CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigenin istifasına ilişkin düşüncelerinin sorulması üzerine Topbaş, şu açıklamayı yaptı:
Tabii daha arkası gelecek. Daha başka şeyler de gelecek. Herhalde Sayın Baykalla ilgili de bir şeyler gelebilir tahmin ediyorum... Çünkü bir yerlerden bazı duyumlarım var. Ben şahsen onların tarzında ne bir dosya takip ediyorum. Ne bir dosyayla ilgilenirim. Ama onlar, mazileri çok temiz halde halkın önünde değiller. İstanbul Büyükşehir Belediyesinden gidişleri, zaten yolsuzluklarla ortaya çıkmıştı. Bunun arkasında başka şeyler de var. Sayın Sevigenin tavrı, sadece bir araziyle ilgili komisyonculuk değil. Başka yerlerden de bahsediliyor. Kendi partisindeki muhalif kanat bundan bahsediyor. Medya inşallah bunları takip eder. Her taşın altından daha kimler çıkacak? Göreceksiniz.
KILIÇDAROĞLUNA SADECE GÜLERİM
Topbaş, CHPnin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlunun kendisinden oy istediğinin hatırlatılması üzerine, Sadece gülerim. Sayın Kılıçdaroğlu, nerede nasıl espri yapacağını dahi bilmiyor. Burada espriler nasıl yapılır, nasıl konuşulur, siyaset nasıl yapılır bunları öğrenene kadar herhalde siyasi hayatı biter yanıtını verdi.
Bir gazetecinin Kılıçdaroğlunun Melen Projesini Büyükşehir Belediyesi değil, hükümetin gerçekleştirdiği şeklinde açıklamalarını hatırlatması üzerine de Topbaş, Melen benim projem demedim. Nereden çıkartıyor? Biz onlar gibi, gemilerle Yalovadan su getirip de, başında vana açarken fotoğraf vermedik dedi.
Topbaş, Kılıçdaroğlunun Anadoluda opera vardı da biz mi gitmedik? sözleriyle ilgili olarak Onu bana sormayacak. CHPnin bir adayı olarak, geçmiş yönetimlere soracak yorumunu yaptı.
İSTANBULA TURİST OLARAK GELMİŞ
Kılıçdaroğlunun İstanbulu bilmediğini iddia eden Topbaş, Kendisi bu kentin, çay ve simidini, balığını özlüyorum, hatırlıyorum diyor. Turistler gibi... Turistler de öyle, çay, simit ve balığı hatırlarlar. Turist olarak gelmiş. Bu şehirde 10 yılı geçmiştir belki ama çalıştığı bölgenin dışını bilmez diye konuştu.
Bir gazetecinin, Kılıçdaroğlunun Topbaş, belediye başkanı olarak değil de, Sayın Başbakanın özel kalem müdürü gibi çalışıyor şeklindeki açıklamaları bulunduğunu belirtmesi üzerine de Topbaş, Kılıçdaroğluna bir ders vermek istiyorum. İyi dinlesin karşılığını verdi.
Topbaş, belediye şirketlerinin bilançoları konusunda da bu şirketlerin Ticaret Kanununa göre kurulmuş, o tarzda denetimlerini yapan, bilançolarını her yıl ilgili kurumlara veren, Ticaret Odasının internet sitesine girildiğinde bilançoları görülen şirketler olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Ben açıklayacağım deyip, 3 gündür gündemde kalmaya çalışan Sayın Kılıçdaroğlu şunu bilmeli ki, geçtiğimiz ay Büyükşehir Belediye Meclisinde, şirketlerin iç borçlarını yenileme adına bir talep geldi. İç borçlanma, dış borçlanma yasadan gelen bir yetki. Belediye şirketlerinin kendi yıllık faaliyetleri içindeki durumlarının yüzde 10u kadar Meclisten yetki alır. Ciroları yüzde 10unu geçtiğinde de İçişleri Bakanlığından borçlanma yetkisi alır. Meclise İştirakler Daire Başkanlığından gelen talep dosyasında, bütün şirketlerin bilançoları vardı. Plan ve Bütçe Komisyonuna gitti. Orada CHPli üyeler de var. Oradan kopyalarını alıp, Ben açıklayacağım diyor. Herhalde bir define bulmuş gibi, gizli kapaklı olmayan, zaten Meclis üyelerine açılmış olan bilgilerden bahsediyor.