Torunu Tarık Ündüzün açıklamasına göre, Cuma günü sabah saatlerinde yoğun bakıma alınan Özcanın beynine giden damarlarda tıkanıklık vardı ve ciğerlerinden rahatsızdı. Oyuncunun yakınları son ana kadar Özcandan umudu kesmemişti.
Özcanın 27 Ocaktan itibaren kalp yetmezliği ve iskemik serebral vasküler hastalık tanılarıyla hastanede tedavi gördüğü ve 13 Şubattan bu yana yoğun bakımda takip edildiği bildirildi.
Amerikan Hastanesi Başhekimliğinden yapılan yazılı açıklamada, Gazanfer Özcanın saat 19.22de vefat ettiği belirtildi.
Sanatçı dostları Gazanfer Özcanı anlattı
Açıklamada, 27 Ocak 2009 tarihinden itibaren Amerikan Hastanesinde kalp yetmezliği ve iskemik serebral vasküler hastalık tanılarıyla tedavi gören Özcanın, 13 Şubattan bu yana da yoğun bakımda takip edildiği kaydedildi.
YARIN TOPRAĞA VERİLECEK
Özcan için yarın Haldun Taner Sahnesinde özel bir tören planlanıyor.
Sanatçı aynı gün Karacaahmet Mezarlığında toprağa verilecek.
78 YILLIK BİRİKİM
Tiyatro ve sinema sanatçısı Gazanfer Özcan, 27 Ocak 1931de İstanbulda doğdu. Cihangir Firuzağa İlkokulu ve Beyoğlu Ortaokulunda okuyan Özcan, Vefa Lisesinden mezun oldu.
Lisedeyken oynadığı Hisse-i Şayia adlı oyundaki Bican Efendi rolüyle tiyatroyla tanışan Özcan, Şehir Tiyatrolarının Çocuk Bölümüne katıldı.
1955te Komedi Tiyatrosunda oynanan Mahallenin Romanı oyunu, Özcanın tiyatro yaşamının dönüm noktası oldu. Bu oyunda rahatsızlanan Reşit Gürzapın yerine sahneye çıkıp başarılı olunca kadroya giren Özcan, 1962ye kadar hem çocuk tiyatrosunda, hem yetişkin oyunlarında görev aldı.
Özcan, 1962 yılında Gönül Ülkü ile evlendi ve Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosunu kurdu.
1950li, 1960lı yıllarda çok sayıda sinema filminde de rol alan Gazanfer Özcan, uzun bir süre sinemaya ara verdikten sonra 2000 yılında çevrilen Komiser Şekspir filmiyle sinemaya döndü.
Pek çok dizide de rol alan Özcan, Kuruntu Ailesi adlı dizideki Hüsnü Kuruntu rolüyle tanındı, pek çok yapımda ailenin babası rolünü üstlendi. Avrupa Yakası dizisindeki Tahsin Bey rolüyle de baba rolünü sürdürdü.
Gazanfer Özcan, 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanını aldı.
Özcanın oynadığı filmler şunlar:
İngiliz Kemal, Lawrencee Karşı (1952), Çeto Salak Milyoner (1953), Fındıkçı Gelin (1954), Aramızda Yaşıyamazsın (1954), Şimal Yıldızı (1954), Allı Yemeni (1958), Sevdalı Gelin (1959), Garipler Sokağı (1959), Biz İnsan Değil Miyiz (1961), İki Damla Gözyaşı (1961), Utanmaz Adam (1961), Naciyem (1961), Minnoş (1961), Yedi Günlük Aşk (1961), Külkedisi (1961), Damat Beyefendi (1962), Şaka Yapma (1962), Avare Şoför (1963), Vur Patlasın Çal Oynasın (1970), Çılgın Yenge (1971), Televizyon Çocuğu (1975), Tokmak Nuri (1975), Ah Nerede Vah Nerede (1975), Dam Üstüne Çul Serelim (1975), Burnumu Keser Misiniz (1992), Komiser Şekspir (2000), Keloğlan Kara Prense Karşı (2005), Beyaz Melek (2007).
Gazanfer Özcan ayrıca, Kuruntu Ailesi, Başımıza Gelenler, Baba ve Avrupa Yakası dizilerinde rol aldı.
Özcanın vefat ettiği haberini alan yakınları ve sanatçı dostları hastaneye geldi.
Amerikan Hastanesinde gazetecilere açıklama yapan Gazanfer Özcanın kızı Fulya Ündüz, babasının bir komedi sanatçısı olduğunu, komedi oynadığı için hasta halini kimsenin görmesini istemediğini belirterek, bu nedenle durumuyla ilgili hiçbir şekilde basına haber vermediklerini söyledi.
Babasının da rol aldığı Avrupa Yakası dizisi ekibinin sürekli kendileriyle olduğunu ifade eden Ündüz, Babamın sanatçı dostları her an bizim yanımızdaydı. Bize her konuda destek verdiler. Acımız çok büyük. Söyleyecek fazla bir şey bulamıyorum şeklinde konuştu.
Gazanfer Özcanın adını taşıyan 21 yaşındaki torunu Gazanfer Ündüz de 21 yıldır onunla olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, Onunla birlikte dolu dolu bir hayat geçirdim dedi.
Gazanfer Özcanın 2 aydır solunum yetmezliğiyle ilgili bir sorun yaşadığını ve solunum yetmezliğinden vefat ettiğini kaydeden Ündüz, Avrupa Yakasının tüm oyuncularının kendilerine çok büyük destek verdiğini, bu destek ve yardımları hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade etti.
Gülse Birsel ve Ata Demirerin de aralarında bulunduğu Avrupa Yakası dizisi ekibi de Özcanın vefat ettiği haberini alır almaz hastaneye geldi.
O, BENİM İÇİN BİR BABAYDI
Ata Demirer, gazetecilere böyle bir anda ne söyleyeceğini bilemediğini ifade ederek, Acımız çok büyük. O benim için bir babaydı. Tüm Avrupa Yakası ekibine ve Türk halkına baş sağlığı
diliyorum. O usta bir oyuncu ve büyük bir sanatçıydı. Onun yeri doldurulamaz dedi.
Hümeyra da haberi alınca çok üzüldüğünü ve hemen hastaneye koştuğunu söyledi.
Gülse Birsel de gazetecilerin soruları üzerine, Avrupa Yakası ekibi olarak konuyla ilgili daha sonra bir basın açıklaması yapacaklarını bildirdi.
Sanatçı Yılmaz Morgül, Özcanın vefat ettiği haberini televizyondan öğrenerek hastaneye geldiğini belirterek, Her zaman onlarlaydım. Acımız çok büyük. Böyle bir şeye inanamıyorum dedi.
Behzat Uygur, bir ustalarını daha kaybettiklerini ifade ederek, Sanat dünyası için çok önemli bir kayıp. Kendisine Allahtan rahmet, sanat dünyası ve başta ailesi olmak üzere Türk halkına baş sağlığı diliyorum şeklinde konuştu.
Süheyl Uygur da ne diyeceğini bilemediğini kaydederek, O bizim için bir usta, bir öğreticiydi dedi.