Erdoğan, Antalya Büyükşehir Belediyesinin Cam Piramitte düzenlediği hizmette 5 yıl toplantısında yaptığı konuşmada, yerel seçim takvimi işlemeye başladığından itibaren AK Parti olarak belediyelerdeki adayları kademeli olarak açıklamaya, duyurmaya başladıklarını anlattı.
Bazı medya organlarında, bazı adayların adının neden geç açıklandığına ilişkin aslı astarı olmayan yorumlar, herhangi bir bilgiye dayalı olmayan haberler yapıldığını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:
Şunu peşinen ifade edeyim: Kimsenin adını geç açıkladığımız, geciktirdiğimiz diye bir şey yok. Biz ne medyaya göre ne de başka siyasi partilerin takvimine göre hareket ederiz. Biz ne dedik: Gerekli kamuoyu yoklamalarını, temayülleri yapacağız. Teşkilatlarımızla danışmalar yapacağız. Her şehrin ileri gelenlerine, milletvekillerimize fikir danışacağız. teşkilatımızın fikrini alacağız.
Milletimizin kararları neticesinde partimizin ilgili mercilerinde toplanan bütün bu veriler ışığında bir karar alacağız. Tatmin olmadık. Tekrar bu çalışmaları yapacağız. Niçin? Gönlümüzün tatmin olması lazım. İnanacağız ve yola öyle çıkacağız. Bunun dışında bir sonuca varmak, bir söylem geliştirmek doğru değildir. Bugün Türkiye genelinde hemen hemen tüm illerimizde temayül yoklamaları yapılıyor. Hiçbir siyasi partide bu tür bir gelenek yok. Bu tür bir anlayış yok. Onlarda birileri bu kararı verir yola devam derler. Bizim farklılığımız burada zaten.
BURNU KAF DAĞINDA OLAN ADAYLAR
AK Partinin en geniş kapsamlı istişareleri yaparak adaylarını belirlediğini ifade eden Erdoğan, böylece hata payını asgariye indirmeyi amaçladıklarını söyledi. AK Partinin amacının şehirlerin çehresini değiştirecek, bütün sosyal kesimlere, yaşlılara, kadınlara, çocuklara, özürlülere, herkese hizmet götürecek adayları belirlemek olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: Öyle burnu kaf dağında olan adaylarla yola devam etmek istemiyoruz. Bunları bir kenara koymak istiyoruz ama tabii bunların değerlendirmesini yaparken, zaman zaman şartların bizi belli şeylere zorladığı da olabilir. Çünkü bir yarışın içindeyiz. Siyaset aynı zamanda bir yarış.
Burada söz konusu olan er veya geç insana hizmet götürmek, işi ehline emanet etmektir. Söz konusu insanımızsa elbette kılı kırk yararız. Buna göre bir karar veririz. Biz ne dedik: Kazanmak için mücadele edeceğiz. Ancak kazanmak için her yolu mübah saymayacağız. Böyle bir şey yok. Maksat sadece belediyelerimizi kazanmak değil. İnsanlarımızı kazanmaktır. Gönülleri kazanmaktır. Hizmet etmek gerektir, yeterli değildir. Yeterli olan halkın gönlünü halkın muhabbetini kazanmaktır. Bu az şey midir? Onun için bizim adaylarımız tombaladan çıkmıyor. Şans eseri belirlenmiyor. Bizim adaylarımız milletin iradesiyle, milletin kararıyla çıkıyor. Milletin teveccühüyle belirleniyor.
Belediye başkanının, hemşehrisi açken, üşürken, kirli hava solurken, ayağı çamura batarken uyumaması gerektiğini kaydeden Erdoğan, Benim belediye başkanım, şehri hizmet, yatırım beklerken odasına kapanıp kalamaz. Yani yan gelip yatamaz. Halkının sıkıntıları varken bunlara kör ve sağır kalamaz. Kimlik siyasetinin arkasına sığınıp şehrini pislik içinde bırakamaz. Demagojiyle hamasetle, bu pislikleri örtemez diye konuştu.