Home page
Haber Menüsü


Tuluyhan Uğurlu
Tuluyhan Uğurlu konserinin ardından
Çatalhöyük kazıları yararına 9 Ocak akşamı bir konser veren besteci, piyanist Uğurlu 3 saat boyunca sahnede kaldı.
Batur Fatih İlhan
NTV
    11 Ocak—  Bütün üretkenliği ve bereketiyle oturduğu aslan başlı koltuğundaki Anatanrıça’yı ve tam 2 bin yıl yönetiminde kalan Çatalhöyük toplumunu bize notalarıyla anlatmaya soyunan bir adam vardı piyanonusunun başında.  

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

 
BİNYILIN KAZISINA YENİBİNYILIN HİSSEDİŞLERİ
        Henüz dört yaşındayken bile tuşlarına bilinçlice bastığı piyanosunu; dinsel, bilimsel ve kozmik duygularını tasvir aracı yapan Tuluyhan Uğurlu’ydu o. Çocukluğunu, ilkgençliğini feda ederek Klasik Batı Müziği’nin teknik altyapısına hakim oldu. Bununla yetinmedi ve doğasındaki yaratıcılığıyla, newage’den etnik Asya müziğine, Anadolu’nun duyuşlarını kattı.
       Aradığı ve inandığı, gelişimdi çünkü. Yerde oturarak bağdaş kurduğu halde piyano çalabiliyordu. Bu hem şovunun bir parçası hem de kaslarında kariyerini sonlandırabilecek bir yırtılma riskiydi. “Bu riski taşıyorum çünkü hedefim beyinsel ilerleme, kendimi aşma” diyor Uğurlu.
       
        Yakın bir zamanda Düzce depremini ve ardından şehrin acılarını anlatan bir albüm çıkarmış olan Uğurlu böylelikle yaşananları müziği yoluyla geleceğe taşımak istemişti.
       Bu kez de bir başka yaşayan gerçeğe işaret ediyor genç piyanist: Taş devrinin son çağındaki (neolitik) savaşsız, sınıfsız, anaerkil Çatalhöyük toplumuna. Cambridge Üniversitesi öğretim görevlisi Profesör Ian Hodder yönetimindeki, günümüzden 10.000 yıl öncesine ışık tutabilen Çatalhöyük kazılarına.
       Profesör Hodder’e göre Çatalhöyük belki de anaerkil toplum tipinin ilk örneğini oluşturuyor.
        Piyano resitalinde ilk kez seslendirdiği parçaların nasıl oluştuğunu Tuluyhan Uğurlu’ya sorduğumda, aklımdaki düşünce şuydu; 10.000 yıl önce var olmuş kadınegemen bir toplumu tek bir çalgıyla anlatan birinin, bu süre içinde döneme ait vizyonların ilhamları ile birlikte olduğuydu. Çünkü üç saate yakın süren konser boyunca piyanosuyla adeta oyunlar oyanayan Uğurlu, yüksek bir vecd hali içerisinde, zamanlar ve boyutlar arasında geziniyor gibiydi. Oysa kendisinden öğrendiğim daha başkaydı. Tuluyhan Uğurlu, Konya ilimizin Çumra ilçesindeki Çatalhöyük’ü gezmiş, görmüş, solumuş ve koklamıştı. Yakıcı güneşinin altında, terin tozun toprağın içinde zamanın gerçek tiktaklarını işitmişti. Kazı ekibini izlemiş, onların özverili sabrına tanık olmuştu. İkibin yılı ardına henüz almış insanın geçmiş gündelik yaşamına ait mağara resimlerine dokunmuştu. Üstün duyarlılıklarla donanmış sanatçı ruhu ya da belleği bütün bunların hepsini tek tek kaydetmişti. Sonra bu hissediş birikimlerini, hiçbir forma oturmaz, form-dışı’dır dediği müziği ile seslendirmişti. Yani vizyonları kendi eşsiz yorumu ile birlikte konser salonuna taşıdı.
       Yakında “Mukaddes Doğunun Mabedleri” adını taşıyan bir albüm yayınlayacak olan Tuluyhan Uğurlu, konseri sonunda dünyanın gelmiş geçmiş en büyük müzik dehası diye tanımladığı Johannes Sebastian Bach üzerine doğaçlamalar çalmayı da ihmal etmedi. 25 yaşına girdiğinde günümüze ulaşabilmiş ünlü besteciler gibi yalnızca kendi eserlerini çalmaya karar veren piyanistin Çatalhöyük çalışması albümleşip müzik mağazalarının vitrinlerinde yerini aldığında, çok farklı bir dönemin titreşimlerini de günümüze taşır olacak.
       
       
       
       
 
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları