ONS açıklamalarında, söz konusu borcun, ülkenin 1954 yılından bu yana karşı karşıya kaldığı en büyük borç olduğu ve gelişmiş ülkeler arasında bu kadar borçlu bir ülkenin daha bulunmadığına da dikkat çekildi.
RBS ve Lloyds bankalarının bir bölümlerinin devletleştirilerek kurtarılmaları operasyonunun, var olan borca 1 ile 1.5 trilyon sterlin arasında borç eklemesiyle bu dev borcun oluştuğuna da dikkati çeken istatistik verilerini değerlendiren İngiliz basını ise, ortaya çıkan tablonun hükümetin imajını üzerinde büyük bir tahribat yaratabileceği iddialarına yer verdi.
Borcun bu kadar büyümesinde kamu borçlanmasındaki hızlı yükseliş ve vergi gelirlerindeki düşüşün de önemli yer tuttuğuna işaret eden uzmanlar ise, geçen yılın Nisan ayıyla Ocak 2009 arasında kamunun 67.2 milyar sterlin borçlandığını, derinleşen resesyonun ise sadece geçen ay birey ve işyerlerinin ödedikleri vergilerde 7 milyar sterlinlik bir düşüş meydana getirdiğini belirtti.
Bütün bunların hükümetin bütçesinde kocaman bir kara delik oluşmasına yol açtığı değerlendirmesinde de bulunan uzmanlar, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Sir John Gievein de, ortada, ekonomide 10 yıl boyunca aşağı doğru inen bir grafiğin yaşanmasına ilişkin ciddi bir risk bulunduğuna dair uyarısının önemine de dikkat çekti.
Uzmanlara göre bütçenin dengesini yeniden bulabilmesi için kamu harcamalarının önümüzdeki dönemde en az yüzde 10 oranında azaltılması ve büyük vergilerin konması gerekecek. 2014 yılı için kamu harcamalarından yapılması gereken tasarrufun en az 60 milyar sterlin olması gerektiğini belirten uzmanlar, 2020 yılında da 100 milyar sterlin tasarruf edilmesi gerekebileceğine işaret etti.