Yerine getirilmeyen sözleşme hükümleri nedeniyle hem SGK, hem de Maliye Bakanlığı ile imzalanan sözleşmeleri fesh etmeye karar verdiklerini açıklayan Çolak, 1 aylık geçiş sürecinde vatandaşların ilaçlarını serbest eczanelerden alabileceklerini, sözleşmenin yenilenmemesi durumunda ise, 1 Şubattan itibaren ilaç bedellerinin hastalardan tahsil edileceğini söyledi.
Hep sorunların çözümünden yana tutum sergilediklerini, ancak çözümün sürekli bir tarafın fedakarlığı üzerine inşa edilemeyeceğini ifade eden Çolak, Sürekli haklı olduğumuzu ifade edip, hiçbir şey yapmayanlar, bugün itibariyle sözleşmesizlik dönemine geçiş sürecini de hazırlamışlardır dedi.
Bu süreçte sorumluluğu bulunanları, sağlık hizmetinin sağlık çalışanları tarafından meslek onuruna yakışır bir şekilde sunulmasını sağlamak için ellerini taşın altına koymaya davet ettiklerini kaydeden Çolak, yeni bir protokol yapılması için şu talepleri dile getirdi:
Muayene ücretlerinin eczaneler aracılığıyla tahsiline son verilsin.
Vatandaşların serbest eczanelerden ilaç almasına imkan tanıyan protokolü imzalama yetkisi mutlak olarak TEBe tanınsın ve bu Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) hüküm altına alınsın.
6197 sayılı yasa değişikliğine ilişkin tasarıdan eczacı-eczacı ortaklığı hükmü geri çekilsin.
Avans uygulaması hayata geçirilmesin, yüzde 100 ödeme yapılsın.
Kamu kurum iskontoları yükü eczacının üzerinden kaldırılsın.
Eczaneler 1. basamak sağlık kuruluşu olarak değerlendirilsin.
Reçete dağıtım sistemi devam etsin.
Hastanelere eczacı istihdamı sağlansın.
Günübirlik tedavi uygulaması kaldırılsın.
Reçete onay sisteminin kesintisiz ve verimli çalışması sağlansın.
Konsolide bütçe, Yeşil Kart ödemeleri bir an önce yapılsın.
Fiili envanter denetimlerine acilen son verilsin.
Taleplerinin 1 Şubatta başlayacak sözleşmesizlik dönemine kadar karşılanması için ellerinden geleni yapacaklarını ifade eden Çolak, Bu konuda sayın Başbakanımız başta olmak üzere, kamuya sağlık hizmeti sunumundan sorumlu olanları bu görevlerini yerine getirmek üzere harekete geçmeye çağırıyoruz dedi.
SORUNLARI HAFİFE ALAN BİR YAKLAŞIM
21 Aralıktaki miting sonrası yetkili kurumlardan bir dönüş oldu mu? Eylemin siyasi bir manevra olduğu değerlendirmelerini nasıl karşılıyorsunuz? sorusu üzerine Çolak, SGK yetkilileriyle bir araya geldiklerini, ancak bu yetkililerin sorunların çözümüne yönelik tavırlarından ziyade, sorunları hafife alan yaklaşımlarıyla karşılaştıklarını savundu.
İlaç alım protokolünün süresinin aslında Temmuzda dolduğunu, ancak sorunların çözümü için 4 ay sonrasına ötelenmesine karşı çıkmadıklarını kaydeden Çolak, artık yükü daha fazla kaldıracak durumda olmadıklarını belirtti.
Siyasi manevra değerlendirmesine karşı çıkan Çolak, mitinge katılan 30 bin kişi arasında her siyasi görüşten insanın bulunduğunu belirterek, Biz çözüm odaklı bir örgütüz diye konuştu.
Bu sürecin kepenk kapatmaya kadar gidip gitmeyeceği sorusuna karşılık da Çolak, somut bir adım atılması için önlerinde daha 1 aylık zaman bulunduğunu, kendilerinin sorunun çözümünden yana olduklarını kaydetti.
Çolak, bir başka soru üzerine, yetkililere taleplerini çeşitli kanallardan ilettiklerini ifade ederek, 2 Şubatta olacakları gözümüzün önüne getirdiğimizde, kritik, tahammülü zor olaylar ortaya çıkabilir. Biz eczacılar yaşamak istiyoruz. Vatandaş bizi anlamalı dedi.
2005de 400, 2006da 700, 2007de 800ün üzerinde eczanenin kapandığına dikkati çeken Çolak, bunun yaşanan büyük sıkıntının göstergesi olduğunu, yetkililere de durumu aktarmaya çalıştıklarını belirtti.
600 MİLYON LİRA ALACAK VAR
Çolak, tüm illerde yeşil kartlı ilaçlarından 312 milyon 823 bin lira, konsolide bütçe adı altında, devlet memurlarının ilaçlarından ise 300 milyon lira dolayında alacakları bulunduğunu belirtti.
TEB Başkanı Çolak, özellikle Sağlık Bakanlığı hastaneleri, Milli Eğitim Bakanlığı, cezaevleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı ödemelerinde sıkıntı olduğunu bildirdi.