|
|
Perinçek: İktidarı deviremedik, yazıklar olsun
Ergenekon davasının 39. duruşmasında savunma yapan Doğu Perinçek, JİTEMci Albay Kırcanın intihar etmesinde herkesin payı olduğunu belirterek Kendi payımı üstleniyorum, yeterince mücadele edememişim. Hükümeti devirememişiz, yazıklar olsun bize dedi.
NTV-MSNBC
Güncelleme: 22:00 TSİ 22 Ocak 2009 Perşembe
İSTANBUL - Reddi hakim talebi nedeniyle ertelenen Ergenekon davasının 39. duruşması bugün görüldü. Duruşmada savunma yapan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengünün duruşmalar başladığında, Burada, gerçekleri hep birlikte ortaya çıkaracağız dediğini hatırlatarak, Sayın Başkanın bu çağrısından cesaret alarak heyetten, savcılardan, müdahil avukatlarından talebim şudur, bana soru sorun. Avukatlarım bilgilendirilmiştir. Bana sorulan hiçbir soruya itiraz etmeyecekler. Savcılarımız da çekinmesinler. Bu soruyu sorarsak itiraz edilir diye düşünmesinler. Kanun dışı sorsunlar, hukuk dışı sorsunlar. Zaten yeterince hukuku çiğnediler diye savundu.
GÜRÜZÜN SÖZLERİ HAYRETLER İÇİNDE BIRAKTI Perinçek, her konuda sorulara cevap vereceğini vurgulayarak, şu görüşleri dile getirdi:
Kahramanları intihar eden bir millet ayakta kalamaz. Kahramanları intihar eden bir ordu savaşma yeteneğini kaybeder. Kahramanları intihar eden bir yargı, başka büyük bir devletin infaz memurluğuna dönüşür. Şu anda Türk yargısı ABDnin infaz memurluğuna dönüşmektedir. Hayretler içinde kaldık. Eski YÖK Başkanı, Ben sapına kadar Amerikancıyım diyor. Yani diyor ki Ben suçsuzum, ben Amerikancıyım, beni neden aldınız. Demek ki Türk Ceza Kanunu değişmiş. Koskoca eski Genelkurmay Başkanı diyor ki, Ben Kuzey Irakta 1995 yılında Çelik Harekatını yaptım. Kardak operasyonunu yaptım. ABDye karşı operasyonlar yaptım, benim suçum budur diyor. 1998-2002 yılları arasındaki Genelkurmay Başkanı da diyor ki, Benim hedef alınmamın sebebi Amerikanın Kuzey Irak politikalarına karşı durmamdır
ABDÜLKERİM KIRCANIN İNTİHARI Türk Ceza Kanununda yer alan ve davada da suçlamalara temel oluşturan bazı maddelerin yürürlükte olmadığını öne süren Perinçek, ABDnin çıkar ve emellerine karşı fiiller işleyen ve hatta zihninde fikirler bulunan kişilerin suçlu olduğu yönünde bir uygulamanın yapıldığını iddia etti.
Doğu Perinçek, Türk yurtseverliğine karşı bu dalgalarda mahkemenizin büyük bir sorumluluğu vardır. Tarihe böyle geçecektir. Bir kahraman şakağına dayıyor tabancayı ve tetiğini çekiyor. Demek ki yaşamayı zindan etmişiz dedi. Her milletin zorda kaldığı zamanlarda kahramanlara ihtiyaç duyduğunu belirten Perinçek, Ergenekonda bir demircinin kahraman olduğunu, Kurtuluş Savaşında da Mustafa Kemalin önderlik ettiğini anlattı.
Ankaradaki evinde intihar eden Emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırcanın arkasından ağıt yakmadığını, burada meselenin Kırcanın canı değil katledilen Cumhuriyet olduğunu iddia eden Perinçek, yaratılan ideolojik iklimde vatanseverliğin suç sayıldığını, ihanete ise sonuna kadar özgürlük tanındığını savundu.
KENDİ PAYIMI ÜSTLENİYORUM Bir gazetede Kırcanın ölümüne ilişkin yayınlanan köşe yazısını okuyarak eleştirilerde bulunan Perinçek, bu süreçte mahkemenin dahlinin bulunup bulunmadığının da tartışılması gerektiğini savundu. Perinçek, İçeride bunu tartışmamız lazım. Sizin payınız da var, benim payım da var. Ben kendi payımı üstleniyorum. Ben yeterince mücadele edememişim yazıklar olsun bize. Bu hükümeti devirememişiz, yazıklar olsun bize diye konuştu.
TSK HER GÜN TEKMELENİYOR Perinçek, Türk ordusuna karşı psikolojik bir savaş yürütüldüğünü ve ordunun savaş idaresinin yok edilmek istendiğini öne sürdü.
Perinçek, Türk Silahlı Kuvvetleri, futbol topu gibi her gün tekmeleniyor. Genelkurmayın bir dilekçe yazacak mecali yok. Bugün Türkiyede hukuk devleti falan yoktur. Hukuk devleti hikaye bugün. Amerika hukuku var görüşünü ileri sürdü. Perinçek, Kimse korkmasın, vatanını, milletini savunsun. Biz Türk Silahlı Kuvvetlerine darbe yap demiyoruz diye konuştu.
Perinçek, onurlu bir adamın şakağına kurşun sıkmasının JİTEM öldürdü diye belirtildiğini söyleyerek, Bu mahkeme bunu çözecek. Bu çözemezse başka mahkeme çözecek. O da çözemezse Türk milleti bunu çözer. Kimse vatanseverliği mahkum edemez. Vatanseverliği mahkum etmeye kalkanlar, Türk milletinin ayakları altında kesinlikle kalacaktır dedi.
İDDİANAMENİN YARISI FASO FİSO Bu iddianamede örgütü kuran, ilişkiler ağını ören, çatısını çakan kişinin Tuncay Güney olduğunu ileri süren Perinçek, Güney ile 2001de yapılan mülakat, buna dayanılarak yapılan şema ve Güneyin polise verdiği belge çuvalının bu davanın 3 kanıtı olduğunu vurguladı. Perinçek, Güneyin mülakatı olmaması durumunda ortada bir örgütün de olmayacağını dile getirerek, iddianamede Güneyin adının 487 kez geçtiğini, iddianamenin yarısının Güneyden oluştuğunu, diğer yarısının da fasa fisoolduğunu öne sürdü. Bir meczubun Türkiye ile oynayamayacağını ifade eden Perinçek, şöyle konuştu:
Deli saçmaları bunlar. Deli safsatasının arkasındaki gücü görelim. Bir meczubun şemasını MİT resmi belge haline getirip 2002 yılından itibaren devlet içindeki darbe ve tertiplerde kullanır mı? Bu işler, bir meczubun işleri değil. Kasette izlenen deli saçmalarını savcı Zekeriya Öz ve ekibi iddianame haline getirmiş. O zaman kasette izlediğiniz Tuncay Güney, Zekeriya Öz olmuş. Kim önüne konan Tuncay Güney mülakatından üretilen görüntüleri izledikten sonra delillendirin, savcıları bulun, onları tutuklayın talimatı vermiş? 2006da Fethullah Hoca ulusalcıların üzerine gidin fetvası vermiş. Bu durumda kasetteki Tuncay Güney, Fethullah Hocanın ta kendisi oluyor. Koca koca komutanlar Güneye meczup falan demesinler. Güneyin konuşması ulusa sesleniş konuşması. Bir meczup 70 milyonu önünde toplayabilir mi? Bu tertibi görelim. Güney bu tertibin, Türk milletine kastını açıklayan zavallı çocuğumuzdur. Çocuklarımızı sokaklara atıp zavallılaştırıyor, Tuncay Güney yapıyoruz.
YENİDEN YAPILANMA BELGESİ UYDURMA Hakkındaki iddiaları tek tek açıklayan Perinçek, Ergenekonun Yeniden Yapılama belgesini Bilecikte yapılan toplantıda yazdıkları iddiasının uydurma olduğunu söyledi. Perinçek, 1992den beri resmi olarak kendisine koruma verildiğini, illere girerken otomobille karşılandığını ve Bilecike gidip gitmediğinin vilayetten öğrenilebileceğini kaydetti. Bu iddianın savcının samimi uydurması olduğunu savunan Perinçek, Tuncay Güneyin mülakatında böyle bir şeyin yer almadığını ifade etti.
Bu belgenin Doğu Perinçek ve arkadaşları tarafından Veli Küçükün talimatıyla yazıldığı iddiasının da yine Güneyin mülakatında yer almadığını, bunun da uydurma olduğunu belirten Perinçek, Güneyin mülakatında bunun tam tersini söylediğini vurguladı. Perinçek savcıların uydurduklarına iddianamede de yer verdiklerini öne sürerek, Bunlara savcı denemez. Babamın hatırasını incitirim diyerek, babasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yardımcılığı yaptığını belirtti.
Perinçek ve partinin 3 genel başkan yardımcısının Ergenekon temel belgesini hazırladıkları iddiasının da doğru olmadığını, Güneyin böyle bir yalanı söylemediğini ifade ederek, Devletin Yeniden Yapılanması belgesinin Ergenekonun yeniden yapılanması belgesi olmadığını, bunun İP Başkanlık Kurulu kararı olduğunu kaydetti.
ARZ EDERİM DİYE BİTEN MEKTUP İDDİASI İddianamede, kendisinin Veli Küçüke arz ederim diye biten bir mektup yolladığı yönündeki iddialara da değinen Perinçek, söz konusu mektubu hem mahkeme heyetine hem de savcılara verdi.
Perinçek, mektubun sonunda arz ederim ifadesinin yer almadığını dile getirerek, 5 satırlık bir mektuptur. Bu sözcük de yoktur. Ayıptır, utanmazlıktır. Söylemediğim sözcükle bir gazeteye manşet oldum. Bu yalanlar mütareke basınında manşet olsun diye yazılıyor. Bu iddianamenin zavallılığına bakın, nelere muhtaç kalmış dedi.
SAVCILAR İÇİN SUÇ DUYURUSU Savcıların bu kez sahtecilik suçu işlediğini savunan Perinçek, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezere yolladığı mektubun sonundaki arz ederim sözcüğünün kesilip biçilerek, Veli Küçüke yollanan mektuba eklendiğini, bu mektubun da Cumhurbaşkanına, bütün devlet ve hükümet yöneticilerine, TSK komutanlarına, siyasal partilere, kitle örgütlerine ve basına yollanan dosyanın sunuş mektubu olduğunu kaydetti.
Emniyetteki ifadesinde, arz ederim sözcüğünün o mektupta olmadığını açıkça söylediğini ifade eden Perinçek, mahkeme heyetine seslenerek, Bu bana iftiradır. Suç duyurusunda bulunacaksın. İddia makamı sahtecilik yaptığı zaman suç duyurusu yapacaksın. Eğer savcılıkla aranızda bir anlaşma varsa onu bilemem. Ama hakimseniz suç duyurusu yapacaksınız dedi.
HAİN OLAN BUNU İDDİANAMEYE KOYDURUR İddianamede, TSK subaylarının, Doğu Perinçekin organizesi ve referansıyla Barzani ve Talabaniye 24 bin adet silah verdikleri, bu silahların 6 bininin yine Türk subaylarınca PKKya teslim edildiğinin yazıldığını belirten Perinçek, şöyle devam etti:
Tek kanıtları, Tuncay Güneyin söyledikleridir. Savcılara göre, Mehmetçiği vuran silahları ve kurşunları PKKya, Türk ordusu vermektedir. 24 bin silahın bireysel veya grupsal bir girişimle Barzani, Talabani ve PKKya verilemeyeceği açıktır. Güney, 24 bin silahı 2 arabaya sığdırabilmiştir. Bu konularda uzman olan, İP Genel Başkan Yardımcısı emekli General Servet Cömert ile yaptığımız hesaba göre, 24 bin silah, 120 ton ağırlığındadır ve silahların arasındaki hava boşlukları da hesap edildiğinde bu kadar silah, en az 12 TIR ile götürülebilmektedir. TIRların büyüklüğüne göre bu konvoy 20 TIRa kadar çıkmaktadır. TIRların boyu 13 metre 60 santimdir. Trafik kurallarına göre TIRlar arasında bırakılması gereken mesafe de dikkate alınırsa, bu konvoyun boyu 1,5-2 kilometredir.
Genelkurmay Başkanlığı da bu haince suçlamanın tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu bildirmiştir. İddianame yazılmadan önce bu resmi yazı Savcı Zekeriya Öze verilmişti. Savcı, Güneyin 2001 yılındaki alçakça ve haince yalanını iddianamesine inatla ve ısrarla, döne döne yazmıştır. Güney güvenilir ama Genelkurmay Başkanlığı güvenilmez.
Perinçek, 16 Şubat 2001 tarihinde New York Times gazetesi ve 23 Şubat 2001 günü Washington Post gazetesinde, gazeteci Jim Hoagland imzasıyla yayımlanan haberde, Türk ordusunun komutanlarının Kuzey Irak sınırında kaçakçılık yaptıklarının yazıldığını belirterek, bunun bir suçlama olduğunu söyledi.
CIA, Ergenekon iddianamesine bu kuyruklu yalanı yazdırabilmiştir diyen Perinçek, bunun amacının TSKyı yıpratmak olduğunu söyledi.
Perinçek, Bu iddianame, Türk ordusuna düşmanlık metnidir. Hain olan insan bunu iddianameye koydurur dedi.
| |
|
Bu habere oy ver |
|
Düşük |
|
Yüksek |
|
•
En çok puan alan haberler
|