Doğu Avrupalı komşularının para birimlerini desteklemek adına faizlerini artırmayı düşündükleri noktada Türkiyenin bu adımının piyasalardaki beklentilerin ötesine geçtiğine işaret edilen haberde, Türkiyede para politikasını oluşturanların yaptıkları faiz indirimlerinin de böylece Kasım ayından bu yana 525 baz puana ulaştığı kaydedildi.
Gazeteye görüşlerini bildiren analistlerin ise, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin üzerinde baskıların bulunduğu ve Türkiye ile IMF arasında yatırımcıların güvenini artıracak bir anlaşmaya varılmasının geciktiği bir ortamda alınan bu kararı cesurca buldukları belirtildi.
Liranın 2008 yılı içinde dolar karşısında yüzde 25 civarında değer kaybettiği, bu kaybın büyük bölümünün yılın son aylarında yaşandığı da hatırlatılan haberde, ancak 2009un başından bu yana liranın nispeten istikrarlı bir durumda bulunduğu kaydedildi.
Bu durumun da, yatırımcıların, Türkiyenin sorunlarla dolu bölgesinde, nispeten iyi dayandığı yolundaki inançlarını desteklediği değerlendirmesi yapıldı.
Merkez Bankasının faiz oranlarında daha ileri indirimlerin yapılması ihtimalini tümüyle reddetmediği de belirtilen haberde, yılın sonunda enflasyon hedefinin tutturulacağına dair açıklamalara da yer verildi.
Haberin son bölümünde de, Unicredit adlı şirketin analistlerinin Türkiyenin bölgesindeki diğer pek çok ülkeye oranla belirgin biçimde daha iyi pozisyonda olduğuna dair görüşlerine yer verildi ve bu uzmanların, iç tüketim, büyümenin büyük destekçisi olduğu için, her türlü teşvik edici önlem son derece değerli olacaktır dediklerine dikkat çekildi.