Babahan: Genelkurmay’a bilgi verilmiştir
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Babahan: Genelkurmay’a bilgi verilmiştir

Sabah gazetesi eski genel yayın yönetmeni Ergun Babahan, son Ergenekon operasyonunun en çarpıcı yanının muvazzaf subayların gözaltına alınması olduğunu söyledi. Babahan, Danıştay baskınıyla ilgili mahkemelerin verdiği farklı kararları hatırlattı.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:29 TSİ 08 Ocak 2009 Perşembe

İSTANBUL - Sabah gazetesi genel yayın yönetmenliğinden bir hafta önce istifa eden Ergun Babahan, Yazı İşleri programında Mirgün Cabas ve Ruşen Çakır’ın Ergenekon operasyonuyla ilgili sorularını yanıtladı.
Haberin devamı


Ruşen Çakır: Diyelim ki Ergenekon örgütünde bir ‘bir numara’ var. Bu ne anlama geliyor?

Ergun Babahan: Bu hep dönüp dolaşıp soğuk savaş sonrası ve öncesi NATO üyesi ülkelerde kurulan yasadışı yani devlet içindeki örgütlenme modeline dayanıyor. Komünizme karşı ABD tarafındaki ülkelerin muhtemel bir işgale karşı hazırlık için bir organizasyon yapılmış. Bu organizasyonun PKK ile mücadelede devreye girdiği olmuş, 28 Şubat döneminde girmiş, belki 12 Eylül’de de vardılar, bilemiyoruz. Kamuoyunu psikolojik olarak bir takım gelişmelere hazırlamak, gerekirse bunun için eylemler yapmak büyük bir organizasyon gerektiriyor. Eğer dava dosyasında bizim Sabah’ta bastığımız şema doğruysa tek bir numaraya bağlı bir şey değil. Yani işte bir üniversite-medya ayağı başkanı gibi bir şey vardı hatırlarsanız ama onlar başka bölümlerle de ilişki içinde. Biraz aslında tam bakınca eski yasadışı hücre tipi çalışan sol örgütlerde benzeyen, bazen birbirlerini bilmeden tanımadan çalışan insanlar. Eğer doğruysa böyle bir organizasyon var.

ASKER AYAĞI YOKMUŞ GİBİ DAVRANILIYORDU
Mirgün Cabas: Bu işin sonlandırılması için eksik parçaları tamamlayacak bir operasyon mu oldu yoksa acaba daha da içinden çıkılmaz hale mi getirdi ne diyorsunuz?

Ergun Babahan: Şimdi 25-30 yıllık bir yapının, 28 Şubatta gittikçe güçlenen bir organizasyonun bu kadar karmaşık olması normal. Medyası var, üniversitesi var, askeri var, eylemleri var doğruysa. İşte Üzeyir Garih cinayeti deniyor, Malatya deniyor, Danıştay deniyor, bir sürü eylemle de ilintili olduğu öne sürülen bir örgüt. Benim aslında beklentim AK Parti kapatma davası sonrası bu işin biraz savsayacağı şeklindeydi. Yani daha fazla üzerine gidilebilecek bir operasyon olmaktan çıkmış gibi geliyordu bana. Aslında bu çapta olması bir sürpriz oldu. Burada dikkat çekici olan seninde söylediğin gibi ilk kez çok sayıda aktif görev yapan askere uzandı iş. Yani hiç böyle bir şey varsa polis ayağı vardı, yargı ayağı, medya ayağı, üniversite ayağı vardı. Asker ayağı hiç yokmuş gibi davranılıyordu, daha çok emekliler üstünden gidiyordu soruşturma. Bence en çarpıcı olan tarafı, aktif olarak bilfiil görev yapan üst rütbeli subaylara kadar uzanmış olması bu soruşturmanın.

DANIŞTAY BASKINI SORGULANMAYACAK MI?
Ruşen Çakır: İtirazlar, karşı çıkışlar var soruşturmaya. Bunlar tamamen mesnetsiz mi?

Ergun Babahan: Şimdi bu itirazları seslendirenlerin şu gerçeği görmeleri lazım: Türkiye’de en kritik noktalarda işlenen cinayetler, faili meçhuller, Hrant Dink cinayeti, Danıştay baskını, darbe günlükleriyle ortaya çıkan iki ciddi darbe girişimi. Olayın abartıldığını filan söyleyenlerin Türkiye’nin yakın geçmişinin karanlık yönlerine bakmasında fayda var. Yani Türkiye’yi biz son 20 yılı, 30 yılı pir-ü pak, hiçbir kirli işin olmadığı bir ülke olarak göremeyiz. Yani kim o zaman Danıştay baskınının hesabını soracak? Bir mahkeme diyor ki irticacı bir baskın. Sonra bakıyoruz ki faillerin çok değişik, Ergenekon’da zanlı olan insanlarla irtibatları var. Yani bunun üstüne gitmeyip soruşturulmayacak mı? Burada önemli olan, cevap verilmesi gereken soru bu. Usulde hata olabilir ama Türkiye bu Danıştay baskınını ‘Kim yaptı, niye yaptı, kimler tarafından kullanıldı?’ sorgulamayacaksa neyi sorgulayacak.

GENELKURMAY’A BİLGİ VERİLMİŞTİR
Benim tahminim, eğer normal prosedür işlediyse askerler gözaltına alınırken Genelkurmay’a bilgi verilmiştir. Bu kadar üst düzeyde emekli de olsa subaylarla aktif görevde olan subayların gözaltına alınmasıyla ilgili somut bilgi verilmiştir. Aksi halde subay eşliğinde ya da askerlerin yardımıyla gerçekleşmezdi bu gözaltılar. Tamamen boş mudur bilemiyorum ama savcı bir takım bilgiler, belgeler sunmuştur Genelkurmay’a diye düşünüyorum.

Ruşen Çakır: Gözaltına alınanlar askerken mi yaptıklarından dolayı yoksa emekli olduktan sonra mı yaptıklarından dolayı Ergenekon soruşturmasına sokuluyor. Özellikle Tuncer Kılınç, bence gerçekten çok büyük kırılma noktası.

Ergun Babahan: Bir de siyasi iktidara karşı bir oluşum içinde olmaktan mı neden dolayı olduğunu bilmiyoruz. Henüz o konuda da net bir açıklama yok.


SABAH’TAKİ ‘KOD ADI İPEK’ MANŞETİ
Bugün gazetesinde dün yayınlanan Tuncay Güney’in JİTEM elemanı olduğunu gösteren belgeyi görmedim. Biz Sabah’ta Güney’in MİT elemanı olduğunu gösteren haberimizde bir şeyi saklamak için küçültmedik o bölümü, büyütüp okunabilir hale gelsin diye gazetecilik tekniği kullandık. İkinci olarak, ertesi gün MİT yaptığı açıklamada Güney’in örtülü bir şekilde tasfiye edilen departmanla bağlantılı olduğunu açıkladı. Ayrıca biz orada daha somut bilgilerde yayınladık. Tuncay Güney’in kimler tarafından nasıl Türkiye’den çıkartıldığını, nereye götürüldüğünü, nerede ağırlandığını, daha sonra Londra’da onunla ilgili kimlerin bir toplantı yaptığını isimleri kodlayarak verdik. O günkü bizim gazetenin haberi çok detaylıydı ve ben Tuncay Güney’in sadece MİT’le değil başka bir takım istihbarat örgütleriyle de bağlantılı olabilecek biri olduğunu düşünüyorum zaten.

GEREKİRSE AVRUPA’DAN GÖZETMEN GETİRİLSİN
Ruşen Çakır: Hem Susurluk’u hem Ergenekon’u aynı ciddiyette ele alanlar da var. Birisini savunup birinin ciddi olmadığını düşünenler de var.

Ergun Babahan: Bu Ergenekon’dur, Susurluk’tur bilmiyorum ama devlet içinde örgütlenmiş, kendilerinin hukukun ve sistemin üstünde gören, Türkiye’nin çıkarını en iyi kendilerinin bildiklerine inanan ve bu amaçla her türlü eylemi yapmaya kendilerine haklı gören bir grup insan var. Yani bunu biliyoruz. Burada bizim temenni edeceğimiz tek şey, hukuk dediğimiz sistemin yara almadan bu olayın siyasi bir baskı olduğuna inanan insanları ikna edecek bir şekilde işlemesini sağlamak. Yani insanlara bağımsız adil yargı güvencesi vermeden gerekiyorsa Avrupa’dan gözetmenler getirerek bu duruşmalar sürecinde güvencenin sağlanması lazım. Yoksa dava sonuçlanıp mahkumiyetler de çıksa görülüyor ki Türkiye’de bir çok insanın kafasında ‘Bu siyasi karardır’ yorumu olabilecek.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları