Ankarada inşaat işinde çalıştığını, çoğu zaman şantiyelerde kaldığını ve bazen de ev tuttuğunu söyleyen Bölükbaşıoğlu, bir pastanede yakalandığını belirterek, Pasta yiyordum, elimde çatal vardı. Polis bana çatalı yavaşça yere bırak dedi. Ben bir sürü film izledim. Böyle şey görmedim diye konuştu.
Bölükbaşıoğlu, gözaltında iken uzun zaman neyle suçlandığını öğrenemediğini savunarak, Önce benim sözde suikast yapacağım Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürekin odasına girdik. Akyürek bana Ne diyorsun Vatan Bölükbaşıoğlu? dedi. Ben de Ne diyeyim sözün bittiği yerdeyiz. Neden buradayım bilmiyorum? diye cevap verdim dedi.
Bölükbaşıoğlu, polise Küçükü tanımadığını, hatta bu konuda yalan makinesine bağlanabileceğini ifade ettiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: Biz 5 kişi gözaltına alındık. İnternette laga luga olsun diye yaptığımız konuşmalardan dolayı... Ramazan Akyürekin, Başbakanın çevresinde binlerce koruma var. Ben onlara nasıl yaklaşacağım? Bir de bunu 7.65 milimetre çapında bir silahla yapacağım söyleniyor. Daha Ankaraya girişimde alır polis beni. Başbakana, Ramazan Akyüreke suikast düzenleyecek kabiliyette bir insan değilim.
Sedat Pekeri Türkiyede duymayan kalmadığını, kendisinin de duyduğunu ancak tanışmadığını öne süren Bölükbaşıoğlu, emniyette ifade verirken kendisine Ergenekon soyadını taşıyan bir komutanın var mı? sorusunun yöneltildiğini kaydederek, sözlerine şöyle devam etti: Böyle bir komutanım vardı. Yalan söyleyemezdim. Adı Ömer Ergenekondu. Özel Kuvvetlerden olup olmadığı soruldu. Özel Kuvvetlerden geldiğini söylerdi. Bunu da anlattım. Ancak Üsteğmen Ömer Ergenekon, bana Ergenekon örgütünü filan anlatmadı. Ergenekon adını bir de efsaneden dolayı bilirim. tcergenekon diye mail adresim vardı. Tüm bu konuşulanlar msn muhabbetleri. Vurun bize birer tokat gönderin. Hepsi hayal dünyasında. Hayal dünyasında ona da atarım, buna da atarım. Sayemde Başbakan bir ton daha koruma edindi.
İNTERNET ÜZERİNDEN YAPTIĞI KONUŞMALAR
Vatan Bölükbaşıoğlu, iddianamede delil olarak gösterilen internetteki konuşmalarını okuyarak, Suikast filan yok. Gırgır şamatadan dolayı 10 aydır yatıyoruz dedi. Cezaevinde iken bir gazetede kendisine ait bilgisayarda çocuk pornosu bulunduğuna dair haberler çıktığını dile getiren Bölükbaşıoğlu, Çanakkaleli olduğunu, böyle şeyleri kaldıramayacağını, hakkındaki gerçek dışı diye nitelediği iddialar yüzünden intiharı düşündüğünü anlattı.
Bölükbaşığlu, Benim mail adresim tcergenekondur. Hangi salak terörist bu mail adresini alır da koskoca örgütü deşifre eder. Bu adamların beni öldürmesi lazım dedi.
İnternet üzerinden yaptığı konuşmaları okumaya devam eden Bölükbaşıoğlu, zaman zaman okuduklarına gülerek, Boş boş konuşmuşlar. Denizi, manitayı, işi gücü bırakmışız devlet kurtarıyoruz diye konuştu.
Tutuklu sanık Bölükbaşıoğlu, bazı kişilerin kendisine abi şeklinde hitap etmesinin yanlış anlaşılmaması gerektiğini, Ogün Samast ve Erhan Tuncel gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, yazıştığı kişilerin kendisinden küçük olduğunu kaydetti. Bölükbaşıoğlu, Eğer hüküm alırsam Çanakkaleden çıkan ilk terörist ben olacağım. Çanakkalede böyle konuşuluyormuş dedi.
Bölükbaşıoğlu, internet sitesi kurma konusunda çok iyi olduğunu, bu nedenle sitelerin açıklarını da iyi bildiğini anlatarak, Türkiyedeki milliyetçi gençlerin hacklediği bazı yabancı siteleri, kendisinin de hacklediğini, bu sitelere Türk İntikam Tugayına ait bazı fotoğraflar ile Mehter Marşı veya İstiklal Marşını koyduğunu anlattı.
Ancak Türk İntikam Tugayı ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını sadece fotoğrafları kullandığını iddia eden Bölükbaşıoğlu, sanıklardan kimseyi tanımadığını öne sürerek, savunmasında şunları kaydetti: Savcı Zekeriya Öze ikinci defa ifade vermeye gitmiştim. 5 aydır tutukluyum beni bırakın diyecektim. Ben filmlerdeki gibi babacan bir savcı bekliyordum. Bize bir iki kızacak azarlayacak, salıp gönderecek. Odasına girdim. Elinde tespih, bağdaş kurmuş bana dedi ki Veliler ne yapıyor?, ben de Hiç. Ne yapsınlar görmedim ki? diye cevap verdim. Bunun üzerine Sohbet filan etmiyor musunuz? diye sorunca, ben de internetteki gibi anlatmaya başladım. Ediyoruz dedim. Ne söylüyorlar? diye sordu. Ben de kendisine Bilmem, nasıl dinleyeyim? dedim. Savcı da bana, Havalandırmada filan konuş dedi. İyi dinlerim, ama Ergenekon filan tehlikeli olmasın? diye cevap verdim. O da bana Devletin ajanı ol oğlum dedi. Sonra çıktık geldik. Bu ifademle ilgili de bir sürü şey yazıldı. Zaten Zekeriya Öz de filmlerdeki gibi babacan bir savcı değilmiş. Geldiğimde arkadaşlara da konuşmalarımızı anlattım zaten.
Emniyetteki ifadesi sırasında AK Parti üyesi olduğunu belirttiğini, polislerin de kendisine İyi espri dediklerini ileri süren Bölükbaşıoğlu, Zaten AK Partiden de çıkacağım dedi.
HOŞUMA GİTMEDİĞİNDE BAŞKA ADRESLER ALDIM
Daha sonra çapraz sorgusuna geçilen Bölükbaşoğluna Cumhuriyet savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, ifadesinde bilgisayar kullanmayı çok iyi bildiğinden bahsettiğini hatırlatarak, hazırladığı bir internet sitesi olup olmadığını sordu. Bölükbaşoğlu da arkadaşları ile kurduğu bir site olduğunu söyledi. Pekgüzelin bu sitede nelerin yer aldığını sorması üzerine Bölükbaşoğlu, İnternetten ne buluyorsak atıyoruz içine diye konşutu.
Kaç tane elektronik posta adresi olduğu da sorulan Bölükbaşoğlu, çok sayıda e-mail adresi olduğunu, 150 tane açmış olabileceğini anlattı. Vatan Bölükbaşıoğlu, Pekgüzelin, Neden bu kadar fazla e-mail adresi aldınız? sorusuna, Adı hoşuna gitmediğinde başka adresler aldım cevabını verdi.
Pekgüzelin, ifadesinde bahsettiği bir internet sitesine ilişkin, Bu siteye üye olanlar ne tür faaliyetlerde bulunuyor. Açık siteleri kullanılamaz hale getiriyorsunuz doğru mu? sorusuna karşılık sanık Bölükbaşoğlu, Gırgır, şamata yapıyoruz ve bazı yabancı siteleri hackliyoruz. Banka, kredi kartı ve saire ile ilgimiz yok. Benim babam bankada güvenlikçiydi. Mesela Papua Yeni Ginede bir bakkal sitesini hackliyoruz. Basıyoruz, İstiklal Marşı çıkıyor, gülüyoruz dedi.
SİLAHLI EĞİTİM ALDIM
Pekgüzelin, silahlı eğitim alıp almadığını sorması üzerine Bölükbaşoğlu, bir bankaya güvenlik görevlisi olarak girmeyi düşündüğü için buna ilişkin eğitim aldığını anlattı.
Savcı Mehmet Ali Pekgüzelin, silah temini konusunda bazı gazeteci, yazar, emniyet görevlisi ve Başbakana yönelik konuşmaları olduğunu hatırlatması üzerine Bölükbaşoğlu, Başbakanın, Ramazan Akyürekin nerede olduğunu bile bilmiyorum. Ciddiyetsiz bir görüşme dedi.
Bölükbaşoğlu, savcı Pekgüzelin, yaptığı görüşmelerde birilerinden silah istediğini belirterek, Bu silahlarla ne yapacaktınız? sorusuna karşılık, bu görüşmelerin arkadaşları ile gırgır amaçlı olduğunu söyledi.
TİT YAZILI GÖRÜNTÜLER KOYDUM
Savcının, TİT Örgütü nedir, tanıdığınız kimler var? diye sorması üzerine Bölükbaşoğlu, sadece hackledeği bazı sitelere TİT yazılı photoshop görüntü koyduğunu öne sürdü. Pekgüzelin bazı görüşmelerini hatırlattığı Bölükbaşoğlu, bunların ciddi olmadığını dile getirmek amacıyla Ben demişim zaten. Bushu da vurayım, olsun bitsin bu iş demişim dedi.
1 MİLYON DOLAR VE 10 KONTÖR BORÇ
Bölükbaşoğlu, savcının MOSSADdan 1 milyon dolar gelecek demişsiniz sözleri üzerine, Arkasından da 10 kontör borç istedim diye konuştu.
Diğer savcı Nihat Taşkının, Poliste size işkence mi yapıldı? sorusuna karşılık Vatan Bölükbaşoğlu, Soruya cevap vermek istemiyorum. Hedef mi edeceksiniz? Ben açıkça anlattım. Hedef haline getirmeyin dedi. Taşkın, bunun üzerine Bölükbaşoğluna buradaki ifadelerinde bir kısım değişiklikler yaptığını hatırlattı.
Bölükbaşoğlu, Ben ifademi verdim, ne şekilde verdiğimi anlattım. İşkence tabiri farklı yerlere gider. Psikolojik işkence tabii ki var iddiasında bulundu.
Savcı Taşkının, İfadeniz alınılırken avukatınız yanınızda mıydı? sorusuna cevaben Bölükbaşoğlu, iki kez ifadesinin alındığını, bunlardan birinin kağıt üzerinde olduğunu kaydederek, Adli Tıpta söyledim. Göğsümde yumruk izi var, dedim diye konuştu.
Bölükbaşoğlu, Taşkın, Gittiğinizde Cumhuriyet savcısını bağdaş kurmuş halde gördüğünüzü söylediniz. Halı mı atmıştı yere yoksa, masa üzerinde mi? sorusuna da Ben de kurabilirim, sandalye üzerinde göstermemi ister misiniz? dedi.
AVUKATI: GEYİK MUHABBETİ
Sanık Vatan Bölükbaşoğlunun avukatı Mahmut Yaşar da, müvekkiline yöneltilen suçların dayanaklarının bazı msn görüşmeleri olduğunu belirterek, Bu görüşmeler gençler arasındaki geyik muhabbeti şeklindeki görüşmelerdir görüşünü savundu.
Müvekkilinin sanal ortamda görüştüğü kişilerle şahsen tanışmadığını iddia eden Yaşar, iddianamenin varsayımlar üzerine hazırlandığını öne sürdü. Yaşar, müvekkilinin MSNdeki bazı görüşmelerinin ciddiyetten uzak olduğunu da ileri sürdü.
Mahmut Yaşar, terör örgütü PKK üyeleri dururken, sanal ortamdaki ciddiyetsiz konuşmalarla suçlu yaratılmaya çalışıldığını savunarak, İlla suçlu aranıyorsa sokaklar suçlu doludur görüşünü dile getirdi.
Müvekkiline ilişkin yapılan aramalarda herhangi bir silah da bulunmadığını ve tüm delillerin sanal MSN yazışmaları olduğunu iddia eden Yaşar, müvekkilinin tahliyesini ve beraatını istedi.