Jack Bauerı son gördüğümüzde uyuyan güzel Audreyyi öptü ve ardından silahını bir uçurumdan aşağıya atarak milyonlarca hayranını merakta bıraktı. Tabii o zamanlar yazarlar grevi gibi faktörlerin bizi Jackten uzak tutup bir buçuk yıl boyunca yeni sezonda ne olacağına dair merak içinde bırakacağını bilmiyorduk.
24ün uzun süredir merakla beklenen yedinci sezonu bir sürprizle başlıyor. 26 Şubatta CNBC-ede izleyeceğimiz 24: Redemption adlı iki saatlik film altıncı sezonla yeni sezonu birbirine bağlıyor.
Kiefer Sutherland; Bu giriş bölümünde Hey, bizi hatırladınız mı? gibi bir şey söylüyoruz diyor ve herkes gibi kendisinin de yeni sezonun başlaması için sabırsızlandığını ekliyor. Diziye hala ilgi olduğundan emin olmak istedik. Büyük şölen başlamadan önce küçük bir tat sunmanın iyi bir fikir olduğunu düşündük.
Jackin yemek yediğini hiç görmediğimiz hesaba katılırsa ilginç bir benzetme, ne de olsa yapımcılar bir bardak suyun bile dizinin temposunu çok yavaşlatacağını inanıyor. 24: Redemption adını taşıyan bu bölüm, 24ün tüm heyecan verici öğelerini barındırıyor: Amansız kötüler, büyük ihanetler, çok sayıda patlama ve tabii ki gerçek zamanlı bir şekilde bütün bunları çözmeye çalışan bir kahraman.
Ancak bu bölümü, diğer 24 bölümlerinden ayıran çok önemli bir fark var. Los Angelesın kavurucu güneşi altında geçen yıllardan sonra 24: Redemption, Jack Bauerin kendini keşfetmek için çıktığı dünya turunda uğradığı Güney Afrikada geçiyor. Sutherland, başına gelen onca olaydan sonra içsel bir keşif seyahatine çıkan karakteri için çok derin bir çalışma yaptığını, Jackin düşüncelerini not ettiği bir günlük tuttuğunu açıklamıştı.
Her sezona başlamadan önce, kafamı Jackinkiyle senkronize edebilmek için bir karakter kitabı yazar ve bunu destekleyecek bir hikaye yaratırım. Bu yıl, Jackin Batı dünyasından uzaklaşacağını ve birinci sezonun başında olduğu yere gideceğini, Doğu Blokunda çalışacağını yazdım. Kazakistandan Ortadoğuya, Hindistana ve oradan da arkadaşı Carl ile buluşmak için aşağıya Afrikaya geçiyordu.
Jackin arkadaşı Carl Benton, acımasız bir diktatörün milislerine dönüştürmeye çalıştığı fakir Afrikalı çocukları eğitmeye çalışan bir misyoner. Bilmeniz gereken bir diğer şey de kanlı bir askeri darbenin yolda olduğu. Eğer bunun Jack için sırt çantasını atıp dünyayı kurtarmaya koyulması için bir davetiye olduğunu düşünüyorsanız, haklısınız. Filmin esas karakterlerinden Carl Bentonı The Full Monty filminden hatırlayacağınız aktör Robert Carlyle canlandırıyor. Carlyle, Sutherlandin yakın arkadaşıymış ve Sutherland arkadaşının bu rolü alması için çok ısrar etmiş. Bu durum birlikte oynadıkları sahnelerdeki başarılı performansı da açıklıyor.
24.cnbce.com
KADIN BAŞKAN GÖREVDE
Tüm bunlar olurken, Washingtonda değişim rüzgarları esiyor. Altıncı sezon biteli üç yıl olmuş ve ABDnin ilk Kadın Başkanı Allison Taylorın göreve başlama günü gelmiş. Afrikada gelişmekte olan süreç, göreve başladığı an Bayan Başkanın birinci önceliği haline geliyor. Allison Taylorı canlandıran iki Tony ödüllü deneyimli oyuncu Cherry Jones diziyle ilgili, Tiyatro oyunlarında genellikle bir ya da iki karakter hikaye için önemlidir ve büyük risklerle karşılaşır. Ama 24te her sahnede, her an, her oyuncu kilit önem taşıyor. Bence bu çok harika bir şey yorumunda bulunuyor.
AFRİKADAN İZLENİMLER
Jacki tamamen yeni bir ortamda görmek de oldukça güzel. Giriş bölümü bu yılın başlarında CPUnun parlak ekranlarından çok uzakta olan Güney Afrikada çekildi. Yapımcılardan Howard Gordon Özellikle altıncı sezonun finalinde Jackin morali çok bozuktu, bu yüzden dizide taze hava solumak istedik. Los Angeles yorucuydu ve Jacki yabancı topraklarda bulunan bir yabancıya dönüştürmek 24ün dünyasına yeni bir enerji getirdi açıklamasında bulunuyor mekan değişikliği için.
Sutherland, Cape Towna indiği anda yenilenmiş hissettiğini söylüyor; Cape Towna benzeyen bir set inşa edebilirdik ama yüzleri, ruhu ya da mekanın atmosferini taklit edemezsiniz. Etrafımdaki dünyayla uzun süredir bu kadar bağlantılı olmamıştım ve mekana duyduğum sevginin ekrana yansıyacağını düşünüyorum.
Çekimler sırasında ekip izdihama yol açan bir ilgiyle karşılaşmış. Bu izdihamın önemli bir nedeni dizideki Afrikalı isyancı lideri canlandıran Hakeem Kae-Kazimın kıtanın başlıca yıldızlarından olması. Ama Sutherlandin en çok takdir ettiği Afrikalı çocuk oyuncularmış; Bu çocuklar hayatlarında ilk defa böyle bir şey yapıyorlardı ve bu deneyim çok ilham vericiydi. Amerikada çocukların iPodları ya da oyun aletleri olmadan 10 dakika bile geçirdiklerini göremezsiniz. Burada çocuklar keyifli bir şekilde etrafta koşuşturuyor, sopalarla taşlarla oynuyorlar. Eve gidip çocuklarımın bütün bilgisayarlarını atmak istedim.
TV filmi niteliğindeki bu bölüm hakkında çok fazla bilgi vererek heyecanı kaçırmak istemeyiz, ancak size şu kadarını söyleyebiliriz: Tecrübeli oyuncu Jon Voightu, düşmanlarını yıldırmak için her yola başvuran bir suçlu olan Jonas Hodges rolünde izleyeceğiz. Sutherland; Jon erken bir giriş yapacak ve onu gördüğünüz an şimdiye kadar 24te izlediğiniz en korkutucu suçlulardan biri olduğunu hemen anlayacaksınız diyor.
JACK KEFARETİNİ ÖDÜYOR
24: Redemption başlı başına diziden bağımsız algılanabilecek bir yapım gibi görünse de, aslında yeni sezona geçerken hikayeyi bağlamak adına çok önemli bir rol oynuyor. Altıncı sezonda dünyayı kurtarma işini bırakan Jackin yeni sezonda tekrardan dünyayı kurtarma işine dönüşüne kadar geçen zamanda ona neler olduğunu ve karakterin iç hesaplaşmasına tanıklık ediyor. Yedinci sezonda Jack, Washingtona geri dönecek. Hem de CTUdayken dünyayı kurtarmak adına da olsa işlediği suçlar ve yaptığı işkenceler yüzünden Senato tarafından yargılanmak için. Yönetmen Jon Cassar; Giriş bölümü tek başına bir televizyon filmi gibi, ama aynı zamanda da altıncı sezonu, Jackin hükümetle tonlarca sorun yaşayacağı yedinci sezona bağlıyor. Redemptionda Jackin sürgündeki gezgin dönemini sona eriyor diyor. Her ne kadar Jackin yedinci sezonun başında ülkesi için yaptığı onca fedakarlıktan sonra yargılanması acımasızca görünse de Jack, altı gün içinde amacına ulaşmak için pek çok günah işledi. Bu nedenle de bu özel bölümün adının kefaret anlamına gelen Redemption olması büyük anlam ifade ediyor. Geçmiş günahlar ve pişmanlıklar 7. günde de Jackin yakasını bırakmayacak ve kefaret, yeni sezonun ana konusu olacak.