Haşıloğlu ailesine ait 4 vakfın Cumhuriyete ve laikliğe karşı, hakim Haşıloğlunun da tarikat üyesi olduğunu öne süren Poyraz, mahkemenin talebini reddederken bu vakıflarla ilgili araştırma yapmadığını söyledi.
Bu vakıflara ait dosyaların Vakıflar Genel Müdürlüğünden istenmesini talep eden Poyraz, talebinin reddi konusundaki kararın kaldırılmasını ve hakim Haşıloğlunun heyetten ayrılmasını istedi.
Kemal Kerinçsiz de mahkemenin Tuncay Güneye ilişkin sorularına Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Özün verdiği cevapları eleştirerek, Bugün burada olan yeşil yargı darbesidir. Yeşil yargı darbesini yürüten şebekenin mensuplarının hesap vereceği gün yakındır diye konuştu.
Mahkemenin yargılamada bugüne kadar gösterdiği tavrın, dün yapılan operasyonun yolunu açtığını ifade eden Kerinçsiz, bu durumun Cumhuriyet düşmanlarını sevindirdiğini savundu.
SAVCI ÖZ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU TALEBİ
Kerinçsiz, savcı Zekeriya Özün, Tuncay Güneyin dosyasını mahkemenin istemesine rağmen göndermediğini belirterek, bu nedenle hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini söyledi.
Tuncay Güneye istinabe yoluyla sorulması istenen soruların hiçbirinin şüphelinin işlediği suçlarla ilgili değil Doğu Perinçek ve Veli Küçüke ilişkin olduğunu ifade eden Kerinçsiz, Güneye bu bilgileri nereden aldığı bile sorulmamıştır dedi.
Kerinçsiz, Tuncay Güneyin şüphelileri arasında bulunduğu soruşturma dosyasının istenmesini, Güneye ait tüm belgelerin birer örneğinin çıkarılmasını talep ederek, bu kişi hakkında neden yakalama emri çıkarılmadığı, kamu davası açılmadığı ve suçluların iadesi yoluna gidilmediğinin savcılıktan sorulmasını istedi.
Ergun Poyrazın avukatı Hasan Gürbüz, Ergenekon soruşturması kapsamındaki son gözaltılara ilişkin şunları kaydetti:
Dün Türkiyenin Anayasal kurumlarına, bugün de avukatlara yönelik bir operasyon yapılmıştır. Bu davada Ergun Poyrazın avukatlığını birlikte yürüttüğüm arkadaşım Hüseyin Buzoğlu, dün Tuncer Kılınçın evinde yapılan aramaya katıldı. Bugün Kılınç ile görüşmeye Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne gittiğimizde gözaltına alındı. Bu soruşturmada görev alan avukatların güvenliği kalmamıştır. Buzoğlunun bir aydır dinlendiğini öğrendik. Ben şimdi Ergun Poyraz, Tuncer Kılınç ve Hüseyin Buzoğlunun avukatlığını üstlenmiş durumdayım. Bana bir şey olursa da başka bir arkadaşımız bizim avukatlığımızı üstlenir artık.
Soruşturmanın hukuk düzeninden saptığını iddia eden Gürbüz, MİTten gelen şemanın açık halinin kendilerine verilmesini ve tutuklu sanıkların derhal tahliye edilmesini istedi.
Tutuklu sanıklardan Bekir Öztürk, dün yaşanan gözaltılar ve Tuncay Güneye gönderilen sorulara bakıldığında, bu işleri yapan savcının akıl sağlığı konusunda şüphe duyduğunu ifade ederek, Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Özün akıl ve ruh sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için sağlık kuruluşundan ya da Adli Tıp Kurumundan, zeka seviyesinin tespiti için de TÜBİTAKtan rapor alınmasını istedi.
Tutuklu sanıklardan Nusret Senem de bu davada savunma yapan meslektaşlarının birer birer gözaltına alındığını belirterek, bunun savunmayı tehdit eden bir girişim olduğunu öne sürdü.
ŞEMA AÇIKLANMAZSA BAŞKA GÖZALTILAR OLACAK
Duruşmada söz alan bazı sanıklar ve avukatlar da dün yaşanan gözaltılara tepki gösterdi.
İşçi Partili sanıkların avukatı Hüseyin Gökçearslan, eski YÖK Başkanı, bazı emekli generaller ve düşünce adamlarının dün yapılan operasyonla gözaltına alındığını ifade ederek, meslektaşı avukat Hüseyin Buzoğlunun gözaltına alınmasının da kendilerini korkutmadığını söyledi.
Vedat Yenererin avukatı Vural Ergül, sanıklardan Fikret Emekin avukatı Levent Göktaşın da gözaltına alındığını belirterek, bunun dışında gözaltına alınacak başka kişiler de olduğunu ifade etti.
Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün de İsimleri okumayın, okuduğunuz alınıyor dedi.
Ergül, bu akşam yapılacak operasyonla kendisinin ve başka arkadaşlarının da gözaltına alınacağını savunarak, mahkemenin Ergenekon Şemasını açıklamaması durumunda Aydın Doğan, Rahmi Koç, Ertuğrul Özkök, Enis Berberoğlu, Bekir Coşkun ve Fatih Altaylının da gözaltına alınacağını öne sürdü. Ergül, bu nedenle Ergenekon Şemasındaki gizliliklerin kaldırılmasını istedi.
GÜNEYİN VHS KASETLERİ GELDİ
Duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, taleplerin ardından dosyaya gelen evrakları okudu.
Şengün, Tuncay Güneyin mülakat kasetlerinin asıllarının VHS ortamında gönderildiğini, ancak incelemenin tamamlanmadığını belirtti. Bunlarla beraber, Ümit Oğuztana ait bir kasetle birlikte toplam 5 kaset ve ilgili evrakların alındığını ifade eden Şengün, Terörle Mücadele Kanunuyla ilgili de TBMMdeki komisyon raporlarının dosyaya gönderildiğini kaydetti.
Jandarma Genel Komutanlığından gönderilen yazıda, sanıklardan Halil Behiç Gürcihan ve Ergün Poyrazın komutanlıkla bir ilişkisi olmadığının bildirildiğini ifade eden Şengün, yine aynı komutanlıktan gelen yazıda, Ergenekon terör örgütüyle ilgili bu aşamaya kadar herhangi bir suç ihbarında bulunulmadığı ve örgütle ilgili bir bilgi olmadığının yer aldığını kaydetti.
Şengün, Genelkurmay Başkanlığından gelen yazıda da Halil Behiç Gürcihanın kendileriyle ilişkisi olmadığı, İzmir NATO karargahıyla ilgili gerekli tedbirlerin alındığı ve savcılara bildirildiği, karargah evleriyle ilgili de Hava Kuvvetleri Askeri Mahkemesinde soruşturmanın devam ettiğinin bildirildiğini kaydetti.
SAVCININ GÖRÜŞÜ
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, sanıkların hemen hemen hepsinin savcılara karşı sanki savaş halinde bulunulan iki ülkenin insanları gibi davrandıklarını söyledi.
Sanıklara soru sorulduğunda, haklarındaki suçlamalara ilişkin değil, başka konularda alaycı tavırlarla cevap verdiklerini belirten Pekgüzel, sanıkların Cumhuriyet savcıları hakkındaki beyanlarının, terörle mücadelede görev alan savcılar açısından şaşırtıcı olmadığını ifade etti.
Pekgüzel, sanıkların iddianame ve savcılara ilişkin beyanlarını örgütsel tavır olarak nitelendirdi.
Bu davada yargılananın savcılar değil sanıklar olduğunu söyleyen Pekgüzel, savcılar hakkındaki çok sayıda şikayetin de ilgili makamlarca incelendiğini bildirdi.
Pekgüzel, soruşturmanın gelişimi ve görev alan savcılar ile hakimler konusunda açıklama yaptıktan sonra, sanıkların soruşturmayı savcı ve polislerin tertibi olarak nitelendirdiklerini, görev alan hakim ve savcıların özel olarak atandıklarını iddia ettiklerini belirterek, atamaların Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yapıldığını hatırlattı.
Mahkemeden, savunma hakkıyla ilgili olmayan beyanların engellenmesini talep eden Pekgüzel, bu tür beyanlara devam edilmesi halinde sanıklar hakkında ayrıca tutuklama kararı alınmasını istedi.
Avukat Mehmet Taşdelene, Danıştay saldırısına ilişkin açıklamalarından dolayı teşekkür eden savcı Pekgüzel, İşçi Partisi üyesi sanıkların Tuncay Güneyin mülakat kasedinin incelenmesi yönündeki taleplerinin reddini istedi.
Tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz hakkında suç duyurusunda bulunulmasını isteyen savcı Pekgüzel, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.