Milattan önce 46 yılında Romada Julius Sezar tarafından kabul edilen ve günümüzde de halen kullanan takvimle beraber yeni yıl, ocak ayının ilk günü olarak belirlendi. Bu haliyle 21. yüzyıla kadar gelen yeni yılı karşılama gelenekleri ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor.
1912 yılında uluslararası takvim standardını kabul etmiş olsa da geleneklerine son derece düşkün olan Çinliler, ay takvimine göre belirlenen ve 5 bin yıllık geçmişe sahip Çin takvimini esas alarak kutladıkları ve Bahar Bayramı olarak da bilinen geleneksel yılbaşı önemini hala koruyor.
Günü her yıl değişse de takvime göre 21 Ocak-19 Şubat arasına denk düşen Çin yeni yılı, bu sene Şubatın ikinci haftasında kutlanacak. Çinde yeni yıl için yapılan hazırlıklar, takvimlerinin 12. ayının 23. gününden başlıyor. Bu günde tanrılara adaklar adanıyor, evdeki kötü ruhları uzaklaştırmak için tütsüler yakılıyor ve sıkı bir temizliğe girişiliyor. Çocukların, en büyük kardeşlerine ve ebeveynlerine duyduğu saygıyı göstermesi, yılın ilk gününün önemli bir geleneği. Buna karşılık büyükler de kırmızı zarflar içinde verilen harçlıklarla çocukları sevindiriyorlar. Bugüne has bir diğer adet ise Çince Nianyefan adı verilen ve tüm ailenin katılmak durumunda olduğu bir yemek. Bu yemek, aile bütünlüğünü ifade etmek açısından Çinliler için çok önemli. Vücut ve ruh açısından tam bir arınış sağlaması bakımından Nianyefan tamamen vejetaryen olarak hazırlanıyor.
JAPONYADA YENİ YIL KUTLAMALARI
Nüfusunun yüzde 90ı Budizm ve Şintoizme inanan Japonyada, eski yılın son büyük gününün kutlandığı Oshogatsu Festivali, adeta dinsel bir bayram havasında geçiyor. Japonlar, Aralık ayının ilk günlerinden itibaren yeni yıla merhaba diyecekleri geceye hazırlanmaya başlıyor. Geçmiş yılın günlerine set çekme yemekleri düzenlenen Japonyada, evler, temizlenmenin de ötesinde adeta arındırılıyor, kutsal sayılan nesnelerle donatılarak kötü ruhlar kapı dışarı ediliyor.
31 Aralıkın 1 Ocaka döndüğü gece yarısı ya Budist mabetlere gidiliyor ya da Şinto seremonilerine katılınıyor. Tapınak ziyaretlerinde dualar ediliyor, dilekler tahta dilek levhalarına yazılarak, tapınakların bahçelerinde bulunan iplere asılıyor.
Yılın ilk günü, Japonlar için son derece önemli olan tebrik kartlarına kavuştukları, bir nevi dinlenme günü. Aralık boyunca gönderilen fakat yeni yılın ilk günlerinde adreslerine ulaşan bu kartlar, genelde Çin astrolojisinin sembolleriyle resmediliyor. Geçen yılda ailelerinden bir yakınını kaybeden Japonlar ise bu kart kabul günlerine katılamıyor. Çünkü yas tutmak durumunda kalıyorlar.
İSKOÇYA VE İSPANYA
İskoçyada geleneksel yeni yıl festivali Hagmonay, hala önemini koruyor. Bu özel akşamda ateşler yakılarak, kötü ruhları uzak tutmak için ellerde meşalelerle dolaşılıyor.
Yeni yıl akşamı, evin tüm kapı ve pencereleri, yer altından geldiğine inanılan Cwn Annwn adlı siyah köpekler geçip gitsin ve önceki yıla ait her şeyi götürsün diye açık bırakılıyor.
İskoçlar, bu gece, evlenme teklifinin uğursuzluk, yeni yılda evlerine giren ilk kişinin kendilerine iyi ya da kötü şans getireceğine inanıyor. Eğer bu kişi koyu saçlıysa ve hediyesiyle gelmişse ev sakinleri oldukça kısmetli bir yıl geçirecekleri anlamına geliyor. Erkek çocuklar bu gece aralarında gruplar oluşturuyor ve lider belirleyerek ev ev dolaşıyor. Hagmonay Festivallerinde ateş gösterileri, özel sokak tiyatroları ve yemek festivalleri düzenleniyor.
İspanyada ise 31 Aralıkta saat 00.00ı gösterdiğinde,yılın her bir ayına şans getireceğine inanıldığından, 12 tane üzüm yeniliyor.