Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın Ben bu davanın savcısıyım dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Acaba Sayın Ergün, Başbakanı böyle bir açıklama yaptığında, çıkıp televizyona, bir yasama organının üyesi olarak, Sayın Başbakan, siz doğruyu söylemiyorsunuz, yanlış yapıyorsunuz, siz bir davanın savcısı olamazsınız dedi mi? Demedi. Anamuhalefet partisinin temel görevi, yanlışları kamuoyuna duyurmaktır diye konuştu.
DOKUNULMAZLIK KİMİN AYRICALIĞI?
Kılıçdaroğlu, Ergünün, Türkiye bir hukuk devletidir, kimseye ayrıcalık tanınamaz sözlerine işaret ederek, Ergüne, Dokunulmazlık kimin ayrıcalığı? Dokunulmazlık, kendisinin ayrıcalığı değil mi? Madem hukuk davasıydı, kimseye ayrıcalık tanınmıyordu, size niçin bu ayrıcalık tanındı? sorularını yöneltti.
HİTLER VE PERON HATIRLATMASI
Ülkede demokrasiyi Nihat Ergünden ve AK Partiden daha fazla istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
AKPnin demokrasi anlayışı, tek parti yönetiminin demokrasi anlayışıdır. Çoğunluk esasına dayanır, çoğulculuğa değil. Muhalefetin sesini kısma üzerine dayanır, onların özgürce konuşması üzerine değil. AKPnin demokrasi anlayışı, medya üzerine baskı kurarak, kendi yandaş medyasını yaratma üzerine dayanır, bağımsız ve özgür haber yapmasını sağlamak değildir. Bu nedenlerle AKP, Genel Başkanımızın söylediği gibi; Hitler ve Peron yönetimine ağır ağır giden bir görüntü sergilemektedir. Kimse, Yalçın Küçükün haklı bir gerekçeyle tutuklandığını bize izah edemez. Bu ülkede, şiddeti ve baskıyı, yargıyı kullanarak, bu dozda kullanan AKPdir, demokrasilerde böyle bir şey olmaz.
AKP DİNLEMEYİ NASIL BELİRLEDİ?
Ergünün, Sayın Baykalın dinleme iddialarını gördük, bir komisyon kurduk dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
CHPde dinlenme olup olmadığını AKP, kimlerle kurduğu komisyonla belirledi? Sayın Ergün, hukuk devletinden söz ediyor. Bu ülkede yargının bağımsız olmadığını, AB İlerleme Raporlarından okumadı mı? Yargının bağımsız olmadığına yönelik Yargıtay Başkanlar Kurulunun, bundan 2 yıl önce açıkladığı bildiriyi duymadı mı? Yargının bağımsız olmadığını, savcılara baskı yapıldığını, en son dinlemeyle ilgili görev yapan bir savcının, pasif bir göreve atandığını Sayın Ergün duymadı mı? Dinlemeyle ilgili birimin başkanlığına, sadece Başbakanın imzasıyla atama yapan, dünyada acaba hangi demokratik ülke var? Demokrasi, yargının bağımsızlığı deniliyorsa, bunlar yok. Parlamentoda yasaları yapan AK Partidir diyen grup sözcüsü kim, Ergün bunu sordu mu? Parlamentoyu bile dışlayan, insanları gece yarıları alıp sorgulayan bir düzen, 21. yüzyılın Türkiyesine yakışıyor mu? Siz bu ülkede F tipi örgütlenmeden güç alarak bir şeyler yapmak, AKPyi eleştirenleri sabaha karşı gözaltına almak istiyorsanız, o ülkede demokrasiden söz edemezsiniz.