Parti dışı adayla seçime girilmesine karşı çıkılan mektupta, aksi halde AKPnin değirmenine su taşınacağı benzetmesi yapıldı.
Açıklamada, DSP Genel Başkanı Zeki Sezere çağrıda bulunularak şu ifadelere yer verildi:
Bir parti, bir yere aday gösterecekse, bu adayı önce kendi partisi içinde arar. Uygun birini bulamazsa, temel siyasi ilke, o partinin partisiz birini aday göstermesidir. DSP acaba İstanbulda çok partili ya da her seçim ayrı partili birini mi arıyor? DSPnin en övdüğümüz yanı örgütleriydi, kadrolarıydı. Aday gösterdiğiniz yüzlerce DSPli başkan adayının kaçı Ecevitçi ve DSPlidir? Başka partilerde hayal kırıklığı yaşayanların, kapı dışında kalanların teselli adayı yapılması DSPnin yeni misyonu mudur? Başarılı görünmek uğruna, partinin aslında millete ait olan milyonlarca lirası bu dönemde sokağa atılacaktır. Daha da vahimi, övünç duyduğumuz birkaç belediye başkanımız dışında teselli adayları yüzünden oylar bölünmekle kalmayacak, parti olarak AKPnin değirmenine de su taşınmış olacaktır. İlla aday çıkarmak istiyorsanız, İstanbul Belediye Başkanlığına siz aday olunuz. SHP lideri Karayalçın Ankaradan aday oldu, iyi de yaptı.
Sezerin adaylığının DSPnin siyasetteki iddiasının kanıtlanması için önemli bir fırsat olacağına işaret edilen açıklamada, ayrıca, adaylığın AK Parti-CHP adaylarına kilitlenen İstanbul seçimlerinde otomatik olarak DSPyi ilk üç parti arasına sokacağı görüşü dile getirildi.
Alınacak oyun DSPnin Türkiye taban oyu olarak kabul edileceği de ifade edilen açıklamada, DSP Genel Başkanı Sezere hitaben Topbaş ve Kılıçdaroğlunun birbirlerini yıpratmaları sonucu seçilmeseniz bile DSPnin oyunu çok yükseğe fırlatacaktır. Konuyu lütfen iyi değerlendiriniz. Milletvekili olmak istemediğiniz gibi, Belediye Başkanı da olmak istemiyorsanız. Ankarada yaptığımız gibi, İstanbulun en güçlü adayı Kılıçdaroğlunu destekleme kararı alınız. Çünkü İstanbul Türkiyedir. Ecevitin partisi Türkiyeye zarar veremez. Vermemelidir denildi.