Home page
Haber Menüsü


Güncelleme: 19:10 TS 29 May., 2000
celalpir
 
Enflasyona oynayan kazanıyor...
 
“Türkiye enflasyonu yenecek” diyorlar... Gerçekten herkes isterse enflasyonu yenme yolunda mesafe alabiliriz. Rakamı bu yıl yüzde 25’lere indirebiliriz...
 

Celal Pir


 
23 Mayıs—  Türkiye enflasyonla savaşıyor. Hepimiz bu savaşı kazanmak istiyoruz. Çünkü enflasyonun adaleti yok. Zengine de fakire de aynı şiddette vuruyor.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Türkiye’de enflasyona karşı bayraktarlığı iş dünyası yapıyor. Sanatçılar, gazeteciler, işadamları, işçiler, memurlar, çiftçiler ve esnaflar reklam filminde oynuyorlar. “Türkiye enflasyonu yenecek” diyorlar...
       Gerçekten herkes isterse enflasyonu yenme yolunda mesafe alabiliriz.
       Rakamı bu yıl yüzde 25’lere, iki yıl içinde de tek haneli rakamlara indirebiliriz...
       ***
       Bizde durum böyle.
       Ancak görünmeyen bir tehlike herkesi tehdit ediyor.
       Bu tehlike dünyanın bugünkü ekonomik durumu. Enflasyon sadece bizi değil,
       Amerika’yı, Avrupa’yı ve Asya’yı da tehdit ediyor. Sakın nerden çıktı bu demeyin. Dünyada son 6 aydır yaşadığımız ekonomik ve mali çalkantıların temelinde bu olgu var.
       
NASIL MI?
       ***
       Amerikan ekonomisi 120 aydır büyüyor.
       Refah artıyor.
       Artan refah tüketimi yükseltiyor.
       Artan tüketim eğrisi yatırımları büyütüyor.
       Büyüyen yatırımlar hammaddeyi ön plana çıkartıyor.
       Hammadde talebindeki artışlar fiyatları yukarı itiyor.
       Yukarı giden fiyatlar tercihleri etkiliyor.
       Etkilenen tercihler paranın yönünü değiştiriyor.
       Yönü değişen para ekonomileri etkiliyor. Ekonomi ısınıyor.
       Isınan ekonomileri soğutmak için faizler yükseliyor.
       Faizler yükselince borsalar düşüyor.
       Borsalar düşünce büyük para sahipleri nakde dönmeye çalışıyor.
       Trilyon dolarlık fonlar nakde dönünce olan bize oluyor.
       Türkiye”ye gelecek para bekliyor.
       Bekleyen para, “para para” diye kıvranan Türkiye gibi gelişmekte olan
       ülkelerin piyasalarını bozuyor...
       ***
       Zinciri kaba hatları ile böyle yorumlamak mümkün. Altını çizerek söylüyorum:
       “Böyle yorumlamak mümkün”...
       Benim yorumum da bu yönde...
       Türkiye’deki piyasalara baktığınızda sonuç olarak borsanın düşüşü, faizin çıkışı, yükselen dolar kuru, artan maliyetler ve büyüyen dış açık sadece bir sonuç...
       Ama yine söylüyorum: “Sadece bir sonuç, KADER değil”.
       ***
       
NE OLACAK?
       Hepinize tavsiyem şu: “Dünyadaki mali ve maddi davranışları anlayabilmek için Amerikan CRB endeksini izleyin.”
       CRB, “Commodity Research Bureau” demek. Bu büronun yaptığı endeksin içinde dünya mal piyasalarını etkileyen portakal suyundan platine kadar 17 değişik
       ürün var.


       Amerikan Merkez Bankası, bu endeksi yakından takip ediyor. Çünkü bu endeksteki yukarı doğru yükselişler “dünyada genel bir enflasyon trendinin başlangıcını” gösteriyor. Aşağı doğru trendler de aksini gösteriyor...
       CRB endeksi, son 6 aydır yukarıya çıkıyor.
       ***
       23 Kasım’da CRB endeks rakamı 200’e inmiş.
       2000 yılı ile birlikte endeks çıkışa geçmiş. Yani dünyada hammadde talebi artmış.
       Endeks 15 Şubat’ta 216’ya çıkmış. Mayısın son haftasına girerken de rakam 223 olmuş. Yani 6 ayda endeks rakamı yüzde 16 artmış.
       Bu arada;
       Şekerin fiyatı 4.5 centten 9 cente dayanmış.
       Pamuğun fiyatı 49 centten 60 cente çıkmış.
       Petrolun varili 12 dolardan 30 dolara tırmanmış.
       Yani dünyada hammadde fiyatları hızla yükselmiş.
       Yani dünya enflasyonist fiyat baskısı ile karşı karşıya kalacağının işaretini almış.
       ***
       Değerli okurlar, iş böyle olunca ABD Merkez Bankası’nın neden faizleri arttırdığı ve neden daha da “arttırabilirim” dediği ortaya çıkıyor.
       Peki ABD daha ne kadar faiz arttıracak?
       Bu konuda iki senaryo var.
       İlki ABD Merkez Bankası’nın “hard landing” yapacağı... Yani sert bir hareket yapacağı... Ancak bu tez hem batıda hem de doğuda taraftar bulmuyor. Çünkü sert bir hareket başta ABD olmak üzere tüm dünya ülkelerinde durgunluk yaratabilir. Yani “kaş yaparken göz çıkabilir.”
       İkinci yol ise “fine tuning”. Yani ince ayarlarla faizleri yükseltip ekonomiyi durdurmadan soğutmak ve CRB endeksinde ortaya çıkan enflasyon riskini bertaraf etmek. Doğuda ve batıda herkes bu fikri savunuyor.
       ***
       Peki bu ince ayarlar daha ne kadar sürecek? Yani ABD daha ne kadar faiz arttıracak.
       İki ayrı senaryo var.
       İlki ABD’nin Haziran ve Ağustos aylarında toplam 0.5 puan daha faiz arttıracağı yönünde.
       İkincisi ise ABD’nin Ağustos ve Kasım’da faiz arttıracağı yönünde.
       Aslında her ikisi de aynı kapıya çıkıyor.
       Bu faiz arttırımları dünyada büyük fonların kağıt enstrümanlardan çıkıp mal enstrümanlarına geçişini engelleme yönünde.
       Yani tahvil, bono, hisse senedi yerine trilyonlarca doların; şeker, kahve, petrol, pamuk gibi mal kontratlarına akmasına engel olmaya çalışılıyor.
       Bir yandan da tüketime fren koyarak büyümenin enflasyonist baskı yapmasını önlemeye çalışıyor.
       İşte bu ortamda Amerikalı’dan Türk’e, İngiliz’den Hintli’ye, Rum’dan Japon’a kadar herkesin hayatı zorlaşacak. Çünkü, yılanın başını küçükken ezmeye çalışan
       dünya enflasyonla savaşıyor.
 
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları