En ünlü mafya babaları
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Yaşam
2008 böyle geçti
Chivas&CNBC-e Business ile Sıkı Dostlar
İnsanlar
İlişkiler
Alışveriş
Hayvanlar Alemi
Lezzet
Gezi
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Yaşam » İnsanlar

En ünlü mafya babaları

Al Capone ya da Carleoneler, film yıldızları kadar ünlü olmuş mafya simaları.. Sinemanın romantize ettiği mafya dünyasının gerçek ‘baba’ları ise kanlı bir dünyanın acımasız liderleriydi.

'Şanslı Luciano'nun II. Dünya savaşı öncesinde hapishanede çekilmiş fotoğrafı.

 DİĞER HABERLER


NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:30 TSİ 12 Aralık 2008 Cuma

İSTANBUL - İşledikleri suçlarla korku salan, yaşamları her zaman merak konusu olan mafya babalarının sonları genellikle yaşamları gibi kanlı ya da hapishane köeşelerinde sonlandı. İlk ‘babaların babası’ lakabını alan Vito Ferro susuzluktan öldü. Tüm Amerika’yı peşine takan Ünlü Al Capone, filmlere konu olan hayatının son yıllarını Al Catraz’da geçirdi. Diğerleri ise...
Haberin devamı


Bilinmeyen yönleriyle İtalyan mafyası


Sicilya’dan New York’a kanlı mafya tarihi

Vito Cascio Ferro:
İlk 'Babaları Babası' Vito Ferro.

Vito olarak tanınan Vito Cascio Ferro, 1862’de Palermo’da doğdu. 1901’de göç ettiği New York’ta, mafya içinde hızla yükseldi. Pizzu olarak bilinen haraç alma tekniğini geliştirerek ün kazandı. İşadamlarından onların iflas etmelerine neden olacak büyüklükte haraç almaktansa, küçük haraçlarla daimi bir gelir elde ediliyordu. 1909’da bir polisi öldürmekten hüküm giydi ama Sicilya’ya kaçmayı başardı. 1920’li yıllarda ‘Babaların Babası’ olarak İtalyan mafyasına hükmetti. 1929’da tutuklanarak 50 yıla mahkum oldu. Mahkumiyeti sırasında hapisanedeki lüks yaşamı hakkında pek çok hikayeler yayılmıştır. Don Vita’nun ölümü trajik oldu. 1943 yılında Amerikan askerleri İtalya’da ilerlerken mahkumlar salıverildi ancak boşaltılan hapishanede Don Vito terk edildi ve susuzluktan öldü.

Charles ‘Şanslı’ Luciano:
'Şanslı Luciano' zirvede olduğu dönemde...

Time dergisinin 20. yüzyılın en çok sözü geçen 20 kişisinden biri olarak gösterdiği Charles ‘Şanslı’ Luciano, 1897’da Sicilya’da doğdu. 1907’de ailesi ile birlikte Amerika’ya göç etti. Birinci Dünya Savaşı öncesinde, New York’ta küçük işlerde uğraştı. Savaşa katılmak için orduya katıldı ama belsoğukluğu hastalığına yakalandığı için askeri kariyeri kısa sürdü. Savaş sonrasında başladığı suç kariyerinde ise hızla yükseldi. 1920’lerdeki pek çok ünlü gangster gibi, Luciano da tüm gücünü ve servetini içki yasağından elde etti. Al Capone’un Chicago’daki yükselişine benzer biçimde Şanslı Luciano da New York’da hızla yükseldi. Castellammarese Savaşı’nda kaybeden taraftaydı, ancak rakip ailenin liderinin kısa süre sonra öldürülmesi sonrasında, Amerika’daki İtalyan mafyasının yapısını oluşturan ünlü Komisyonun mimarı ve en etkili kişisi Lucaino oldu. II. Dünya savaşı öncesinde hapse atılsa da işlerini parmaklıklar arkasında sürdürdü. Sicilya’daki güçlü bağlantıları nedeniyle, İtalya’nın Müttefikler tarafından işgali sırasında Amerikan istihbaratı ile işbirliği yaptı. Savaş sonrasında ise gizlice kaçtığı Küba’da, kumarhane işletmeciğinin gölgesinde eroin kaçakçılığından büyük servet ve güç kazandı. Yaşamının son yıllarında İtalya’da suç örgütünü genişletmeye çalıştı. 1962’de akciğer kanseri nedeniyle doğduğu ülkede öldü.

Al Capone:
Al Capone

En ünlü Amerikan gangsterlerinden biri olan Alphonso Gabriel ‘Al’ Capone, 1893’te ABD’ye göç etmiş Napolili bir ailenin çocuğu olarak 1899’da New York’ta doğdu. Doğduğu şehirde pek çok küçük işte çalıştı. Bu işlerden biri olan bar fedailiği sırasında yüzüne aldığı üç yara nedeniyle daha sonraları kendisine yaralıyüz (scarface) lakabı takıldı. Al Capone de Şanslı Luciano gibi suç dünyasındaki yükselişini 1920’li yıllardaki içki yasağı sayesinde gerçekleştirebildi. Chicago’da içki kaçakçılığından büyük paralar kazandı. Chicago’nun banliyölerinden Cicero’da kendi adamını belediye başkanı seçtirerek elde ettiği yasal güvenceyle gücünü arttırdı. Sahip olduğu kumarhanelerle de kirli işlerini gizleyebiliyordu.

Bu sürede rakipleri ve düşmanları arttı. 1929’a gelindiğinde düşmanlarıyla arasındaki gerilim savaşa dönüştü. O yılın 14 Şubat’ında rakip gangster çetesinden yedi kişiyi öldürttü. ‘Sevgililer Günü Katliamı’ olarak anılan bu olayın Al Capone ile bağlantısı asla kanıtlanamadı. Pek çok kirli işe ve cinayete bulaşan Capone bu suçlardan değil, 1929’da vergi kaçakçılığından tutuklandı ve ünlü Alcatraz Hapishanesi’ne kondu. 1947’de burada öldü.

Michele Navarra:
Michele Navarra

Doktora derecesine sahip bir fizikçi olan Navarra mafya tarihinin en ilginç kişiliklerinden biri... 1905 yılında Carleone’de doğdu. Hayatı mafyayla pek çok bağı olan bir kadınla evlenmesiyle değişti. Kısa sürede Cosa Nostra içinde yükselerek 1940’lı yıllarda Carlenone Ailesi’nin başına ‘Baba’ olarak geçti. Uzun süre müttefiki olan Luciana Leggio’nun hırsının başına bela açacağını anlayarak Leggio’yu 1958’de öldürtmeye çalıştı ancak başarılı olmadı. Aynı yıl Leggio’nun adamaları Salvatore Riina ve Bernardo Provezano tarafından arabasının içinde kurşun yağmuruna tutuldu. Navarra’dan sonra Carleoneler’in başına sırasıyla Leggio, Riina ve Provezano geçti.

Salvatore Greco “Ciaschiteddu-Küçük Kuş”:
'Küçük Kuş' Salvatore Grecco.

1923’te Palermo’da doğan Greco ünlü bir mafya ailesi olan Ciaculli’lerin bir üyesi... Babası Giuseppe Greco, aile içinde süren bir kan davasında öldürüldü. ‘Küçük Kuş’ ya da “Şarap Testisi’ lakabıyla anılan Salvatore Greco ailenin başına geçerek kısa sürede güçlendi. 1957’de Amerikan Mafyası ile İtalyan Mafyası arasında gerçekleşen ‘Palermo Görüşmeleri’nde yer aldı. Daha sonra kurulan Sicilya Mafya Komisyonu’nda bulundu. Birinci Mafya Savaşı sırasında pek çok cinayetin emrini verdi. ‘Ciaculli Katliamı’ olarak bilinen olaydan sonra Venezüella’ya kaçtı. İkinci Mafya Savaşı öncesi arabulucu olmayı denese de savaşı önleyemedi. 1978’de Caracas’ta öldü.

Angelo La Barbera:
Angelo La Barbera

1924 doğumlu Angelo La Barbera, kardeşi Salvatore ile birlikte büyük bir Sicilya mafya ailesini yönetti. ‘Palermo Görüşmeleri’ ve ‘Sicilya Mafya Komisyonu’nda yer aldı. La Barbera, Birinci Mafya Savaşı’ndan sonra kurulan 114’ler Mahkemesi’nde hüküm giyen az sayıdaki mafya liderinden biri oldu. 1968-75 arasında çeşitli hapishanelerde dolaştırıldı. En sonunda 1975’te üç mafya üyesi tarafından öldürüldü. Ölümü ardından üyesi olduğu mafya ailesi dağıldı. Biyografisini yazan Gaia Servadio onu hızlı ve zeki gangsterlerin sembolü olarak tanımlamıştı.

Gaetano Badalamenti:
Gaetano Badalamenti

Ünlü bir Sicilyalı mafya ailesin olan Cinisiler’e mensup olan ‘Don Tano’ Badalamenti, özellikle pizza dükkanları aracılığıyla 1.65 milyar dolarlık uyuşturucu ticareti yapmasıyla mafya dünyasında ünlendi. Birinci Mafya Savaşı sonunda ağır yara alan Cinisi Ailesi’nin başına geçti. 1970’li yıllarda pizza trafiği üzerinden yürüttüğü eroin ticaretiyle milyarlarca dolar kazandı. İkinci Mafya Savaşı öncesinde Carleone’ler tarafından Komisyon’dan sürüldü ve Brezilya’ya kaçtı. 2002 yılında İtalyan Mahkemesi tarafından 1978 yılında işlediği bir cinayet nedeniyle hakkında tutuklama kararı alındı. Badalamenti 2004’te kalp yetmezliği nedeniyle bir klinikte öldü.

Luciano Leggio:
Cosa Nostra'nın en kanlı liderlerinden Luciano Leggio.

En tanınmış mafya babalarından biri olan Leggio, 1925 yılında Carleone’de doğdu. Pek çok mafya babasının tersine bir mafya ailesine mensup değildi. Küçük bir çiftçinin oğlu olan Luciano Leggio küçük yaşta başladığı ‘suç kariyeri’ni 1945’te Michele Navarra tarafından kabul edilmesinden sonra Carleoneler’de devam ettirdi. Entelektüel bilgisi geniş olduğundan kendisine ‘profesör’ deniyordu. 1940’ların sonunda tanıştığı Salvatore Riina ve Bernardo Pravozano ile birlikte Carleoneler içinde hızla yükseldi. 1958’de Navarra’nın adamlarının sokak ortasında kendisini kurşun yağmuruna tutmalarından şans eseri kurtuldu. Birkaç hafta sonra Riina ve Provenzo’nun kurşunlarına hedef olan eski patronu onun kadar şanslı değildi. Navarra’nın ölümünden sonra Carleone Ailesi’nin ‘Baba’sı olan Leggio hırsını ve acımasızlığını kısa sürede gösterdi. Giderek daha sık başvurduğu şiddet, komisyonun diğer üyeleri tarafından tepkiyle karşılandı ve rakip aileler arasında gerilimi artırdı. 1974’te yakalandıktan sonra halefi Riina, onun taktiklerini artırarak sürdürdü. 1977’de Navarra’nın öldürülmesi suçuyla hakim karşısına çıktığında savunmasını kendisi yaptı. Ömür boyu hapis cezası alan Leggio, 1993’te kalp krizi nedeniyle hapishanede öldü.

Salvatore ‘Toto’ Riina:
'Canavar' lakaplı Riina parmaklıklar arkasında.

‘Canavar’ ya da ‘Kısa’ olarak da bilinen Salvatore Riina, en acımasız mafya babalarından biri kabul ediliyor. 1930’da Carleone doğumlu Riina kısa sürede Carleone Ailesi içinde sivrildi. Patronu Michele Navarra için tetikçilik yapıyordu ancak asıl patronu Lucino Leggio’ydu. Leggio’ya yapılan başarısız suikast girişimi ardından Navarra’nın iki katilinden biriydi. Leggio’nun 1974’te yakalanmasından sonra ‘Babaların Babası’ olarak Sicilya mafyasının başına geçti ve selefinin kanlı taktiklerini sürüdürdü. İkinci Mafya Savaşı’nda rakipleri Stefano Bontade ve Salvatore Inzerillo de dahil pek çok kişinin ölüm emrini verdi. Mafya savaşından tek başına çıkan Riina, hemen arkasından İtalyan hükümetinin başlattığı ‘Büyük Soruşturma’ya çok kanlı cevap verdi. Olağanüstü yetkilerle donatılan yargıç Giovanni Falcone ile yargıç Paolo Borsellino, Riina’nın adamlarının yerleştirdiği bombalarla kısa aralıklarla can verdi. Riina 1993’te yakalandı ve farklı suçlardan ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. İtalyan televizyonunun Capo dei Capi (Babaların Babası) adlı altı bölümlük belgeselde hayatını ve suçlarını anlattığı Riina halen cezasını çekmeye devam ediyor.

Bernardo Provazano:
Son 'Babaların Babası' Provazano 2006'da yakalandı.

1933 Carleone doğumlu Provazono, çoğu kişi için son ‘Babaların Babası’dır. Yirmili yaşlarından önce Carleoneler’e katılan Provazona, Leggio ve Riina ile olan işbirliğini, Riina’nın 1993’te tutuklanmasından sonra Sicilya Mafyası’nın başına geçerek sürdürdü. Riina’nın tutklanmasının ardından birkaç bombalı eylem emri verse de selefinin şiddet taktiklerini sürdürmeyerek mafyayı sessiz bir döneme soktu. Onun döneminde Cosa Nostra’da bölünmeler olduğuna yönelik çok sayıda spekülasyonlar yayıldı. Bir başka iddiada da 1993’te İtalya Başbakanı Silvio Berluconi 1993’te Forza Italia hareketi ile politikaya atılırken kendisi ile irtibata geçmek istediğidir. 40 yıllık kaçışının ardından 2006 yılında yakalandı. İtalyan polisi, Provazano’nun yakalanmasından sonra Cosa Nostra’nın yeniden ses getirici eylemler yapmaya çalışacağından endişe ediyor.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları