Ergenekon davasında çapraz sorgusu yapılan Doç. Emin Gürses, Necip Hablemitoğlu, öldürülebileceğim konusunda beni uyarmıştı. 15-20 gün sonra kendi öldürüldü. Bilgisayarından bazı bilgilerin kayıp olduğu söyleniyordu dedi.
ANKARA - Ergenekon davasının 37. duruşmasında Doç. Dr. Emin Gürsesin çapraz sorgusu yapılıyor. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın, Gürsese, sırasıyla Şener Eruygur, Hurşit Tolon, Hasan Atilla Uğur, Sinan Aygün ve Durmuş Ali Özoğlunu tanıyıp tanımadığını sordu. Gürses de bu sorulara, Hayır yanıtlarını verdi.
Bu sırada İPli sanıklardan Nusret Senem, oturduğu yerden Soruşturma mı, kovuşturma mı? Savcı soruşturma yapıyor diyerek bu soruya tepki gösterdi. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, bunun üzerine Senemi oturduğu yerden konuşmaması konusunda uyardı.
PERİNÇEK SALONU TERK ETTİ Senemin oturduğu yerden yüksek sesle ve tepkili bir şekilde konuşmaya devam etmesi üzerine Başkan Şengün, dışarı çıkartılacağı konusunda tekrar uyarıda bulundu. Senem, tepkisini sürdürünce salondan dışarı çıkarıldı.
Bu sırada tutuklu sanıklardan İP Genel Başkanı Doğu Perinçekin de aralarında bulunduğu partili diğer sanıklar ile yine tutuklu sanıklardan Erol Ölmez de salondan çıktı.
DİLEKÇEDE NE YAZILDIĞINI BİLMEM Gürses, bir telefon konuşmasında tehdit içerikli ifadelerinin olduğunun hatırlatılması üzerine, Konuşmamda söylediğim gibi... Bu zaman dönecek, bu operasyonları yapanlar içeri girecek, biz dışarıda olacağız dedi.
Savcılıkta 8 saat ifade verdiğini ve zabıt katibinin 3 sayfalık bir tutanak düzenlediğini ileri süren Gürses, tutanakta hatalar olduğunu iddia etti. Cumhuriyet savcısı Mehmet Ali Pekgüzelin, sanıklardan Ümit Sayına cezaevinde dikte ettirildiği öne sürülen dilekçeye ilişkin bir sorusu üzerine Gürses, Cezaevinin kamera kayıtlarına bakarsanız, müdüre sorarsanız bu konuyu öğrenirsiniz. Bunu en iyi müdür bilir. Ben Hayrettin Ertekin ile Sayını bahçede bir şeyler yazarken gördüm, ama ne yazdığını bilmem. Ümit Sayın durumunu anlattı. Ona sormak lazım dedi.
KÜÇÜKÜ NE ZAMANDAN BERİ TANIYORSUN? Gürses, Veli Küçükü tanıdığı tarihe ilişkin farklı beyanları bulunduğu hatırlatılarak bu kişiyi tam olarak ne zamandan beri tanıdığının sorulmasına karşılık, insanları ne zamandır tanıdığının kendisi için önemli olmadığını belirterek, Bunun notunu tutmadım. İyi ki de tutmamışım. Not tutanlar hep burada diye konuştu.
Bir telefon konuşmasında Küçüke kefil olmayacağı yönündeki beyanı hatırlatılarak bunun sebebi sorulan Gürses, Küçükler büyüklere kefil olmaz. Bizim usulde böyledir. Bunun için böyle dedim. Ama ben Veli paşayı her gördüğüm yerde elini öperim. Bu suç, filan diyorlar, kimse benim kimin elini öpeceğime karışmasın yanıtını verdi.
Küçükün büyük işler yaptığı yönündeki beyanını açıklaması istenilen Emin Gürses, Baküden Kaçkınlar adı verilen ve Ermeniler nedeniyle kendi yerlerinden kaçmış olan 1 milyon kişinin çok zor şartlarda yaşadığını, Küçükün bu kişilere yardım etmek için de çalıştığını anlatarak, hayır işlerinin kendisi tarafından büyük işler olarak görüldüğünü söyledi.
VELİ KÜÇÜKÜN ÜZERİ ÇİZİLDİ Mİ? Savcı Pekgüzelin Veli Küçükün üzerinin çizildiği yönündeki beyanını anımsatarak bu konuya açıklık getirmesin istediği Gürses, Küçükün dünya Azerilerinin başkanı olduğunu, Amerikanın Azerileri ayaklandırmaya çalıştığını, bunun için irtibat kurmak istediği Küçükün reddetmesi nedeniyle üzerinin çizildiğini savundu.
Gürses, intihar girişiminde bulunduğu belirtilen Muzaffer Tekinin kendisini bıçaklaması olayından neden bıçaklanması olayı diye bahsettiği sorulunca, konuşma şeklinin yanlış anlaşıldığını, olayı bu şekilde ifade ettiğini vurguladı.
Savcı Pekgüzel, Gürsese, kendisine yöneltilen bir soru üzerine başörtüsünün serbest bırakılmasını tavsiye ettiğini, ardından da Bırakacaksın millet yesin bir birini. Bakalım Tayyip altından nasıl çıkacak diye konuştuğunu belirterek, burada ne demek istediğini sordu.
Sanık Emin Gürses de, bir üniversitede biri başörtüsünü savunan 2 Kürtçü grupla ilgili bir soru üzerine bu konuşmayı yaptığını ve başörtüsünün serbest bırakılması halinde bu grupların bir araya gelmeyeceğini ifade ettiğini savundu.
HRANT DİNKİ DİASPORA ÖLDÜRTTÜ Sevgi Erenerol ile yaptığı bir görüşmeye ilişkin soru üzerine de Emin Gürses, Sevgi bana orada diyor ki, Hrant Dinkin öldürüldüğünün iyi olduğunu söyleyenler var. Ben de Sevgiye diyorum ki, Ne diyorsun Sevgi. Hrant Dinki diaspora öldürttü. Biz bunu konuşuyorduk dedi.
Gürses, bir telefon görüşmesinde gözaltına alınıp alınmayacağı konusunda beyanlarda bulunarak gözaltına alınması durumunda Bizimkiler ABD ve İsrail konsolosluğunu havaya uçururlar dediğinin hatırlatılması üzerine, Onlar sizinkiler değil, bizimkilerdir. MİT, Emniyet hepsi bizimkilerdir. Bana bir şey olursa onlar koruyacaklar beni diye konuştu.
Emin Gürses, bunun üzerine savcı Pekgüzelin, Sizi gözaltına alacak olan emniyet değil mi? sorusuna karşılık da, Beni Emniyet almadı. İstihbaratın içinde bulunan bir ekip aldı. Ben daha önceden anlattım bunu cevabını verdi.
Ergün Poyraza emekli Orgeneral Şener Eruygur tarafından dergi verildiği yönündeki beyanları da anımsatılan Gürses, Poyraz gözaltına alındıktan sonra kendisiyle ilgili araştırma yaptığını, bu gibi bilgilerin basında yer aldığını, konuşmasında da bundan bahsettiğini söyledi.
Gürses, Poyrazın kendisine Eruygurdan belge aldığı yönünde herhangi bir beyanının olmadığını vurguladı.
HABLEMİTOĞLU ÖLDÜRÜLECEĞİMİ SÖYLEDİ Öldürülen Necip Hablemitoğluna ilişkin bir soru üzerine de Gürses, Necip Hablemitoğlu, öldürülebileceğim konusunda beni uyarmıştı. 15-20 gün sonra kendi öldürüldü. Bilgisayarından bazı bilgilerin kayıp olduğu söyleniyordu. Konuşmamda, Necipin Çevik Bire, o dönem ki MİT Müsteşarına yakın olduğunu, nasıl öldürüldüğünü sordum diye konuştu.
Savcı Mehmet Ali Pekgüzelin, Kuvayı Milliye örgütlerinin içine CIAin sızdığı, Taner Ünal ve Mehmet Fikri Karadağın böyle kişiler olabileceği yönündeki beyanlarını sorması üzerine Gürses, bunları da basından takip ettiğini, daha sonradan Karadağı tanıdığını ve kendisinden özür dilediğini vurguladı.
Gürses, savcı Pekgüzelin herhangi bir istihbarat örgütünde çalışıp çalışmadığı yönündeki sorusuna da, Allaha çok şükür Mustafa Kemalin örgütünde çalışıyorum yanıtını verdi.
İngilterede CIAya ait kart alıp almadığı sorulan Gürses, Londrada iken konferans salonlarında karşılaştığı çeşitli istihbarat örgütlerinden aldığı kartları Türk istihbaratına verdiğini anlattı.
PERİNÇEK SALONDA BAĞIRDI Savcı Nihat Taşkın da, Emin Gürsese, İşçi Partisine (İP) üye olup olmadığını sordu. Gürses, söz konusu partiye üye olmadığını belirterek, İnşallah olur. Türkiyede parti üyeliğim olmadı dedi.
Savcı Taşkının aramalarda evinde ele geçirilen Doğu Perinçekin kitle çalışması raporuna ilişkin sorusu üzerine oturduğu yerden ayağa kalkan İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, İP yasa dışı bir örgüt mü? diye bağırdı.
Perinçekin avukatları da savcının bu sorularına tepki göstererek, Burada yargılanan İP midir? Partinin ve Perinçekin kamuoyuna açıklanmış faaliyetleri gizli örgütmüş gibi ima ediliyor görüşünü dile getirdi. Daha sonra Gürses, İPte yasal bir görevinin olmadığını, görev verilirse kabul edeceğini söyledi.
HRANT DİNKİ KİM UYARDI? Savcı Nihat Taşkın, Gürsese, bir gazeteciyle yaptığı röportajı anımsatarak, Hrant Dinki kim uyardı? Bu bilgileri neye dayalı söylüyorsunuz? sorusunu yöneltti.
Emin Gürses, söz konusu röportajın olduğu gazeteyi mahkeme heyetine göstererek, Burada hepsi yazılmış. Bunları televizyonda da söylemiştim. Ya gazete takip etmiyorsunuz ya da Gürsesi siz ciddiye almıyorsunuz diye konuştu.
Savcı Taşkının bu sorusuna Gürsesin avukatı Filiz Esen, yargılamayla ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle itiraz etti. Taşkının Gürsese yönelttiği Necip Hablemitoğluna ilişkin sorulara da avukatları itirazda bulundu.
Mahkeme Heyeti Bakanı Köksal Şengün de, Savcı bey olayımızla ilgili değil dedi. Taşkının bu konunun Kemal Kerinçsiz ve Sevgi Erenerol arasındaki telefon görüşmelerinde geçtiğini belirtmesi üzerine Şengün, Sayın savcı, yargılama iddianamedeki sevk maddeleriyle sınırlı. O beyanlar ayrı bir tahkikatın konusu olabilir. O tahkikatta gündeme getirilir diye konuştu.
DANIŞTAY SALDIRISININ NEDENİ 10 MİLYAR DOLAR Savcı Taşkının, Alparslan Arslanın bahsettiği Salih Kunter, Bulgaristana gidilmesi ve para konularıyla ilgili ne biliyorsunuz sorusu üzerine Gürses, şöyle konuştu:
Bunları televizyona çıktım, açıkladım. Savcıları uyardım. Şu hattı takip edin diye. Avukatım bana söylemişti. Saldırının arkasında türban meselesi değil, 10 milyar dolarlık yatırımın yasa dışı bulunup Danıştayda iptal edilmesi yatıyor, dedim. Bilgi verdim, görevimi yaptım. Tetikçilerin ötesine bakın diye her zaman söylüyorum. Hablemitoğlu ile ilgili de savcılar çağırırsa tekrar açıklamada bulunurum.
Söz alan tutuklu sanık Ergün Poyraz da, Necip Hablemitoğlu cinayetini çözmek için Amerikanın Ankara Başkonsolosluğuna Hablemitoğlunu niye takip ettirdiniz, niye evini gözlemek için araba kiraladınız sorularının sorulması gerekir. Bu sorulursa cinayeti yapanları, tetiği çekenlere kadar söylerim. Hablemitoğlunun Çevik Bir ile ilişkisi yok dedi.
Mahkemenin tarikatçıların intikam sahası haline geldiğini öne süren Poyraz, Tarikatçı hakim, tarikatçı savcı sözlerini sarf ettiği sırada Başkan Şengün tarafından, bu şekilde konuşmaması konusunda uyarıldı.
DONUNDA AY YILDIZ VAR TARTIŞMASI Tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz de, savcılarca mahkemenin izin vermediği soruların bile yöneltildiğini ifade ederek, Kolluk sorgu sistemini buraya getirdiler. Az önce önlerine bir faks geldi. Emniyet soruları buraya yolluyor iddiasında bulundu.
Tutuklu sanık Mehmet Zekeriya Öztürk de, Emin Gürses bir telefon konuşmasında orgeneral Necati Özgenin beni bir toplantıdan kovduğunu söylüyor. Gürses, benim CIA olduğumu söylüyor. Onu Antalyada bir toplantıda gördüm, niye böyle konuşuyorsun dedim. Bana, senin giydiğin donda ay yıldız var dedi. Ben de ona seninkinde Anglosakson var dedim diye konuştu.
Buna tepki gösteren Gürses, Yalan söyleme, onu sen dedin. Bu yalan söylemeye başladı. Devlet hepimizin donunu verdi diyordu. Donumda ay yıldız var diyen kendisidir ifadesini kullandı.
Öztürk, kendisinin 10 tane kimliği olmadığını öne sürerek, Ulusal Kanalda çalışırken kendisine bu tür kimliklerin yakıştırıldığını, bunun İşçi Partisi ve Aydınlık Dergisinin bir karalama kampanyası olduğunu söyledi.
VEDAT YENERERDEN DAVA Öte yandan, tutuklu sanıklardan Vedat Yenerer de, Ümraniyede ele geçirilen bombaların yasaya aykırı imha edilmesi kararı nedeniyle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Ahmet Civelek ve İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz hakkında soruşturma açılmasına izin vermeyen Adalet Bakanlığının bu kararının iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı.
Yenerin avukatı Vural Ergülün hazırladığı dava dilekçesinde, şikayet ettikleri hakim Civelek ile savcı Özün, açık yasa hükümlerine rağmen, soruşturma sürecinde yasaya aykırı olarak Ergenekon iddianamesi daha tanzim edilmeden bombaların imhasına ilişkin karar verdiklerini savundu.
Dilekçede, Adalet Bakanlığının, yasaya aykırı karar ile imha edilen delillere ilişkin sorumluluğunun hesabının sorulmasını sağlaması gerektiği öne sürüldü.
Duruşma, Doç. Dr. Emin Gürsesin çapraz sorgusu ile devam ediyor.