Panelde konuşan Erdoğan, sözlerine önce bir durum tespiti yapmak gerektiğini söyleyerek başladı. Erdoğan Durum tespitine 40 yıl öncesinden değil Haziran 2008den başlamak istiyorum. Bu dönemde sözlü bir ateşkes vardı ve herhangi bir sıkıntı söz konusu değildi. Süre bitince herhangi bir saldırı olmadı dedi.
GAZZE AÇIK BİR HAPİSHANE
Gazze, Filistin insanlıktan tamamıyla tecrit edilmiş adeta bir hapishanedir diyen Başbakan Erdoğan, İsrail müsaade etmedikçe Filistine bir sandık domatesin sokulamayacağını söyledi.
İnsan olarak konuşmanın yanında bir Başbakan olarak da sözlerine devam edeceğini belirten Erdoğan, İsraile ziyaretinin ardından Filistine geçmek istediğinde sınır kapısında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak yarım saat bekletildiğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak bugüne kadar İsrailden gelen herhangi bir diplomata sınır kapılarında böyle bir şey uygulamadıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Ben Sayın Olmerte soruyorum; bu atılan füzelerde herhangi bir ölüm var mı? Verdiği cevap; hayır yok, ama füze atılıyor. Bu nasıl füze ki atılıyor, ölüm yok, nasıl iş bu? Kalitesi vs. bunlardan bahsediliyor, ama bu 6 aylık süre içinde 28 tane Gazzede Filistinli öldürüldü, bu 6 ayın sonunu söylüyorum. Bunun arasında da hastanelerde elektrikler kesildi, gıda yok, kampanya maalesef felaket şekilde gidiyor. Biz operasyonlar başlamadan önce Türkiye olarak buraya insani yardım göndermeye başladık. Süreç zaten o zaman başlamıştı. Hepimiz şurada insan olarak düşünelim. Bakın şunu peşinen söyleyeyim; ben anti-semitizmi insanlık suçu olarak gören biriyim, böyle bir Başbakanım. İslamafobiyi insanlık suçu olarak gören bir Başbakanım. Benim için Hristiyanmış, Museviymiş, Müslümanmış, bu noktada zulme uğradığında fark etmez. Benim için insan olmasıdır, ortak paydası budur. Böyle yaklaşırım insana, burada da böyle yaklaşmanın gayreti içerisinde oldum ve bütün bunlarla birlikte biz insani yardım gönderiyoruz, 15 gün kapılarda bekletiliyoruz. Kızılay 15 gün kapılarda bekletildi. Biz yardımlarımızı içeriye rica minnet görüşerek, konuşarak ancak sokabildik. Ve süreç içerisinde aynı sıkıntıları yaşadık. Bunları Sayın Perez biliyor veya bilmiyor, bilemem, ama diplomatlarımız bu süreci kendi aralarında devam ettirdiler, görüştüler.
BİZ HAMASIN ELİNDEKİ ESİR ASKERİ KURTARABİLİRİZ, DEDİM
Türkiyenin İsrail ile Suriye arasında arabulucuk görevi üstlendiğini de belirten Başbakan Erdoğan, 27 Aralıktan 4 gün önce İsrail Başbakanı Ehud Olmertle Ankarada görüşme yaptıklarını hatırlattı.
Özel temsilciler arasında 4 raund görüşmeler yapıldıktan sonra 5inci raundu Olmertle yaptıklarını, özel temsilcilerin de katıldığını görüşmenin yaklaşık 5.5-6 saat sürdüğünü belirten Erdoğan, sözlerini şöyle devam etti:
İsrail-Suriye 5. raundunu orada görüşürken, ben Sayın Beşar Esadla telefonla irtibatımı kurdum, Özel temsilcim Dışişleri Bakanı Velid el Muallim ile görüşmelerini yaptı. Hedefimiz doğrudan görüşmelere nasıl geçeceğiz, bunu nasıl başaracağız, bunun çabası içerisindeyiz. İstiyoruz ki Orta Doğuda barış egemen olsun, buna gayret ediyoruz. Bir araya gelemeyen bu ülkelerin temsilcileri bir araya gelir hale geldi, bu başarılmış diyoruz. Bunları konuştuk ve bir-iki kelimeye kadar düştü. Bu bir-iki kelimeyi de hafta sonuna kadar detayları üzerinde konuşalım, müzakere edelim. Ondan sonra bu işi bu hafta sonu karara bağlayalım. Bu arada bunu artık açıklamak zorundayım, Dışişleri Bakanım yanımda, özel temsilcim yanımda, Sayın Olmertin de özel temsilcisi yanında Ben Sayın Olmerte dedim ki Bakın şu anda Hamasın elinde esir bulunan askeri biz kurtarabiliriz, ama benim sizden bir ricam var, bu ricam şudur; bakın Reform ve Değişim Partisi Filistinde seçim kazandı. Demokrasiyi konuşuyoruz ya, ileri demokrasi diyoruz ya, hep demokrasiden yanayız ya, madem demokrasiden yanayız, o zaman bu demokratik mücadeleyi vermiş, halkın iradesiyle seçilmiş olanları bir defa saygıyla karşılamak durumundayız, severiz veya sevmeyiz. Şu anda o seçilenlerden Meclis Başkanı sizin elinizde esir. Bu hükümetin bakanları sizin elinizde esir, milletvekilleri sizin elinizde esir. Gelin bir paket yapalım, daha önce Sayın Abbasa gösterdiğiniz o jesti burada da gösterin, bunları serbest bırakın. Dedi ki Biz bunları serbest bırakırsak Mahmud Abbas kriz geçirir. Böyle deyince, Peki dedim; Elinizde çocuklar var, esir. Kadınlar var, esir. Gelin bunlardan bir paket yapalım, bunları serbest bırakın. Dedi ki Yarın arkadaşlarımla görüşeyim, size döneceğim ve 27 Aralık hala dönecek ve 27 Aralıkta bombaların Gazzede inmeye başladığını gördük.
Erdoğan Hamasın katılmadığı barış görüşmelerinin başarayı ulaşmayacağını belirterek Hamas seçilmiş parti. Sadece El Fetihle masaya oturarak barışı getiremezsiniz dedi.
Erdoğan, Gazzede bin 200ü aşkın sivilin öldürüldüğüne, bunların içinde kadın ve çocukların olduğuna ve 5 bini aşkın yaralının bulunduğuna dikkati çekerek, Orantısız bir güç kullanımı var. Soruyorum size, insanca düşünelim, başımızı şöyle iki elimizin arasına bir alalım. İsrailin elindeki silah gücü, kitle imha silahları da dahil acaba zerresi Gazzede var mı, Filistinlinin elinde var mı? Bir şey biliyorsam, kesinlikle yok, ama burada orantısız güç kullanımı var dedi.
Birleşmiş Milletler Konseyinin bu durumun sonlanması için karar aldığını, ama İsrailin bu kararı tanımadığını anımsatan Erdoğan, okul, cami ve hastaneler ile Birleşmiş Milletlerin binaları ve okulunun bile vurulduğunu, ama insanlığın bu durumu seyrettiğini dile getirdi.
Erdoğan, Ama aynı insanlık Gürcistanda böyle seyretmedi. Ben Gürcistanın kapısına da insani yardımı getiren ilklerdenim ve oraya da koşan ilklerdenim, koştuk, ettik. İşte diyorum ki burada biz bu darbeyi yiyen, mazlum durumuna düşen insanlara hangi dindendir, hangi ırktandır ayrımını yapmadan yardımına koşma göreviyle hepimiz aslında görevliydik, ama ne yazık ki bu olmadı diye konuştu.
Suriye, Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır gibi ülkelere gittiklerini, tüm Avrupalı liderlerle telefon diplomasisi kurduklarını, ama saldırıların üç hafta sürdüğünü belirten Erdoğan, Üç hafta süreceğinin haberini de BBCden aldık, o ayrı bir mesele. Hakikaten de üç hafta sürdü dedi.
ÇOK AĞIR FATURA ÇIKTI
Başbakan Erdoğan, sonuçta çok ağır bir fatura ortaya çıktığını, Gazzede alt yapı, üst yapının tamamen yok olduğunu ifade ederek, Sayın Genel Sekreterin ifade ettiği rakam mümkün değil. Öyle 643 milyon dolarlarla bu iş çözülmez. 1 milyar, 2 milyar, 3 milyar dolarlarla bu iş çözülmez. Burada çok ciddi bir fatura var, ağır fatura. Burası da hiçbir ekonomik kalkınma imkanı olmayan Gazzelilerin üzerine yıkılmıştır değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
Yatıp kalkıp bir şey söyleniyor; Hamas, Hamas, Hamas. Kusura bakmayın Gazzede sadece Hamas örgütünün mensupları oturmuyor ki Gazzede sivil halk oturuyor. Hamas örgütü aynı zamanda bir Reform ve Değişim Partisinin bir değişik şeklidir, ama o hale dönüştüren de ne yazık ki seçimi kazandıktan sonra demokratik hakkını ona vermeyenlerdir bunun asıl vebali altında olanlar. Şimdi bir dönem başladı. İsrail tek taraflı ateşkes ilan etti ve ertesi gün Mısırda yapılacak toplantıda Hamas, o da ateşkes ilan etti. İstenen ne? Birisi bir yıl, birisi bir buçuk yıl diyor. Şu anda süre olarak böyle bir durum var. Bir diğer konu, ablukaların kaldırılması. İsrail bu ablukaları kaldırabilecek mi? Yani kapıları insanlığa açacak mı? Kapıların insanlığa açılması lazım, bu insanlar hapishanede mi yaşayacak. Eğer biz Cenevre Sözleşmesini kabul ediyorsak, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini kabul ediyorsak, eğer insanca bir yaşama saygı duyuyorsak önce bu kapıların açılması lazım. İnsanların bir yaşam hakkını bir defa görebilmesi lazım.
Başbakan Erdoğan, silahlar Mısırdan içeri giriyorsa, Mısırın silahların girmesine izin vermemesi gerektiğini söyleyerek, Bu da ortada bir gerçek. Fakat eğer biz Filistini farklı bir devlet olarak görüyorsak ve bu konuda... Bu soru da enteresan bir soru. Bana öyle geliyor ki burada da bir tuzak yatıyor dedi.
MASADA TEK TARAFLI MÜZAKERE
Bir başka konunun uzlaşma, yani Hamas ve El-Fetih arasındaki süreci hızlandırmak olduğunu belirten Erdoğan, İsrail Başbakanı Ehud Olmerte, masada tek taraflı müzakere yaptığını, sadece El-Fetih ile bu müzakereyi sürdürdüğü sürece netice alamayacağını ve Filistinin seçim kazanmış bir partisi olan Hamasın da masaya davet edilmesi gerektiğini söylediğini açıkladı. Erdoğan, şöyle devam etti:
Beraber oturmanız lazım. Eğer bunu Birleşmiş Milletler yürütecekse Birleşmiş Milletlerin bunu yapması lazım. Temennim odur ki Birleşmiş Milletler burada bu işe ağırlığını koyar veyahut da ABD. Şu ana kadar ortaya koymadığı ağırlığını Sayın Obamanın, benim isteğim, beklentim o; sessiz yığınların sesi olmasını bekliyorum, kimsesizlerin kimi olmasını bekliyorum. Buraya ağırlığını koymaları ve ağırlığını koymak suretiyle yalnız Condoleezza Rice ile Livninin imzaladığı mutabakat çerçevesinde değil, bunun yeniden ele alınması lazım. Eğer yeniden ele alınmazsa, bu danışıklı dövüş devam eder. Bu danışıklı dövüşün devam etmemesi lazım. Hamasın hatalarından, yanlışlarından kesinlikle vazgeçmesi lazım. Türkiyeye burada bir görev düşüyorsa biz her an varız, devreye gireriz, ama dediğim gibi tarafları iyi tespit etmemiz gerekiyor. Eğer sadece El-Fetihi al, diğerlerini dışarıda bırak, burada neticeye varılamaz.
Başbakan Erdoğan, dünya barışı için Orta Doğu barışının şart olduğunu belirterek, bu sorunun sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ulusal uzlaşmanın sağlanması noktasında, kurulacak hükümette kesinlikle Reform ve Değişim Partisinin de yer alması gerektiği belirten Erdoğan, Ulusal uzlaşı hükümeti de böyle kurulmalı diyorum. Ancak ondan sonra seçimlere gidilmeli ve bu seçimlerden sonra kurulacak olan hükümet, ister beğenelim, ister beğenmeyelim Filistin halkının iradesine saygı duymamız gereken bir hükümet olmalıdır diye konuştu.
 |
|
ŞİMON PERES: ATEŞKESİ HAMAS BOZDU
Şimon Peres ise panelde yaptığı konuşmada Erdoğana yanıt verdi: Biz hiçbir zaman ateşkese başlayamadık. Filistinliler ateşkesi kendileri bozdu. Erdoğanla Olmert görüşmesi olduğunda operasyon kararı verilmemişti. Biz 15 bin İsrailli yerleşimciyi Gazzeden dışarı çıkardık. Bunu yapmamıza rağmen neden roket atıyorlar.
Gazzeye yönelik geçişler açıktı. Abluka yoktu. 20 milyon dolar yatırım yaptık. Onlar neden geçiş noktalarını bombaladılar. Biz Gazzeden çekilmiştik. Yakıt, içme suyu gönderiyorduk. Sadece İrandan gelen roketleri almalarına izin vermedik. Tünelleri bunun için yaptılar.
HAMAS ROKET ATMADAN ÖNCE GAZZEDE AÇLIK YOKTU
Hamas roket atmadan önce Gazzede açlık yoktu. Bana kimse bu saldırının nedeni konusunda soru soramaz. Mısırla Ürdünlü barış yaptık. Biz Filistinlede barış istiyoruz. Binlerce insan İsrailde sığınaklarda yaşıyor. İsrail 60 yaşında. 60 yaşında 7 kez savaşıp, intifalarla mücadele eden ülke gördünüz mü?
MÜBAREK DURUMU SİZDEN DAHA İYİ BİLİYOR
(Erdoğana dönerek) Mübarek durumu sizden daha iyi biliyor. Başkan Abbas da durumu biliyor ve Haması suçluyor. Hiç kimse Hamasın roketlerine tepki göstermedi. Sorun İranın Ortadoğuda hakimiyet kurmak istemesidir. İran Hamasa roket yolluyor. Karışıklığa neden oluyor. Bizim seçeneğimiz barıştır. (Erdoğana dönerek) Siz roketler altında kalsanız tepkiniz ne olur? Burada bir tanımlama sorunu vardır. İsrail için kendi çocuklarının geleceğini korumak çok önemlidir. Ateşkesi biz bozmadık. Gazzeyi kendilerine bırakmıştık. Bizimle niye savaşyıorlar. Biz hiç bir zaman ilk ateşi başlamadık, biz karşılık verdik.Hamas çirkin bir diktatörlüktür. Şu anda Hamasın neden olduğu sorunlarla uğraşıyoruz. Gazzeye yardımı biz değil Hamas engelliyor.
ERDOĞAN: SİZ ÖLDÜRMEYİ İYİ BİLİRSİNİZ
Bu sözler üzerine yeniden söz alan Başbakan Erdoğan Perese dönerek Sayın Peres benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor.Bu suçluluk psikolojisi. Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları öldürdünüz. Bu insanları öldürenleri alkışlamak insanlık suçudur. (Panel yöneticisine dönerek) Benim için bundan böyle Davos bitmiştir. Davosa bir daha gelmem
Erdoğan, bu sözlerinin ardından paneli terketti.  |
|
BUNDAN SONRA DAVOSA KATILMAM
Başbakan Erdoğan, çıkışta gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi: Burada herkese aynı dakikayı verirler ona saygıyı duyarım, ama herkese aynı dakikayı vermedikleri zaman ona saygı duymam. Nitekim burada aynı dakikayı vermemişlerdir. Gördüğünüz gibi Şimon Peresi 25 dakika konuşturmuşlardır, 12 dakika bizi konuşturmuşlardır. Bundan sonra da söz kesmek üzerine bina edilmiş bir anlayış. Bu kadar önemli bir konuyu görüşeceğimiz bir yerde kalkıp da bunu yarım saat, 35 dakikaya sıkıştıramazsınız. Bundan sonra da Davosa katılmam.
Bir gazetecinin İsrail Cumhurbaşkanı Peresin bağırarak konuştuğunu söylemesi üzerine Erdoğan, O da suçluluk psikolojisinin bir gereği. Suçlu olan bağırır. Suçun yoksa niçin bağırıyorsun değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan: Kabile reisi değilim
Peres Erdoğanı aradı: Üzgünüm
Ajanslar acil koduyla duyurdu
Gerginliğin yankıları
Amr Musa: Erdoğan haklı
Emine Erdoğan: Büyük skandal
Moderatör: Yorum yok
ABD Yahudilerinden kınama
Davostaki kavga dünya basınında
Öymen: Türkiyenin prestiji zedelendi
VİDEO: Davosta büyük gerginlik
VİDEO: Erdoğanın basın toplantısı
VİDEO: Erdoğan İstanbulda açıklama yaptı
VİDEO: Başbakana coşkulu karşılama
Foto Galeri: Davosta gerginlik