Prof. Dr. Soysal, burada yaptığı konuşmada, Avcıoğluyla aşağı-yukarı yarım yüzyılı geçmiş bir arkadaşlığı olduğunu söyledi.
Avcıoğlunun bir dönem Fransada okuması, kendisinin de Galatasaray Lisesini bitirmesi nedeniyle 1950lerin Fransasından etkilendiklerini ifade eden Soysal, bu durumun birbirlerine yaklaşmalarında etkili olduğunu ve 1961 Anayasası yapılırken çalıştıkları Kurucu Mecliste birbirlerine Mareşal diye seslendiklerini anlattı.
Soysal, Avcıoğlunun siyaseti politikanın dışında, yayın yoluyla yapmayı düşündüğünü, bu nedenle Yön dergisini çıkardıklarını dile getirerek, Avcıoğlunu, tek başına dev iştahıyla konuya sarılır, dev gücüyle güç almaya çalışır, içindeki duyguları da en berrak biçimde aktarırdı sözleriyle tanımladı.
DEMOKRASİYİ TAŞIYACAK ALT YAPI...
Yazar Erol Toy da Avcıoğlu, seçkin bir insandı, bir aydındı, ama yurttaş bir aydındı. Çünkü yurttaş aydın bağımsız düşünce sahibi aydındır. Doğan da Türkiye toplumunun geleceği ve yararı için bağımsızca düşünebilen biriydi diye konuştu.
Avcıoğlunun Türkiyenin Düzeni kitabında ülkenin bütün bozukluklarını yazdığını anlatan Toy, onun sadece sorunları değil, çözüm önerilerini de ortaya koyduğunu kaydetti.
Eski TBMM Başkanvekili ve gazeteci Uluç Gürkan da Avcıoğlunun ortaya çıkardığı eserlerin dörtte birini yazan bir kişinin mutlu öleceğini, ama kendi kanaatince onun gözünün açık gittiğini öne sürdü.
Gürkan, Çünkü daha çok yapacağı şey olduğunu düşünüyordu. Kendimi 2000 yılına göre programladım derdi. Doğan Avcıoğlu, Türkiyede demokrasiyi taşıyacak alt yapıyı son derece eksik bulurdu. Bunun da devrim yoluyla yapılabileceğini düşünürdü dedi.