Avrupa Konseyi’nden Ankara’ya uyarı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
Ortadoğu
Irak
AB
ABD
Kıbrıs
ABD'nin Seçimi
Genel
Balkanlar
Dünya basını
G.Asya-Pasifik
O.Asya-Kafkaslar
Güney Amerika
Afrika
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » AB

Avrupa Konseyi’nden Ankara’ya uyarı

Avrupa Konseyi, AİHM’de Türkiye’ye karşı açtığı mülkiyet davasını kazanan Kıbrıslı Rum Myra Ksenidis-Arestis için hükmedilen 885 bin Euro’yu henüz ödememiş olan Ankara’yı, bu miktarın davacıya derhal ödenmesi konusunda uyardı.

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 10:50 TSİ 24 Aralık 2008 Çarşamba

STRASBOURG - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM), kararlarının uygulanışının denetiminden sorumlu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından alınan ara kararda, mahkemenin 7 Aralık 2006 tarihinde hükmettiği 800 bin Euro maddi ve 50 bin Euro manevi tazminat ile 35 bin Euro’luk mahkeme masrafının Ankara tarafından davacıya hala ödenmediğine işaret edildi. Ankara’ya AİHM kararlarını yerine getirme yükümlülüğünü hatırlatan Bakanlar Komitesi, söz konusu miktarın faiziyle davacıya derhal ödemesini istedi. Komitenin konuyu Mart ayında Strasbourg’da düzenleyeceği insan hakları gündemli toplantıda yeniden ele alması bekleniyor.
Haberin devamı

Ankara’nın davacıya tazminatını ödememiş olmasının ardında, KKTC’de Rumların mülkiyet talepleri için oluşturulan Taşınmaz Mal Komisyonu konusunda AİHM’nin net olmayan tavrı yatıyor.

AİHM, Ksenidis-Arestis davasının tazminata ilişkin bölümü hakkında 12 Temmuz 2006 tarihinde açıkladığı kararında, davacıya, talep ettiği 2 milyon Euro yerine, KKTC’deki Taşınmaz Mal Komisyonu tarafından önerilen 850 bin Euro tazminat ve 35 bin Euro mahkeme masrafı ödenmesine hükmetmişti. Karar o dönem AİHM’nin Taşınmaz Mal Komisyonu’nu Rumların mülkiyet davaları için iç hukuk yolu kabul etmeye başladığı şeklinde değerlendirilmişti.

Ancak mahkemenin o tarihten bu yana Demades ve Tymvios adlı diğer iki Rum vatandaşının davasında değişik yorumlar içeren kararlara imza atması, gerek Ankara gerekse Rum Kesimi’nde kafaları karıştırdı. Rum Yönetmi, AB Komisyonu’nun son Türkiye ilerleme raporunda Ankara ile mülkiyet takasını kabullenen Rum vatandaşı Michael Tymvios davasını referans göstermesini, 7 Kasım 2008 tarihinde yayımladığı bir bildiriyle “Bu konu AB Komisyonu’nun yetki alanını aşar” ifadesiyle eleştirmişti.

AİHM yetkilileri ise NTV’ye yaptıkları açıklamada, henüz kabul edilebilir ilan edilmemiş 8 değişik Rum davasının şu anda incelendiğini ve Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Ankara’dan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi temelinde mülkiyet talebinde bulunan Kıbrıslı Rumlar için etkin iç hukuk olup olmadığının bu inceleme sonunda karara bağlanacağını bildirdiler.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Mehmet Fide  - İstanbul
23 Aralık 2008, Salı 17:46  
Oluyorsa, AIHM in kıbrısla ilgili kararlarının tanınmayacağını ilan edelim, AIHM sadece bizim iç haklarımızla ilgili kararlar verebilsin, nolcak ki..

Ersin Arslan  - Konya
23 Aralık 2008, Salı 17:07  
Osman Kılıç"a düzeltme, Elcevap: hayır. Buradaki Avrupa Konseyi (Council of Europe) Avrupa Birliği"nden farklı olarak 1949 yılında kurulan, hukuk, insan hakları, eğitim ve kültür gibi alanlarda faaliyet gösteren, Türkiye"nin de 1949"dan bu yana üyesi olduğu, uluslararası bir örgüttür. AİHM de bu örgüte bağlı faaliyet gösterir. Sanırım siz AB kurumlarından AB Konseyi"ni (Council) eleştiriyorsunuz ama onun konuyla ilgisi yok. Biraz daha dikkat lütfen!

ilke çetin  - İstanbul
23 Aralık 2008, Salı 16:50  
Osman Kılıç"a cevap vereyim; hayır terörü finanse etmek için kesmiyorlar cezaları. Olaylara at gözlüğüyle, etraftan duyduklarıyla, okuyup araştırmadan bakanlara belki ders olur diyerek kesiyorlar. Devletimizin haksız yere mallarına el koyduğu (tıpkı kendi ülkemizde azınlık vakıflarına yaptığımız gibi) insanlara ne cevap verilseydi, bir bardak su mu için denilecekti? Türkiye garantör bir ülke olarak son derece haklı bir şekilde barış harekatını yaptı. Peki ondan sonra ki süreçte, 35 senedir orada hala ne işimiz var?

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları