28 bin eczacı Ankarada büyük bir miting yapmaya hazırlanıyor. Türk Eczacılar Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, 21 Aralıktaki mitingi yapma nedenlerini şöyle dile getiriyor: Çünkü eczacılar şişti. Ekonomimiz bozuldu, psikolojimiz bozuldu...
İSTANBUL - Eczacılar, 2001 yılından sonra ilk kez büyük bir miting düzenlemek için hazırlıklarını yapıyor. Türk Eczacılar Birliği Genel Başkanı Erdoğan Çolak, 7 yıl aradan sonra meydanlara inmelerinin anlamını şu sözlerle açıkladı: Eczacılar bu alanları çok kullanmazlar. Eğer bu alanları kullanıyorlarsa o zaman durum vahim demektir. NTVMSNBCye konuşan Çolak, 21 Aralıkta neye karşı, niçin yürüyeceklerini anlattı.
MEYDANLARDAN HAYKIRMAK İSTİYORUZ Biz yasaya karşı da yürüyoruz, SGKnın uyulamalarına karşı da. Daha doğrusu son zamanların moda deyimiyle, taleplerimizi iletmek için alanlardayız. Bu taleplerimizi dosyalarla, görüşlerle bakanlara giderek yüzlerce kez ilettik. Yapalım, edelim, haklısınız dendi ama ortaya bir sonuç çıkmadı. Bir kere de meydanlardan haykırmak istiyoruz. Çünkü eczacılar şişti. Eczacıların psikolojisi bozuldu. Sağlık sisteminde sağlık danışmanlığı, ilaç danışmanlığı rolümüzle hizmet veriyoruz. Bilgimizle, üretimimizle ve sermayemizle... Ve bu yüzden en çok biz rezil oluyoruz, böyle birşey olabilir mi? Paramızı zamanında alamıyoruz, hastayla kavga ediyoruz, provizyon sistemiyle kavga ediyoruz, Sosyal Güvenlik Kurumu sizin 3 lira kazandığınız ilaçta yaptığınız bir hata yüzünden 10 lira bedel kesiyor. Geç kontrol ettiği için faizini uyguluyor. Biz sağlık hizmeti veriyoruz. Bunun sonunda da psikolojimiz bozulmuş vaziyette. Yani ekonomimiz bozuldu, psikolojimiz bozuldu. Eczacılar bu alanları çok kullanmazlar. Eğer bu alanları kullanıyorlarsa o zaman durum vahim demektir zaten.
Çolak, eczanelerin Türkiyenin batısında ve doğusundaki eşitsiz dağılımın giderilmesi için 3 bin 500 nüfusa 1 eczane istediklerini söyledi. Bunun için gerekli yasa değişikliğinin yıllardır yapılmamasını eleştirdi:
ECZANELER NÜFUSA VE METREYE GÖRE SINIRLANSIN 6197 sayılı yasamız var. 1995 yılından beri yasayla ilgili taleplerimiz var. Yürürlükte olan yasayla ilgili 69 maddede değişim istedik. Bu yasa süreç içinde 95 yılından bugüne kadar kırpıla kırpıla 9 maddeye geldi. 9 maddenin içinde neler var: Nüfusa ve metreye göre sınırlama var. 3 bin 500 nüfusa 1 eczane istiyoruz biz. Avrupa ortalaması budur. Türkiyede 3 bin 250 kişiye 1 eczane düşüyor. Vahim olan yanı, Türkiyenin batı bölgelerinde (İstanbul, Bursa, İzmir, Balıkesir gibi) 1400-1700 kişiye 1 eczane düşmesi, doğu bölgelerinde ise 15 bin kişiye 1 eczane düşmesi. Dağılım eşit değil. Batıda zaten yeterince eczane var. Eczane açmak isteyenlerin doğu bölgelerine kaymalarını istiyoruz. Çünkü böyle yapmayınca Doğuya kimse gitmiyor. Nüfusa göre bir tahdit konulursa eczane açmak isteyen ne yapacak? Mecburen başka bir yere gidecek. Yani adam dağın başına gitmez de Bitliste açar, Diyarbakırda açar. Hiç olmazsa oradaki vatandaş da yararlanır. Oranın yerlisi de oranın ilçesine, köyüne, beldesine gider.
PARİSTE 30 YILDIR ECZANE AÇILMIYOR Avrupada var bu kısıtlama. Mesela Hollandada 4 eczacılık fakültesinin 2si kapatıldı. Araştırma merkezi haline dönüştürüldü. Üniversite ve sanayi orayı araştırma merkezi haline dönüştürdü. Mesala Pariste 30 yıldır eczane açılmıyor. Olayın bir yanı da şu. Türkiyede sağlığa yeterince kaynak aktarılmıyor. Koruyucu hekimlik de rafa kaldırılınca tedavi edici hekimlik ön plana çıktı. Dolayısıyla ilaç ön plana çıktı. İlaç sarfiyatı o yüzden sağlık giderleri içerisinde yüksek bir paya sahip. Ama Avrupaya baktığımzda bu pay yine de bir anlam ifade etmiyor. Türkiyede kişi başına düşün ilaç harcaması 95-100 dolar civarında. Yunanistanda 300 dolar. Diğer ülekelere baktığınızda 350-500 dolara kadar çıkıyor. Çünkü orada hem sağlık payı yüksek, hem de ilacın payı sağlık payının içinde çok anlam ifade etmiyor. Yani yüzde 25ler civarında. Çünkü orada koruyucu hekimlik var. Bizde sağlığın payı düşük, koruyucu hekimlik yok, ilacın payı o zaman yüksek görünüyor; yüzde 40ların üzerinde görünüyor. Oysa rakama vurduğunuzda siz 95 dolar harcıyorsunuz Avrupa 250 dolarla başlıyor 500 dolara kadar çıkıyor.
İKİNCİ ECZACILIK İSTİYORUZ Şu anda Türkiye genelinde 24 bin eczanemiz var. Biz şu anda eczane açmış olanlara ve eczacılık fakültesinde okuyanlara bir kısıtlama getirilmesini istemiyoruz. Bundan sonrası için eczacılık fakültelerine girenler bunu bilerek girsinler istiyoruz. Şöyle bir şey daha var. Biz ikinci eczacılık istiyoruz. Bir eczacılık fakültesi öğrencisi mezun olduktan sonra, staj yapar gibi 1 yıl eczanede çalışmalı diye düşünüyoruz. Bu görevi yerine getirdikten sonra eczane açabilmeli. Tıpkı barolarda olduğu gibi. Okulda muhasebe, finans bilmiyor, işletme bilmiyor direkt geliyor, eczane açıyor. Niye? Çünkü ilaç sanayicisi eczacı çalıştırmıyor, kimyager, kimya mühendisi çalıştırıyor. Kamu yeterince istihdam etmiyor. SGKnın, Maliyenin reçete kontrol ünitelerinde eczacı yok.
Çolak, eczacı sayısındaki fazlalığın, bu konuda planlama yapılmamasının sakıncalarına dikkat çekti:
ECZACILIK FAKÜLTELERİNİN ÇOĞUNDA PROFESÖR YOK Türkiye genelinde 500 küsur hastane var. 260ında eczacı yok, ilaç hizmeti eczacısız veriliyor. Açılan eczacılık fakültelerinin birçoğunda profesör yok. Doçent yok. Ankaradan İstanbuldan sürekli hoca taşınıyor. Bütün bunların planlanması lâzım. Bütün bunlar planlanmıyor, 7 eczacılık fakültesinden 14e çıktık. 600 mezundan 1200 mezuna çıktık, bunların yüzde 85i de eczane açıyor. Bu alanda planlama yapılmayınca insanlar birbirleriyle hizmette, bilgide, emekte rekabet edeceğine başka alanlarda rekabet ediyor. Yasal olmayan arayışlara giriliyor. Çıkan usulsüzlüklerin ana gerekçesi budur.
ECZACILARIN SLOGANLARI Eczacılar, 21 Aralıktaki mitingde şu sloganlarla taleplerini dile getirecek:
Eczacıları zincirleme girişimine karşı zincirlerimizden kurtulmak için yürüyoruz Eczaneler yangın yeri Muayene ücreti değil, ücretsiz sağlık hizmeti Rekabeti değil, hastayı, eczacıyı ve bütçeyi düşünün Yeşil kartta geri ödeme sıkıntılarına son
doktor arkadaşlara sormak lazım
firmalarla ilaç anlaşması yapıp
yüzdesini cebine indirmek ve firma
mümessillerinin aracınıda makam aracı
olarak kullanırken iyi tabiki eczanede
ilacı değişince eczacıya tavır almak
kolay paraları firmadan alamıyacak
endişesi var iki tık bir şık ver bu
kadar iyi ozaman iyi günler doktor
arkadaşlar emekli sade vatandaş*
nurşen dede - Aksaray
17 Aralık 2008, Çarşamba 00:32
Biz Eczacılar sağlıkta dönüşümle tüm
vatandaşlarımıza neler yapıldığını en
yalından bilen kişileriz.Mitingin
amacı hastalara yapılan eziyet içindir
ve biz de buna alet oluyoruz ne
yazıkki.
ECZ OZAN AYZİT - Diyarbakır
16 Aralık 2008, Salı 22:08
Bir millet uyuyorsa uyandırmak
kolaydır , ama uyuyormuş gibi
yapıyorsa asla UYANDIRAMAZSINIZ
(GANDHİ) Ey vatandaş bizler asıl
sizler için dökülüyoruz meydanlara ,
eczacının hesap denetçiliğini
yapacağınıza biraz da kendi
çocuklarınızın geleceğini düşünün ,
her gün gözlerimizin önünde muayene
ücretini ödemekte zorlanan ,
kıvranan , renk değiştiren
sizlersiniz , bu sefer de bizden olsun
diye diye hayır kurumu haline geldik ,
bırak uyuma taklidini , bırak benim
yediğim ANA SÜTÜ KADAR HELAL EKMEĞİMİN
hesabını !