Home page
Haber Menüsü


 
Deveyi çökertmek zor oldu
 
Yemin etmiştim, şu Türk Telekom meselesi çözülürse kurban kesmeye. Tabii, bu deli dana hikayesi yüzünden artık koç-öküz kesemiyoruz. Muhtaçlar almıyor, ithal olmadığına dair belge istiyor.
 
Atilla Yeşilada
 
6 Mayıs—  Bu yazı biraz titrek çıkacak, kusura bakmayın. Korkunç yoruldum. Bu havada koca deveyi kamyonla bahçeye nakletmek, yedi kişi başına çöküp çömeltmek (hayvan kötü tekmeliyor, bir de tükürüyor) gırtlağını kesecek keskin bıçak bulmak, (kasıklarıma yediğim toynakdan sonra fazla vicdan azabı hissetmedim) kasapla “Bağırsakları kim alacak?” kavgası bayağı yordu beni.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Ama, adak adaktır. Yemin etmiştim, şu Türk Telekom meselesi çözülürse kurban kesmeye. Tabii, bu deli dana hikayesi yüzünden artık koç-öküz kesemiyoruz. Muhtaçlar almıyor, ithal olmadığına dair belge istiyor.
       
ÖKSÜZ’Ü İKNA EDEN NEYDİ?
       Evet, iki yıl süren ve Türkiye’nin anasını ağlatan bir kavga bitti ve Sayın Öksüz Türk Telekom’u (TT) gelin etmeye kıydı. Hem de ne şartlarla. Daha 6 ay önce yüzde 35’in bile satışına direnen Sayın Bakan, bu sefer yüzde 99’un altına imza attı. Hani, bir kavga prensip uğruna yapılıyorsa, hiç teslim olunmaz, bildiğinden dönülmez, eğer koalisyon liderleri senin şartlarını kabul etmezlerse de, şerefle istifa basılır.
       Peki, Sayın Öksüz’ü ikna eden neydi? Çok basit, tasarı, sektörde faaliyet gösterecek kurumlara lisans verme yetkisini Sayın Bakan’a bırakıyor. Ayrıca, ben doğru anladıysam, TT’nin yönetimi asla yabancıya geçmeyecek, ve bilfiil Ulaştırma Bakanlığı’nda kalacak.
       
SİZE BİR TAHMİN...
       TT’un başına gelenler, orta vadede çok umutlu olmamı engelliyor. Çünkü siyasetçi yine işin kolayına kaçıyor. Reformu geçiriyor, ama karar verme ve yönetme etkinliğini bir türlü özel sektöre ya da bağımsız kurumlara devredemiyor.
       Bakın, size bir tahmin. Bu TT yasası geçsin, Özelleştirme İdaresi ile Sayın. Şükrü Sina Gürel’in Eti Holding ve bor madenlerinin özelleştirmesi konusunda birbirine girdiğini göreceğiz. Aynı kavganın, TEKEL Kanunu’nda da yaşanacağını tahmin etmek için sihirbaz olmak gerekmez.
       Şu anda görünüm, Ankara’nın Derviş’in istediği 15 yasayı çıkartacağı, ve ardından yaz rehavetine kavuşacağı yönünde. O yaz sıcağında da bu reformların uygulanması için gerekli tedbirler alınmaz, sonbaharda Meclis gündemi değişir, işler kaynar, eski hamam eski tas.
       
GELELİM PİYASALARA...
       Buradan lafı hemen piyasalar getirmek istiyorum. Şu ana kadar piyasalar kısa vadede ufukta gözüken olumlu gelişmeleri satın aldılar. Biraz daha da yolları var. Bir kere, daha geçmeyen 10 yasa var, kavga gürültü onlar da geçirilir, hatta bu arada belki içinde makul vergi teşvikleri olan bir Özel Emeklilik Yasası da yürürlüğe girer.
       Bunlar piyasaların moralini diri tutar. Ardından IMF parasının piyasaya girmesi ile döviz üzerinde baskı azalır, TL biraz değer
       kazanır, en önemlisi faizler aşağı gelir. Faizlerin aşağı gelmesi, bireysel yatırımcıyı repo ve döviz mevduattaki ininden çıkartıp, sermaye piyasalarına taşır. Önümüzdeki günlerde bu manzara yavaş yavaş satın alınacak.
       Çorbadaki tek sinek, kamu işçileri toplu sözleşmeleri ve tarım taban fiyatları. Orada bir cıvıtma olabilir, ama benim gördüğüm, çiftçiye de işçiye çok fazla taviz verilmeyecek.
       
YENİ KREDİLER ZORUNLU
       Sonra, bir gün uyanacağız, ve biraz ileriye bakacağız. Yapısal değişimin bir olay değil süreç olduğunu kavrayacağız. Bir kere bu yola düşüldükten sonra sonuna kadar gitmek zorunda olduğumuzu göreceğiz.
       Şimdi, Batı’dan gelecek 14.3 milyar doların bizi kurtardığını düşünüyoruz, ya da daha ileriyi düşünmek istemiyoruz. Ama, gerçek şu ki, gelecek sene de, ondan sonraki sene de çok yüklü miktarda dış finansmana muhtaç Türkiye. En azından bu yardım paketinden sonra dağlara tırmanan dış borcu döndürebilmek için yeni krediler bulmak zorundayız.
       Hatta, iç borcun bütçeyi tamamen yutmaması için, biraz daha fazla dış kaynağa ihtiyacımız var. Doğrudan yabnacı yatırıma ihtiyacımız var, halka arzlara, özelleştirmeye, finansal yatırıma. Batı’nın bize desteğini devam ettirmesi için reform sürecinin devam etmesi ve derinleştirilmesi lazım.
       
YOLSUZLUKLARI DÜZELT TALEBİ...
       Biraz daha somut konuşayım. Bir kere şu 15 yasa geçtikten sonra, uygula diye tutturacak Batı. Baktı ki, uygulama tam olmuyor, politikacı elindeki gücü serbest piyasa mekanizmasına devredemiyor, politik sistemi yeniden yapılandır diye bastıracak. Milletvekillerinin parti başkanına değil, seçmenine sorumlu olduğu bir sistem isteyecek. Yolsuzlukları, ucu kime dayanırsa dayansın hallet diye tutturacak. Arada bir gün, Brüksel’den “Hadi artık, şu insan haklarını da düzeltin” mesajı gelecek.
       Tabii bunlar Türkiye için çok hayırlı gelişmeler. Ama, bizim politik sistemin nefesini bayağı zorlayacak, hatta büyük bir olasılıkla kapasitesini çok aşacak istekler. Peki, o zaman piyasalar ne halt yiyecek?
 
       
    TOP5 Bankaların kara tahtaları siliniyor  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları