü antibiyotiğin gribe bir faydası yok. O dereceye getirmemek için kendimi koruyorum.
-Haluk Başöz: Şu anda hala gribim.
-Peki neler yapıyorsunuz iyileşmek için ya da korunmak için?
-Haluk Başöz: Valla işte yani kapalı alanlarda pek durmak istemiyorum ikincisi işte akşamları limon nane şey onarlı içiyorum. Kendimi korumaya çalışıyorum.
-Osman Erkut: Doktorlarımız ne söylüyorsa onları yapıyoruz aslında. Ama mutlak ve mutlak C vitamini bilinci var hepimizde diye düşünüyorum C vitamini alıyoruz devamlı grip olmayalım diye.
-Yasemin Tahiroğlu: Grip olmadım grip aşısı yaptırdım çünkü.
Celal Pir: Aslına bakarsanız grip bronş ve akciğerleri etkiliyor vücutta ve İnfluenza A, İnfluenza B ve İnfluenza C virüsleriyle son derece bulaşıcı bir enfeksiyon halinde hepimizi etkiliyor. Normalde bir iki hafta içinde geçiyor ama bazı dönemde etkileri haftalarca sürebiliyor. Ve en önemli kısmıysa zatürre gibi bazı hastalıklara yol açmasıyla hayatımızı tehdit edici boyutlara da varıyor. Zaten bugünkü konumuzun grip ve soğuk algınlığı olarak seçmemizin temel nedeni de bu. Evet çok yaşa bu cümleyi kullanırız aslında bu cümleyi moralimizi düzeltmek için kullanırız çünkü bunun dışında herhangi bir şeye yaramaz bu cümle. Elde mendil sürekli silinen burunlar vitamin takviyesi ve antibiyotikler tüm bunları kullanırız ama ne yaparsanız yapın grip virüsü sizi bir türlü terk etmez. Adeta yüzsüz bir misafir gibidir eve gelipte bir türlü gitmeyen misafir gibidir. Evet grip türlerine baktığımız zaman çok yaşa ve sende gör deyimini haklı kılacak bazı türlerde var. Özellikle soğuk algınlığında bunu konuşabiliriz. Yani ne yaparsanız yapın hangi ilacı hangi aşıyı alırsanız alın bu sözlerin üzerinde çok büyük bir etki olmaz. Ama genelde grip ve soğuk algınlığında vücudun direncinin arttırılması gerekir ve dinlenme temel ihtiyaçtır. Dinlenmeyle çözülebilecek bir hastalıktır. Bakarsanız bu basit konuşmaların dışına çıkarsak biraz daha detaya girersek tarihe biraz dönersek son 3 yıla dönersek bazı grip türlerinin soğuk algınlığı türlerinin bizim hayatımızı kast edecek derecede etkilediğini görüyoruz. Örneğin Çin gribi vardı örneğin domuz gribi vardı ve bizi en çok korkutan da kuş gribiydi.
-Grip, daha önceden de bilinmesine rağmen 1918 yılında yol açtığı büyük salgınla ismini duyurdu. 1918 yılındaki İspanyol gribi 20 milyon kişinin hayatını yitirmesine neden oldu. Yıllar içinde farklı isimlerle ortaya çıkan grip hastalığı her yıl milyonlarca kişiyi etkiledi. Son yıllarda ise kuş gribi gündeme damgasını vurdu. Uzakdoğu'da görülmeye başlanan hastalık bir dönem Türkiye'de de etkili oldu. Türkiye'de yaşanan vakalarda kanatlı hayvanlarla yakın temasta bulunan insanlarda da kuş gribi görüldü. Tüm dünya ülkelerinin kuş gribine karşı alması gereken önlemlerin başındaysa; insan, hayvan ve çevre sağlığı, gıda güvenliği ve kriz yönetimi konularında daha fazla işbirliği yapması ve uluslararası sağlık kurallarına uyması gerekiyor. Dünya genelinde başarıyla yürütülen çalışmalar sayesinde kuş gribine yol açan h5n1 virüsünün yayılmasının önüne geçilmeye başlandı.
Celal Pir: Kuş gribi yüzünden ki bilimsel adıyla h5n1 virüsü yüzünden Hong Kong’da başlayan bu grip tüm dünyayı salgın halinde saldı ve Türkiye'de de belli sayıda vatandaşımızın canına kast etti. Evet tüm bunları konuşacağız dedik. Gribin nedenlerini aşılarını, korunma yöntemlerini, hepsini teker teker ele alacağız dedik ama isterseniz önce grip nedir ne değildir soğuk algınlığı nedir ne değildir haberimizi izleyelim.
-Havaların soğumasıyla beraber grip tekrar hayatımıza girdi. En çok sonbahar-kış aylarında görülen grip hastalığı burun, bronşlar ve solunum sistemini etkiliyor, vücutta ağrılara, halsizliğe ve yorgunluğa neden oluyor. İnfluenza adı verilen bir virüs tarafından oluşturulan ve 39 derecenin üzerinde ateş, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan grip hastalığından korunmak için ise vücut direncinin düşmesini engellemek gerekiyor. Mevsim özelliklerine uygun giyinmek, bol sulu gıdalar, taze sebze ve meyve tüketmek, vücut direncinin artırılmasında büyük önem taşıyor. Ayrıca hastalar ile yakın temastan ve ortak eşya kullanımından kaçınmak gerekiyor. Sağlıklı insanlarda ortalama bir haftada geçen grip çocuklarda , yaşlılarda ve özellikle kronik hastalığı olanlarda ciddi sonuçlara neden olabiliyor. Grip hastalığının tedavisinde ise öncelikle ateşin düşürülmesi, burun akıntısının, halsizlik ve kırgınlığın giderilmesi yönünde bir yöntem izleniyor ve istirahat öneriliyor.
Celal Pir: Evet Memorial hastanesindeyiz ve iç hastalıkları uzmanı profesör doktor sayın Yavuz Baykal ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor sayın Özlem Okutan’la birlikteyiz. Özlem hanım hoşgeldiniz.
Özlem Okutan: Teşekkür ederim.
Celal Pir: Hocam sizinle başlayalım istiyorum. Şimdi size gelen grip şikayetlerinde hasta sayısında soğuk algınlığında bir artış var mı yok mu? Buradan başlayalım.
Yavuz Baykal: Kesinlikle artış var son bir hafta içerisinde bize muayene olmaya gelen grip enfeksiyonları sayısında belirgin bir artış olduğunu söylemek mümkün.
Celal Pir: Peki mesela grip ve soğuk algınlığı da birbirine çok karıştırılır birbirinden farklı şeyler herhalde değil mi? Onların farklılıkları nedir tedavi yöntemleri de farklı mıdır hocam?
Yavuz Baykal: Şimdi ikisi çok farklı hastalıklar tabiki soğuk algınlığı genellikle daha hafif seyreden bir formdur. Aksırık, burun akıntısı, boğazda kuruluk ve yanma hissi gibi semptomlarla kendini gösteren bir hastalıktır. Fakat grip ise daha ağır hani deyin yerindeyse paçavra hastalığı dediğimiz türden bir hastalık. Daha çok öksürüğün ön planda olduğu halsizlik kas ve eklem ağrılarının da yaygın olarak ortaya çıktığı bir hastalık tablosu diyebiliriz.
Celal Pir: Peki mesela belirtilerinde de farklılıklar var. Mesela bu saydığımız belirtilerin hepsi ben soğuk algınlığımı grip mi ayırt edemem. Ama birbirinden tamamen kopartan farklılıklar var mı?
Yavuz Baykal: Kesinlikle grip enfeksiyonu paçavra hastalığı dediğimiz gibi gerçekten insanı paçavraya çeviriyor. Yani hastaları yatağa düşürüyor öksürüğün ön planda olduğu bazen balgam çıkarma semptomlarının buna beklendiği yaygın kas ve eklem ağrılarının olduğu bir tablo. Buna soğuk algınlığında rastlamak mümkün değildir.
Celal Pir: Peki hocam mesela şunu soralım soğuk algınlığıyla gribin bulaşma yöntemlerinde farklılıklar var mı ve biz bundan korunabilir miyiz? Yani bulaşma yöntemlerinden korunabilir miyiz kişisel olarak bir şey yapabilir miyiz?
Yavuz Baykal: Bulaşma yöntemleri farklı değil herkese de genellikle tabiki enfekte kişilerden damlacık enfeksiyonuyla veya enfektif kişilerin ellediği veya temas yaptığı bölgelerden diğer kişilere temas yoluyla geçtiği veya havadaki partiküller vasıtasıyla yayıldığı için ikisi arasında çok büyük fark yok bulaşma açısından.
Celal Pir: Yani mesela bir takside bulunmak bir otobüste bulunmak o enfekte olmuş havayı solumak ya da onun kullandığı herhangi bir şeyi alıp sadece solunum yoluyla geçmiyor mu bu?
Yavuz Baykal: Tabi solunum yoluyla geçiyor zaten. Efendim şimdi şöyle virüslerin yaşabilmesi için 33-34 derece bir ısı gerekiyor bu anacak bizim burnumuzda boğazımızda var. Eğer soğuk algınlığı zaten akciğerlere girerse orada ısı 37 derece olduğu için pek yaşayamıyor zaten. Ama grip virüsü biraz daha dirençli olduğu için o bazen akciğer enfeksiyonlarına sebep olabiliyor.
Celal Pir: Peki bu arada şunu soralım yaş gruplarına göre veya risk gruplarına göre farklılıklar var mı onu da merak ediyorum. Yani en çok hangi yaş grubu ya da en çok hangi risk grubu bu tehdidin altında?
Yavuz Baykal: Şimdi tabiki çocuk yaş gruplarında ve yaşlı gruplarda risk çok daha fazla. Çünkü bu yaş gruplarında kişilerin savunma mekanizmaları ergin kişilere göre baya zayıf olduğu için bu kişilerin enfeksiyona yakalanma riskleri çok daha fazla.
Celal Pir: Mesela geçmişte belli hastalıkları yaşamış olanlarında bu risk gruplarını oluşturduğunu söyleyebilir miyiz?
Yavuz Baykal: Kesinlikle. Bizim kronik hastalıklar dediğimiz hastalıklar…
Celal Pir: Mesela.
Yavuz Baykal: Özellikle böbrek yetmezliği, özellikle kalp hastalığı şeker hastalığı olan kişilerde bu hastalıklar çok daha ciddi boyutlarda seyredebiliyor ve daha büyük komplikasyonlara yok açabiliyor.
Celal Pir: Şimdi çok orijinal bir şey var her sene bir grip moda oluyor daha doğrusu grip virüsü galiba kendi kendini yeniliyor değil mi sürekli?
Yavuz Baykal: Kesinlikle.
Celal Pir: Her senede bir isim koyuyorlar bu senede var mı böyle bir moda grip ismi?
Yavuz Baykal: Yok bu sene moda gribimiz yok sadece biliyorsunuz İngiltere’de ishale sebep olan bildiri salgını var bu sene onun haricinde üst solunumu etkileyen bir virüs yok.
Celal Pir: Peki mesela havanın soğukluğu grip ya da soğuk algınlığı için önemli bir gerekçe midir yoksa korunma yöntemlerine dikkat etmediğiniz için mi bu hastalıklar oluyor? Yani hava soğuk diye soğuk algınlığı olunur mu?
Yavuz Baykal: Yok iki nedenden dolayı kış aylarında grip daha fazla oluyor. Bir tanesi tabiki soğuk havalarda vücut direnci biraz azalıyor. İkincisi tabi koruyucu tedbirleri almıyoruz dolayısıyla bu iki nedenden dolayı kış aylarında biraz daha sık oluyor.
Celal Pir: Aslına bakarsanız hocam grip olmamak için neler yapabiliriz biraz da onları konuşalım. Mesela diyorlar ki antibiyotik almalısınız, öksürük şurupları alabilirsiniz öksürürseniz. İşte burun açıcılar kullanabilirsiniz , ne bileyim tabletler kullanabilirsiniz tedavülde bir sürü ateş düşürücüler var tün bunları ezberden kullanmak nasıl olsa grip olacağım şuradan bir antibiyotik alayım birde öksürük şurubu alayım boğazıma iyi gelir filan. Böyle ezbere işleri kullanmak bize bir fayda sağlar mı yoksa mutlaka bir tıbbi kuruma gitmek mi lazım?
Yavuz Baykal: Şimdi medikal yöntemlerle virüsü önlemeniz mümkün değil veya hastalığı önlemeniz mümkün değil zaten. Hastalığı zaten antibiyotikle tedavi etmenizde mümkün değil virüsler zaten biliyorsunuz antibiyotiklerden etkilenmez. Diğer önerdiğiniz veya söylediğiniz şeyler sadece hastalık olduğu dönemde kişileri bu dönemi daha rahat geçirmelerini saplar. Yoksa hastalığı tedavi edici özelliği yok.
Celal Pir: Yani şunu mu diyoruz; mesela derler ki gripseniz ilaç alırsanız 7 günde geçer almazsanız bir haftada geçer doğru mu bu?
Yavuz Baykal: Doğrudur.
Celal Pir: Sadece sizi rahatlatıyor o ilaç onu söylüyorsunuz.
Yavuz Baykal: Kesinlikle yani ebenim daha rahat geçirmenizi sağlıyor.
Celal Pir: Peki aşıda da böyle midir mesela grip aşıları var ve firmalar grip aşılarına yönlendiriyorlar hastaları. Grip aşılarında da durum bumudur yani aşı olmak lazım mı?
Yavuz Baykal: Aşı olmak gerekir özellikle yani risk grubunda olan kişilerde yaşlı kişilerde kronik hastalığı olan kişilerde cilt anemisi olan kişilerde mutlaka önceden aşılanması gerekir. Aşı herkesi korumuyor ama yinede yüzde 70 oranında bir koruyuculuk sağlıyor. Çünkü aşıyı hazırlarken bir önceki yılın İnfluenza virüslerine göre hazırlanıyor. Sizde belirttiğiniz gibi bu mutasyon geçirerek antijenik yapısını değiştirdiği için tabi bir sonraki İnfluenza virüslerine bazı aşılar etki etmeyebiliyor. Dolayısıyla tabi bu kişiler birazcık pek korunamıyorlar diyelim.
Celal Pir: Peki mesela firmaların farklı farklı firmaların aşıları var bütün firmaların aşıları aynı mıdır yani içeriği aynı mıdır yoksa değişik değişik griplere göre değişik değişik açılar mı olmak lazım?
Yavuz Baykal: Zaten grip biliyorsunuz İnfluenza virüsünden meydana geliyor. Dolayısıyla İnfluenza virüsüne karşı yapılıyor bunlar. Dolayısıyla ona karşı koruyuculuk sağlıyor. Hem soğuk algınlığından bahsediyorsanız soğuk algınlığının zaten aşısı yok. Çünkü soğuk algınlığına sebep olan 200-250 tane virüs var. Bunarlın hangisine aşı yapacaksınız mümkün değil. Ama İnfluenzaya karşı aşı var.
Celal Pir: Grip aşısı olmaması gereken gruplar var mı hocam?
Yavuz Baykal: Şimdi tabiki ateşli hastalık döneminde ve aktif merkezi sinir sistemi akışı olan kişilerde genellikle aşı yapılmamasını öneriyoruz.
Celal Pir: Şimdi çok sayıda izleyicimizden gelen bir soru var. Diyorlar ki; biz grip aşısı olduk ama geçen sene olmadığımız kadar ağarda grip geçirdik. Acaba bunun nedeni aşı mı ortam koşulları mı başka bir şey mi?
Yavuz Baykal: Şimdi onu tabi hastalığının grip olup olmadığını bilmiyoruz gerçekten acaba grip mi bilmiyoruz. Ama dediğim gibi bir aşı ancak yüzde 70 oranında bir koruyuculuk sağlıyor yüzde 30 gene bunarlın yakalanma şansı var. Dolayısıyla yani böyle bir gruba girmiş olabilir.
Celal Pir: Yani aşım olsanız da gribe yakalanma imkanınız var. İsterseniz biz şimdi pediatri bölümündeyiz biraz doktor Özlem hanımla beraber olmak istiyorum. Lütfen yerimizi değiştirmeyelim. Özlem hanım şimdi şunu soracağım grip çocuklarda daha tehlikeli yani daha değişlik sonuçlar verebilir dedi doktor bey. Daha mı tehlikelidir?
Özlem Okutan: Özellikle belli yaş gruplarında. Bu risk grupları içinde de 6 ila 18 ay arsındaki çocukları yerleştirebiliriz. Çünkü bağışıklık sistemi çocukların erişkinlerden çok farklı. Ve grip sonrası ortaya çıkacak kulak iltihabı gibi zatürre gibi bronşiyolit gibi farklı komplikasyonlarla karşılaşma oranımızda erişkinlere göre çok yüksek.
Celal Pir: Aslına bakarsanız az evvel doktor beyle konuşurken ilaç tedavi etmiyor sadece var olan şartlarımızı durumumuzu rahatlatıyor dedik. Şimdi biz kendimizi ifade edebiliyoruz ama genelde bebekler ve sizin altını çizdiğiniz çocukların olduğu dönemde orada bir de kendini ifade edememe durumu var. ;Onları nasıl algılıyorsunuz onlara mesela ilaç tedavisi uygulayabiliyor musunuz? Yani ilaçla bu işin iyileşmesi mümkün mü çocukta?
Özlem Okutan: Hocamızın da ifade ettiği gibi gribe karşı kullandığınız bir antiviral ilaç yok ya da olsa da çok sınırlı gruplarda deneniyor sadece bunlar. Çocuklarda da semptomatik tedaviye yönelebiliyoruz çünkü bütün konforlarını beslenmelerini uyku düzenlerini altüst eden bir hastalık grip. Fakat altı ayın altında çok fazla grip ilaçlarına yönelmiyoruz. Çünkü istemediğimiz yan etkiler ortaya çıkarabiliyorlar. Onun üzerindeki çocuklarda da mümkün olduğunca çok zorda kalmadıkça ilaç tedavisini kullanmayı arzu etmiyoruz.
Celal Pir: Mesela diyelim ki bir çocuk soğuk algınlığına yani nezleye yakalandığında ne ebeveynleri ne yapmalılar ne yapmamalılar?
Özlem Okutan: Bu durumda bir kere önemli olan başka hastalıkla ayırıcı tanımlarını yapmak. Onun için çocuğun genel durumunda normalden farklı bir kötüleşme ateşin kontrol edilemeyecek kadar yüksek olması durumunda sıradan bir grip enfeksiyonundan farklı şeylerde düşünülmeli. Ama onun dışında ateş kontrolünü sağlamak bol sıvı ilave etmek gıdalarına ve beslenmelerini bu yönde ağarlaştırmak, onun dışında ortamı nemli tutmakta çocuklar için konfor sağlayabilecek şeyler.
Celal Pir: Özlem hanım şimdi çok sayıda izleyicimizden gelen bir soru var diyorlar ki; anne sütünden bebeklere grip geçer mi ya da soğuk algınlığı ya da başka hastalık geçer mi? Anne sütünden emzirirken böyle bir risk var mı?
Özlem Okutan: Anne sütünden grip kesinlikle geçemez bunu net bir şekilde ifade edebiliriz. Fakat senkresyonlarla ve damlacık yoluyla bulaşan bir enfeksiyon olduğu için annenin bebeğini emzirirken grip olduğu dönemde mutlaka bir maske kullanmasını ve el temizliğine normalden daha fazla hassasiyet ve dikkat etmesini öneririz bulaşma yolları bu olur.
Celal Pir: Çünkü zaten solunum yoluyla bulaştığı için. Şimdi burada önemli bir başka şey var aşı. Büyüklerde aşı risk gruplarını falan öğrendik çocuklarda aşı oluyor mu oluyorsa hani tür aşıla ne zaman yapılabiliyor kaç yaş grubuna kadar aşı etkili oluyor çocuklarda.
Özlem Okutan: Amerikan pediatri akademisinin önerisine göre 6 aydan sonra tüm çocuk grubu da grip aşısıyla aşılanabilirler. 6 ay ila 36 arasından erişkin grip aşılarının pediatrik formları kullanılır 3 yaşından sonrada normal erişkin grip aşısıyla çocukları aşılayabiliriz.
Celal Pir: Şimdi burada önemli bir şey var aslında aşı dediğimiz galiba zayıflatılmış mikrop değil mi hocam yanılmıyorum. Şimdi zayıflatılmış bir mikrobun bağışıklık sistemi daha yeni yeni güçlenen genç bir bedene verdiğiniz zaman acaba oradan bir grip ya da soğuk algınlığı ya da o mikrobun azması yoluyla bir sıkıntı yaratılabilir mi?
Özlem Okutan: Şu ana kadar açıklanmış böyle bir vaka bildirimi yok ama her aşıya bağlı bir yan etki görme şansınız var. Grip aşısından sonra da gribe benzer hafif semptomları yaşayabiliyor çocuklar.
Celal Pir:Yani bu mudur başka yan etkisi yok.
Özlem Okutan: Evet şu ana kadar ispat edilen yok.
Celal Pir: Aslında grip olan çocuklara hastalık dönemi boyunca acaba neler vermeli yani ek olarak vitamin verebilir miyiz ya da ne bileyim özel gıdalar vermeli miyiz? Bu konuda tavsiyelerinizi alabilir miyim?
Özlem Okutan: Sıvı alımı geçekten çok önemli bir nokta mutlaka sıvı alımı arttırılmalı ateşleri kontrol altında alınmaya çalışılmalı. Vitaminler konusu hep tartışmalıdır acaba iyileşmeye olumlu bir katkısı var mıdır yok mudur diye. Çok bilimsel bir kanıt yok bu konuda ama beslenmeleri de bozulduğu için genellikle çocukların grip ve sonrasında kısa süreli takviyeler evet yapılabilir.
Celal Pir: Yani mesela takviye dediğimizde özel gıdalardan bahsettiğimizde tabi bebekler için yapamayız ama mesel ilkokul çağına giden çocuklar için derler ki portakal iç C vitamini iç hakikatten bunlar bu kadar etkili midir?
Özlem Okutan: Yüzde yüz değil ama olumlu etkisi olduğuna inanıldığı için kullanılmasında bir sakınca yok.
Celal Pir: En azından moral etkisi var diyorsunuz. Hocam tekrar dönersek şimdi grip vakalarında artış var Mart ayına kadar bu böyle sürecek değil mi yani bu hastalığın ağar geçtiği bir dönem Ocak, Şubat, Mart ayları mıdır?
Yavuz Baykal: Soğuk mevsimler bu mevsim olduğuna göre biraz önce bahsettiğimiz nedenlerden dolayı tabi bu döneklerde biraz fazla oluyor.
Celal Pir: peki son bir cümle söylemek istersek gribe karşı soğuk algınlığına karşı neden uzak durmalıyız nerelerde uzak durmalıyız beslenmemize nasıl özen göstermeliyiz. Zannediyorum beslenmeyle de bu işin bir alakası var. Çünkü bu vücudun direncini arttırmaktan bahsediyoruz. Yatmadan bu geçer mi?
Yavuz Baykal: Şimdi yatmadan grip enfeksiyonu geçer ama tabiki sizi de paçavraya çevirir bunu söylemek mümkün yani. Burada tabi daha çok koruyucu tedbirler ön planda. Şimdi grip enfeksiyonuna yakalanan bir kişinin mutlaka etrafına bulaştırmasını önleyici tedbir almak lazım. Bunlardan bir tanesi sizde de olduğu gibi maske takmaktır. Yani grip enfeksiyonu olan kişiler mutlaka maske takmalılar. Etrafa bulaşıcılık önemli damlacık enfeksiyonu önemli olduğu için maske takmakta fayda var. İkincisi bu kişiler kendi kullandıkları malzemeleri gözlük olur kalem olur artık ellerine ne değiyorsa onun değdiği malzemeleri diğer kişilerin kullanması gerekiyor. Oysa bizim için önemli bir faktör yıkamak. Özlem hanımında bahsettiği gibi elleri sık sık yıkanması gerçekten önleyici tedbirlerin en önemlilerinden bir tanesi. Dolayısıyla bu temizlik hijyenine dikkat etmek oldukça önemli. Tabi vücut direncini arttırmak için kişilerin spor yapmaları önemli bence genelde çünkü vücut direncini arttırmak için spor önemli bizim için. Ve tabiki beslenmeye çok dikkat etmek lazım. Özellikle sulu gıdaları Özlem hanım bahsettiği gibi belki buna C vitamini katılabilir işte mevsiminde artık portakal greyfurt ya da mandalina gibi besinler bu C vitamininden zenginler faydalı olabilir.
Celal Pir: Peki mesela diyelim ki el sıkışıyoruz medeni bir şekilde bizde birde adet var yanaklarımızdan birbirimizi öpüyoruz batıda bu pek adet değil ama şu temas bile virüsün ban veya benden size geçmesine yol açar mı böyle bir şey?
Yavuz Baykal: Açar açar.
Celal Pir: Ama burada mesela bir solunum yok.
Yavuz Baykal: Siz şimdi konuşuyorsunuz konuşma esnasında diliniz hareket ediyor bu hareket esnasında boğazınızdan bir sürü partikül etrafa yayılıyor zaten. Hapşırmasanız dahi o damlacık enfeksiyonu boğazınızdan etrafa dağılan zerrecikler o zerreciklerde virüsler dünya kadar. Onlardan bir tanesini alabilirsiniz.
Celal Pir: Umuyorum insanlar artık bunarla dikkat ederler. Çok teşekkür ediyorum bizi burada ağırladığınız için. Değerli izleyenler aslına bakarsanız değerli hocalarımızda aynı şeyi söylüyorlar grip ya da soğuk algınlığından kurtulmak öyle kolay bir şey değil. Girdimi vücudunuza bir haftadan önce çıkmıyor ister ilaç kullanın ister kullanmayın. Bir cümle var bir deyim var onu söyleyelim öyle kapatalım eğer ilaç alırsanız 7 günde geçiyor almazsanız bir haftada geçiyor. Ama ilaç alırsanız tek bir farkı oluyor gribi daha rahat bir şekilde atlatıyorsunuz en azından sizi rahatlatan ilaçları tavsiye ediyorlar. Aşlıda bu işi çözmüyor dolayısıyla grip olmadan önce hijyene dikkat etmek gerekiyor elimizi ayağımızı temiz tutmak özellikle bulunduğumuz ortamı son derece önemli havalandırmak gerekiyor. Gribin başka çaresi yok. Hepinize geçmiş olsun diyorum grip olanlara olmayanlara da bol sıhhatli günler diliyorum. Hoşçakalın efendim.
|