Home page
Haber Menüsü


 
“Ayrılmayın, bağlıyorum”
 
Cumartesi günü IMF Başkanı Sayın Köhler Sayın Ecevit’i arayıp, Türk Telekom konusunda sitem etmiş. Ben Sayın Ecevit’in yerinde olsam, “Wrong number, just a minute, I will connect you” deyip telefonu Sayın Öksüz’e tranfer ederdim.
 
Atilla Yeşilada
 
2 Temmuz—  Takvimimde işaretlemişim...TŞO-MTÇ Günü. Yani, Tanrıya Şükürler Olsun, Meclis Tatile Çıkıyor Günü. Çıksınlar artık, hepimizin ruh sağlığına kavuşmak için TBMM’nin tatile çıkması şart. Tatilin üç yararı olacak

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  1. Değerli milletvekilleri, Ankara’dan ayrılıp seçim bölgelerine dönecekler. Yüce Milletin onların hakkında en düşündüğünü birinci elden tatma şansları olacak
       2. Ekonomi ve piyasalar bu hükümetin deve mi kuş mu olduğuna daha sakin kafayla karar verecekler
       3. Şu Meclis’ten beş dakikada Beşiktaş usulü geçirilen reformların uygulanıp uygulanmayacağını görecğeiz.
       
İNŞALLAH HALKI İKNA EDERLER
       Birinci nokta çok önemli. MGK’da bile soysal patlamalardan söz ediliyor. Potansiyel varsa bu patlamaların çoğu miletvekillerinin hedefte olduğu noktalarda gerçekleşecek.
       Bana sorarsanız, halkımız reformlardan, kemer sıkma politikasından ve serbest kurdan hiç memnun değil. Nasıl olsunlar, hergün bu sistemden şikayet ediyoruz, ama bu sistem kamu bankalarının “görev zararları”, bol keseden ihaleler ve iç borçlanmada yüksek faiz yoluyla katrilyonlar akıtmış seçmenin cebine.
        Kendimizi kandırmayalım, arpası kesilen bir avuç ihale hanutçusu değil, hepimiz. İnşallah değerli vekiller tatilden milleti reformlara devam etme konusunda ikna etmiş olarak dönerler, çünkü başka çareleri yok. Arzedeceğim.
       
MECLİS AKIL ALMAZ İŞLER YAPTI
       Sayın Ecevit belli etmez ama, müteyddin bir şahıstır (eğer müteyeddin kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorsanız, lütfen sözlüğe bakın...Ve, şey, eğer inançlı anlamına gelmiyorsa, bir zahmet bana haber verin).
       Ben olsam, kendimi şöyle nefesi kuvvetli bir hocaya sıkıca okuturum, çünkü bu işte bir uğursuzluk var. Bu WEBANİ’nin şahsi fikri olur, ama Sayın Ecevit’in hükümetleri kadar Türkiye’ye hayırlı hizmet veren yoktur çok partili dönemde.
       Üstelik bu hizmetler çok ucuz bir maliyetle, yani küçük bir zümreyi zengin etmeden, ahlaki değerleri pazarda iki kuruşa satmadan, becerilmiştir. Ama, ne şanssa bu, Sayın Ecevit asla bu millete yaranamamıştır.
       Şu son döneme bakın, bu hükümet ve tabii ki TBMM akıl almaz işler yaptı. Metrekareye düşen reformlar bazında, Özal hükümetlerinden daha çok değiştirdi Türkiye’nin geleceğini, ama ne seçmene, ne Batı’ya ne de piyasalara yaranamadı.
       
YANLIŞ NUMARA, BAĞLIYORUM
       Yazılı basınımızın bazı değerli kaynaklarına göre, Cumartesi günü IMF Başkanı Sayın Köhler Sayın Ecevit’i arayıp, Türk Telekom konusunda sitem etmiş.
       Ben Sayın Ecevit’in yerinde olsam, “Wrong number, just a minute, I will connect you” deyip telefonu Sayın Öksüz’e tranfer eder, ardından da kapatıp Sayın Rahşan Ecevit’le Kuğulu Park’da el ele yürüyüşe çıkardım.
       Zaten, Türk Telekom olayı, piyasaların niye tonla reformu “satın almayıp” moralsiz olduğunu, niye yabancı kurumsal yatırımcıların semalarımızda görünmediğini çok iyi açıklıyor. Piyasalar, bu hükümetin ancak azar yiyerek ile iş yaptığına, ilk fırsatta Sayın Derviş’i şutlayıp eski tas-eski hamam sistemine döneceğini düşünüyorlar.
       Ve, araştırma yapan meslektaşlarımın çoğu da Batı’ya bu görüşleri yansıtıyorlar. Beece büüyk bir hata yapıyorlar. Türk Telekom olayı gerçekten öğreticiydi, ama alınan ders yanlıştır.
       
DERVİŞ 7 İSMİ ATAYACAKTI
       Bir kere, Sayın Derviş’in kaybettiği doğrudur, ama basının anlattığı anlamda değil. TT’de MHP tutum koyduğunda, Sayın Derviş çok büyük bir şans tepti. Ben olsam uzlaşmak yerine, saat 08:30’da TT genel kurulunu toplar, şakır şakır yedi isim atardım, yetki ondaydı.
       Bu manevra, liderleri Program/Derviş ve koalisyonda uyum arasında tecih yapmak zorunda bırakırdı. Ya Sn Derviş azledilir, program çökerdi. Ya da, koalisyon bu hareketi sineye çeker, programın ve Derviş ne pahasına olursa olsun arkasında olduğunu gösterirdi.
       Her iki sonuçta da Türkiye çok şey öğrenir, Sayın Derviş çok büyük güç kazanırdı.
       
SONUÇTA DERVİŞ KAZANDI
       Bence, kayıp budur, bunun dışında Sayın Derviş TT savaşını hem teknik, hem de moral anlamda kazanmıştır. Bir kere, yeni yönetim kurulu az-çok bu işi bilen, politik olarak mudetil kişilerden atanmıştır.
       MHP’nin ilk verdiği liste ile son razı olduğu arasında dünya kadar fark vardır. Ayrıca, eğer Sayın Derviş’in üç adayı birlikte hareket ederse, yönetim kurulu kararlarını veto edecek sayısal çoğunluğa sahiptir.
       
POLİTİK MESAJ ÖNEMLİ
       TT’den çıkan politik mesaj da önemlidir. Doğru, kimse Sayın Derviş’e destek çıkmamıştır. Ama, kimse de Sn Derviş’in kellesini istemeyi, ya da koalisyonda çekilmeyi, hatta programa açıkça darbe vurmayı göze alamamıştır.
       Sayın Derviş, belki tam istediğini elde edememiştir, ama bundan sonra oynanacak oyunun kurallarını koymuştur: Kolisyon yoluna ve bu Programı uygulamaya devam edecektir.
       
MHP MACERA ARAMAZ
       İşte piyasaların bu gerçeği tam kavradığını zannemtiyorum. MHP’nin eski FP’li transferlerle birinci parti olup, ya kabinede maraza çıkartacağı, ya da başka koalisyonlar veya erken seçim arayacağı tezinin hiç bir mantıksal dayanağı yoktur.
       Çünkü, koalisyon veya başbakan değişse de, herkes bu Programı uygulamak zorundadır, seçime gitmeyi göze alamaz. Yeni TCMB kanunundan sonra, Merkez bir seçim kampanyasını para basarak desteklemek zorunda değil.
       Hazine’nin de tek kuruşu parası yok seçmene pompalayacak. MHP, niye az-çok uyumla çalışan, Batı’dan destek alan bu hükümeti bırakıp, daha dün Meclis’ten çekilen DYP ve FP’liler ile macera arasın?
       
HİÇBİR YERDE KOLAY OLMAMIŞ
       Sayın Ecevit’in bir sözü daha doğrudur: “Koalisyonlarda bu tür anlaşmazlıklar olur, alışacağız.” Evet, alışacağız bu işin kavga gürültü içinde yapılmasına. Brezilya’da, Arjantin’de, Doğu Avrupa’da güle-oynaya olmamış bu işler.
       Biz de hiç olmaz, çünkü itiraf edelim, halkımız da biraz niyetsiz. Ama, sonuçta, Ankara mesajı almış, bu Programın ardına saf dizilmiştir. Şu anda ana politik senaryo, bu hükümetin kavgalarla eriyip gideceği değil, iş başında kalıp kör-topal bu programı uygulayacağıdır.
       Eğer, hükümetin bu Programı uygulayacağın kabul edip yola çıkarsanız, iç borcun da önemli bir sorun olmadığını görürsünüz. Türkiye ev ödevini yaptığı sürece, dışardan destek gelecek, bu da yetmezse, gönüllü takaslar yolu ile borç zamana yayılacaktır.
       
PİYASALAR SAKİNLEŞECEKTİR
       Bir bakıma, takas, yürümeyen bir programın acı bedeli değil, başarı ile ilerleyen bir programın mükafatıdır. Hazine, Temmuz’da 5.15 katrilyon borç ödemesine karşın sadece 1.6 katrilyon borçlanacak (daha fazla da olabilir ama şartları beğenirse).
       Dövize geçmek isteyenlere TCMB, bol keseden verecek, zaten turizmden her yanımız döviz kaynıyor. Faizler düşecek, çünkü artık kuru veya enflasyonu frenlemekte kullanılmıyor. Cebimizdeki verimsiz para genital bölgelerimizi yakmaya başladığında, bu yeni politik gerçeği bir kez daha düşüneceğiz ve alacak bono, hisse senedi arayacağız.
       Hele bir de yazın bankacılık ve enerji alanında reformlar devam ederse.
 
       
    TOP5 Bankaların kara tahtaları siliniyor  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları