Cumhuriyet aydını Beşir Göğüşü yaşatmak arzusunda olduklarını ifade eden Küçükaras, Biz tutsaklığa, sömürge olmaya savaş açtık. Gençler tarihinize sarılın. Bu yurdun ve dünyanın tarihini öğrenin. Ulusal dil bilinci, ulusal tarih bilinciyle iç içedir diye konuştu.
Sanatçı Eren Süalpin müzik dinletisinin ardından, Edebiyatçı Yusuf Çotuksökene Türk diline ve edebiyatına katkılarından dolayı ödül verildi.
Çotuksöken, ödülünü aldıktan sonraki konuşmasında, mesleğinde 40. yılına girdiğini belirterek, Ben usta-çırak ilişkisine inanan biriyim. Eski hocalarımdan, ustalarımdan çok şey öğrendim. Öğrenmeye de devam edeceğim dedi.
Ödül töreninin ardından 100 Temel Eser arasına sıkışan Türkçe ve çocuk konulu küçük bir söyleşi de düzenlendi.
İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Dilidüzgün, buruda yaptığı konuşmada, günümüzde çocukların çok hızlı bir değişim içine girdiğini, kitle iletişim araçları ve tüketim kültürünün etkisiyle çocukluğun yok olmaya başladığını söyledi.
Dilidüzgün, çocuklara 100-150 yıl önce yazılmış eserlerin okutulmasının doğru olmadığını kaydederek, Ne bulursak okumak yanlış. Eğitim, seçerek okuyan insanları yetiştirmeli dedi.
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Sever de Milli Eğitim Bakanlığının kitaplarından örnekler vererek, Türkçe öğretiminin bir ahlak bilgisi dersi olmadığını kaydetti.
Sever, dil öğretiminin temel amacının düşünen, duyarlı insanların yetiştirilmesi olduğunu belirterek, Türkçe eğitiminin buna göre yapılması gerektiğini söyledi.