Dink cinayetinde ihmal yok, göz yumma var
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Dink cinayetinde ihmal yok, göz yumma var

Dink Ailesinin avukatı Bahri Belen, Hrant Dink cinayetinde herhangi bir görevlinin ihmalinden söz etmenin mümkün olmadığını çünkü ihmalin çok ötesinde cinayetin bir göz yumma ve önünü açma şeklinde gerçekleştirildiğini söyledi.

 DİĞER HABERLER


NTV
Güncelleme: 19:11 TSİ 19 Ocak 2009 Pazartesi

İSTANBUL - Avukat Belen “Bir belge var dosyada; ‘İstanbul Emniyetine Hrant’la ilgili cinayet haber verilmiş’. Ve bildiğimiz bir şey var ve hatta bazı polis tanıkların söylediği bir şey var ki, bu bilgiler aynı zamanda Ankara’ya asıl ana İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na bildiriliyor. Oradaki jandarma bilgileri Ankara’daki Merkez Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Dairesine bildiriyor ve buna rağmen İstanbul’da Hrant’la ilgili hiç bir tedbir alınmıyor. Ne gazetede ne de evinin önünde veya gidip geldiği yerlerde. Şu anda süren mahkeme ise tetikçilerin davasıdır” dedi.
Haberin devamı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinin üzerinden 2 yıl geçti. Sevenleri Agos Gazetesi’nin önünde, öldürüldüğü yerde düzenlenen törende buluştu. Dink ailesinin avukatlarından Bahri Belen 2 yılda yargı sürecinde gelinen noktayı NTV’ye değerlendirdi.

Bahri Belen şunları söyledi: “26 Ocak’taki davaya tetikçilerin davası diyoruz ve bu dava bana göre olağan seyrinde ilerliyor. Çünkü önce bir savcılık soruşturması vardı arkasında da dava açıldı. Şimdi sanıkların sorguları yapıldı, tanıklar dinleniyor ve belki de sonra keşif yapılacak. Bizim için önemli olan ölümünden bir yıl önce bu olayı haber almış Trabzon’daki sivil ve askeri istihbarat güçlerinin bu konuda önlem almamaları ve bu cinayetin planlandığı gibi sonuçlanması.

Bu sorumlularla ilgili olarak bana göre iğneyle kuyu kazdık ama önemli bir noktaya gelindi. Önce Trabzon’da iki astsubayla ardından da asıl bu olayın sorumluları olan onların komutanı ve diğer rütbeli subaylarla ilgili dava açıldı. Ama Trabzon polisinin bu olayı bir yıl önceden istihbaratını yapmış olmasına rağmen ve bu tetikçileri her gün gözlerinin önünde izleyebilmelerine rağmen hiç biriyle ilgili bu güne kadar bir yargı süreci başlatılamamıştı. Son Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun verdiği raporların ardından, o günün Trabzon’daki emniyet sorumlularından biri ve bugün Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olan kişinin hakkında bir soruşturma açılabilmesi olanağı doğdu. Bunu Başbakan eğer İçişleri Bakanı’na gönderirse bu süreç başlayacak. Bunu önemli görüyoruz.

Gizli tanık davanın seyrini değiştirdi

En azından İçişleri Bakanlığı, bu emniyet mensuplarıyla ilgili soruşturma izni verdikten sonra onların görev yerlerinin değiştirilmesi hatta görevlerinin bir süre tatil edilmesi lazım. Çünkü sonuçta bu soruşturma süresince sorumlu olanların görevde kalmaları, soruşturmanın selameti için sağlıklı değil. Ve Hrant’ın cinayetinin aydınlatılması, Hrant gibi siyasal cinayetlere kurban gidenlerin gerçek faillerinin ortaya çıkması Türkiye’deki demokrasinin zorunlu koşulu. Bu cinayetler aydınlanmadan Türkiye’de normalleşme, Türkiye’deki sivilleşme, Türkiye’de gerçek anlamda demokrasi ve Türkiye’de gerçek anlamda bir hukuk devletinden söz etme imkanı yok.

Bu konuda daha evvel yapılan soruşturmalarda memurların görevlerini yaparken işledikleri suçlarda ‘soruşturmalarına ilişkin yasa nedeniyle’ soruşturmalar kapandı ve bu konuda İdare Mahkemesi’ne yaptığımız itirazlar reddoldu ve yol kapanmıştı. Bu nedenle de iç hukuk yolları tüketildiği için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduk. Bu yeni bir süreçtir. Bu mücadeleyle, emek verilerek elde edilmiş bir sonuçtur. En azından devlet artık bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek konusunda ciddi bir adım atmıştır diye düşünüyorum.

Umudumuzu hiç yitirmemeliyiz. Bunun için basının, kamuoyunun bu konuya duyarlılığının, ilgisinin sürmesi lazım. Çünkü basının ve kamuoyunun özellikle basının bu konuda çok özel bir konumu var. Çünkü Türkiye’de bugüne kadarki bütün siyasi cinayetlerin hedefi gazeteciler, aydınlar, yazarlar, sendikacılar, muhalif siyasetçiler olmuştur. Ve bu cinayetler bugüne kadar aydınlatılabilseydi belki Hrant ölmeyecekti, Ahmet Taner Kışlalı ölmeyecekti, ondan evvel Uğur Mumcu ölmeyecekti.

Bu nedenle basının kamuoyuyla ilgili iletişiminin onun duyarlılığını sürekli kılmanın önemi var. Eğer bu devam ederse ve emniyetin bu konudaki sorumlularıyla ilgili dava açılması noktasına gelinirse ki bu çok önemlidir. Ve bu sadece basit bir ihmal veya görevi kötüye kullanma değildir o zaman Beşiktaş’taki davanın da önü açılacaktır. Neden basit bir ihmal ve görevi kötüye kullanma değildir? Çünkü öldürüleceği konusunda bu kadar ciddi kanıt, veri ve bilgi bulunan bir olayda adeta göz yumup bu işi kolaylaştırmak, adeta bunu yapmak isteyenlerin önünü açarcasına failleri sahipsiz bırakmak, basit bir ihmal, basit bir görevi kötüye kullanma olarak telakki edilemez.

Hakkında dava açılmamışlarla ilgili çerçeveyi rahatça çizebiliyorum ama hakkında dava açılmış ve yargılaması sürenlerle ilgili delilleri ayrıntılı değerlendirmek istemiyorum. Elbette Osman Hayal’la Yasin Hayal’in kardeşiyle ilgili böyle bir dava yani tanıklıktan böyle bir dava aşamasına gelindiyse önemli dava açılmayı gerektirecek kanıtlar var. Evet dinlenmemiş tanıklar var, olay günü Hrant’ın öldürülmesi eyleminde Samast’ın tek başına olmadığını söyleyen tanıklar var. Bunlar dinlenecek. Bunlar, davanın içinde yargılanan, yargılanmayıp da başka türlü resimleriyle konumlarıyla teşhis edilebilecek kişiler varsa; o tanıklar dinlendikten sonra sanıyorum bir kaç tetikçi daha ortaya çıkacak. Ama asıl sorun bunları yönlendirenler bizim için.

Siyasi olarak Türkiye’de bir süredir Santoro cinayeti, Hrant cinayeti, Malatya’daki kitabevi cinayeti, Hrant’ın öldürülmesinden evvel Trabzon’da bildiri dağıtan insanlara linç girişimi, Eskişehir’deki linç girişimi; bir çatışma kültürünün, bir ırkçı yükselişin işaretini gösteriyor. Bu işaretlerin sonucunda hep bu ülke de olağanüstü dönemlere darbelere veya benzeri muhtıralara yaklaştığımızı gördük bu güne kadar. Bu siyasi tanımlamayı ve çerçeveyi ancak kalın hatlarıyla böyle çizebiliriz. Tabi bazıları diyor ki orada bu insanların bağlantılı olduğu kişiler BBP. Hatta ‘Çorum olaylarının sorumlusu Hrant’tı’ diyen bir siyasi partinin milletvekili var. Geçenlerde konuştu. Bütün bunlarla ‘Böyle bir parti acaba bu işin sorumlusu mudur?’ diye sorulabilir sorulmalıdır da. ‘Ama bu partidir bunun sorumlusu’ demek benim için şu anda mümkün değil.

Sadece ihmaller değil sadece görevi kötüye kullanmak değil. Bizim tanımlamamıza göre burada ihmali aşan bir şey var. Yani bir belge var dosyada: ‘İstanbul Emniyetine Hrant’la ilgili cinayet haber verilmiş’. Ve bildiğimiz bir şey var ve hatta bazı polis tanıkların söylediği bir şey var ki bu bilgiler aynı zamanda Ankara’ya asıl ana İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na bildiriliyor. Oradaki jandarma bilgileri Ankara’daki Merkez Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Dairesine bildiriyor ve buna rağmen İstanbul’da Hrant’la ilgili hiç bir tedbir alınmıyor. Ne gazetede ne de evinin önünde veya gidip geldiği yerlerde. Bu artık bir ihmal değil bu işe göz yumma, bu işin önünü açma, bu işe muvafakat etme gibi yorumlanabilir.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ‘nün ciddi bir sorumluluğu var zaten bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmak zorunda kaldık. Bu konu da sonuçta anlaşılacaktır.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları