Ziyaretçiler gruplar halinde salona gelerek Vahabzadenin naaşına çiçek bırakıp saygı duruşunda bulunurken, üniversite içinde de şairin şiirleri ve eserlerinden yararlanılarak hazırlanan besteler seslendirildi.
Vahabzade daha sonra tanınmış şair, edebiyatçı, bilim ve siyaset adamlarının defnedildiği Fahri Hıyabanda toprağa verildi.
Üniversitedeki uğurlama töreni gibi defin sırasında da büyük izdiham yaşandı.
TÜRKÇENİN EN BÜYÜK ŞAİRİ
Türkiye ve Türk dünyasında da tanınan Vahabzade, edebiyat çevrelerinde Türkçenin yaşayan en büyük şairi olarak da anılıyordu.
Azerbaycanın Şeki kentinde, 16 Ağustos 1925 tarihinde doğan Vahabzade, ilk, orta ve yüksek öğrenimini ailesiyle taşındığı Baküde tamamladı ve 1947de Bakü Devlet Üniversitesi Dilbilim bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı.
Azerbaycanın bağımsızlığını kazanmasından sonraki dönemde Türkiyeye birçok kez gelerek edebiyat çevreleriyle yakın ilişkiler kuran Vahabzadenin çalışmaları arasında Almanyadaki Türklerle ilgili araştırma ve incelemeler de bulunuyor.
SSCB döneminde 1960larda özellikle edebiyat alanında kendini gösteren özgür düşünce akımının ülkesindeki öncülerinden biri olan Vahabzade, bu dönemde Azeri halkının İran ve Rusya arasında paylaşılması ve halkının bu yüzden çektiği sorunları dile getirdiği Gülistan şiiri nedeniyle çeşitli baskılara maruz kaldı. Ülkesinde 1990da bağımsızlık faaliyetlerini destekleyen Vahabzade, daha sonraki dönemde de 5 kez milletvekili seçildi.
Vahabzadenin Türkiye Türkçesine uygunlaştırılarak basılan eserleri arasında Ömürden Sayfalar, Vatan Millet Anadili, Soru İşareti de yer alıyor.
Şairin bugüne kadar bir kısmı çeşitli dillere de çevrilen eserlerini 40ı aşkın şiir kitabı, 11 bilimsel eser, tiyatro oyunları ve yüzlerce makale oluşturuyor.