Mohammad Mahdi Asgarpour (İran), Majid Sheikh- Ansari (İran), Andrey Zvyagintsev (Rusya), Roberto Stabile (İtalya), Mikel Olaciregui (İspanya), Marc Bashet (Fransa) ve Paul Coxtan (Hollanda) oluşan jüri, 14 film arasından Pandoranın Kutusunu iki ödüle layık gördü.
Film Kristal Simurg Jüri Özel Ödülünü alırken, Kristal Simurg En İyi Oyuncu Ödülü de Derya Alabora, Övül Avkıran ve Tsilla Cheltona verildi.
FİLMİN KONUSU
San Sebastian Film Festivalinde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu (Tsilla Chelton), Antalya Film Festivalinde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Övül Avkıran) ve Amiens Film Festivalinde En İyi Kadın Oyuncu (Tsilla Chelton) ödüllerini alan Pandoranın Kutusu, 23 Ocak 2009da sinemaseverlerle buluştu.
Filmin konusu özetle şöyle:
İstanbulun farklı bölgelerinde yaşayan, her biri diğerinden farklı sorunun ve hayat standardının içinde sıkışıp kalan, birbirinden habersiz, tam anlamıyla orta yaş ve sınıfa mensup 3 kardeşi (Derya Alabora, Övül Avkıran, Osman Sonant) doğup büyüdükleri batı Karadeniz dağlarındaki köylerinden gelen telefon bir araya getirir. Yaşlı anneleri Nusret Hanım (Tsilla Chelton) kaybolmuştur. Annelerini aramak için buluşan 3 kardeşin köylerine istemeyerek yaptıkları yolculuk, saklı kalan pek çok sorunun, tıpkı Pandoranın kutusundaki gibi iyi ve kötü pek çok şeyin açılmasına neden olur. Annelerini bulup İstanbula getirdikten bir süre sonra Alzheimer olduğunu öğrenen 3 kardeş, annelerinin hayatlarına katılımıyla pek çok gerçekle yüzleşirler. Nusret Hanımı anlayacak tek kişi ise büyük abla Nesrinin (Derya Alabora) hayatı sorgulayan oğlu Murat (Onur Ünsal) olacaktır.