Almanya anadilini tartışıyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
Ortadoğu
Irak
AB
ABD
Kıbrıs
ABD'nin Seçimi
Genel
Balkanlar
Dünya basını
G.Asya-Pasifik
O.Asya-Kafkaslar
Güney Amerika
Afrika
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Genel

Almanya anadilini tartışıyor

Almanya iktidar partisi CDU, anayasaya “Almanya’nın dili Almanca’dır” ifadesinin konulmasına yönelik bir karar aldı. Bu kimilerine göre doğal, kimilerine göre ırkçı bir karar. TGD Başkanı Kenan Kolat, kararın asimilasyon baskısını arttıracağını söylüyor.


 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 10:39 TSİ 06 Aralık 2008 Cumartesi

İSTANBUL - Almanya’da iktidardaki Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU), Stuttgart şehrinde düzenlediği genel kurulunda tartışmalara neden olan bir karar alındı. Karara göre parti, anayasaya “Almanya Federal Cumhuriyeti’nin dili Almanca’dır” ibaresinin girmesini destekleyecek. Başbakan Angela Merkel’in karşı çıkmasına rağmen kabul edilen bu kararın ardından, ülkede tartışmalar başladı. Kimine göre, bu ifadenin anayasada yer alması, “Alman bayrağının renkleri ‘siyah-kırmızı-sarı’dır” demek kadar doğal. Kimine göre ise, böyle bir ifadeyi desteklemek ırkçı/millyetçi bir yaklaşımı simgeliyor. Karar Alman basını ve politikacıları meşgul ettiği kadar, Almanya’daki Türk toplumunun da gündemine oturdu. Konuyu Ntvmsnbc’ye değerlendiren “Almanya Türk Toplumu” (TGD) Genel Başkanı Kenan Kolat, böyle bir karar alınmasının gereksiz olduğunu ve hayata geçmesi durumunda Türk göçmenler için olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.
Haberin devamı

Kolat, iktidardaki partinin genel kurultayı tarafından alınan kararın çok önemli ve ciddi bir karar olduğunu söyledikten sonra şunları kaydetti: “Kararın hayata geçmesi için Federal Parlamento’da ve Eyaletler Parlamentosu’nda üçte iki çoğunluk tarafından onaylanması gerekiyor. Bazı kesimlerden gelen işaretler bunun gerçekleşebileceği doğrultusunda. Burada en önemli nokta şu: Almanya’da hiç kimsenin, hiçbir göçmen veya Alman kuruluşunun “Almanca resmi dil değildir” diye bir çıkışı yok. Bunun değişmesi talebi de söz konusu değil. Bu yüzden, “Almanya Almanca’nın resmi dilidir” ifadesinin anayasaya alınmasında genel olarak sorun yok gibi görünebilir. Ama CDU’nun karar metninde, “Almanya’nın dili Almanca’dır” deniyor. “Almanya’nın resmi dili Almanca’dır” değil. Tabii o zaman bu ince ayrımın nedenini sorguluyoruz. Bu tarz bir ifade, öncü-kültür tartışmasını yeniden gündeme getirir ve göçmenler üzerinde asimilasyon baskısını artırır. Başka da hiçbir işe yaramaz.”
TGD Başkanı Kenan Kolat


RESMİ DİLİN ALMANCA OLDUĞU ZATEN ÜÇ YASADA BELLİ
Kolat, Almanya’da Almanca’nın resmi dil olduğunun üç yasada zaten çok açık bir şekilde yer aldığını da şöyle belirtiyor: “Devlet işlem yasası, sosyal yasa ve vergi yasası. Bu üç yasada da, resmi yazışmalarda kullanılacak dilin Almanca olduğu yazılı. Yani bu konuyla ilgili yeni bir gereklilik aslında yok. Fakat anayasada “Almanya’nın dili Almanca’dır” denirse, yarın öbür gün sokakta iki Türk birbiriyle konuşurken, birileri durumdan vazife çıkarıp: “Niye Almanca’dan başka dil konuşuyorsun?” dediğinde, gerginlik olmayacağını bana kim garanti edebilir? Birisi diyecek ki, “Burası Almanya. Biz senin iyiliğini düşünüyoruz. Sen Almanca’nı geliştir. Anadilini konuşmana da gerek yok.” Böyle bir yaklaşım geldiğinde ne yapılacak? CDU bu konuda samimiyse ve bizlerin burada yaşamasını istiyorsa, anayasaya şöyle bir madde de ekleyelim: “Almanya bu ülkedeki azınlıkların dil ve kültürlerini korur.” Bunu düşünmeden, anayasaya dil ifadesi koyulmamalı. Böyle bir maddenin, hiçbir şekilde gerekliliği yok.”

TASARININ AMACI ALMANCA’YI KORUMAK
CDU’nun tasarısının, Almanca’yı korumaya yönelik olduğunu düşünen Türkler de mevcut. CDU’nun Kuzey Ren Vestfalya Teşkilatı Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Arslan, Deutsche Welle Türkçe Servisi’ne yaptığı açıklamada, şunları söylüyor: “Geçtiğimiz yıllarda, özellikle İngilizce terimlerin veya Fransızca terimlerin gitgide Almanca dilinin içine girdiğini görüyoruz. Bu da tabii olayı kültürel açıdan değerlendirdiğimizde bazı tehlikeleri içerebilir. Ayrıca göçmen veya Türk kökenli çocuklar kadar, kreşe giden Alman çocuklarının da dilbilgisi düzeyi düşük. Bu öneri hem Almanca’nın korunması, hem de çocukların Almanca’yı daha iyi öğrenmesini mümkün kılmak için hazırlandı.”

Alman politikacılar arasında da tasarı ile ilgili farklı görüşler bulunuyor. CDU’lu Saarland eyaleti başbakanı Peter Müller, dilin bir devletin önemli unsurlarından olduğunu söyleyerek kararı desteklerken, yine CDU’lu federal milletvekillerinden Norbert Lammert, AB’nin 27 ülkesinin 17’sinin anayasasında “ülkenin dili”nin belirtildiğini söylüyor.

ANAYASA AKLINA GELENİ YAZABİLECEĞİN BİR YER DEĞİL
Nordbayerischer Kurier gazetesinin haberine göre, Yeşiller Partisi federal milletvekili Hans-Christian Ströbele planın “yazılı bir yalandan” ibaret olduğunu, çünkü ülkede birçok dilin konuşulduğunu söyledi. Ströbele önerinin göçmenlere verilecek yanlış bir mesaj olduğunu ve bunun Almanya’da konuşulan diğer dillerin eşit düzeyde tanınmayacağı anlamına geldiğini belirtti.

Yeşiller Partisi’nin eşbaşkanlığına kısa süre önce seçilen Cem Özdemir ise “Neuen Westfälischen” gazetesine yaptığı açıklamada, anayasanın herkesin her aklına geleni yazabileceği bir kağıt topluluğu olmadığını söyledi ve “Anayasanın değişmesiyle hiçbir çocuk daha iyi Almanca öğrenmeyecektir.” dedi.

DÖNEBİLEN IZGARA ET Mİ DİYECEĞİZ?
CDU’nun aldığı karar basında da geniş yer buldu. Almanya’nın saygın dergilerinden Spiegel, konuyla ilgili haberinde esprili bir yaklaşım sergileyerek, Almanca’ya yabancı dillerden girmiş birçok kelime bulunduğunu söyledi ve yabancı kelimeler yerine kullamnılabilecek, esprili Almanca alternatiflerden bir liste hazırladı. Haberde şu soru da soruldu: “Bundan sonra Türkçe döner yerine, Almanca “dönebilen ızgara et” mi demeliyiz?”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Erdem Ceydilek  - Yurt Dışı
09 Aralık 2008, Salı 18:50  
Süryaniler gidi diğer gayrimüslimlerin azınlık olarak görülmemesi zaten başlı başına bir hatadır.Devletin bunu limitli şekilde yorumlayıp sadece Ermeni, Rum ve Yahudilerle sınırlaması Lozan Antlaşması metinlerindeki "gayrimüslim" kelimesinin anlamını daraltmaz.Kasten çarpıtma gibi bir durum yok ortada yani.Mahkemeler meselesi de konuyla alakalıdır. Ülkemizde milyonlarca kişinin anadili Türkçe değildir ve bu vatandaşlarımıza mahkemelerde anadilini kullanma fırsatı verilmemektedir Lozan"ı ihlal ederek. Ayrıca "Turkceden baska dil bilmeyenler" demişsiniz ama bu da sanırım bir dil sürçmesi sanırım

Faruk Sari  - Yurt Dışı
08 Aralık 2008, Pazartesi 10:09  
Erdem Bey Ikinci yorumunuz icin de tekrar düzeltme yapmak durumundayim."sadece gayrimüslimlerin azınlık olduğu" cümlesi hatalidir. Ülkemizde müslüman olmayan vatandaslarimiz vardir ve bunlar azinlik degildir. Eger bu konuyu iddia ettiginiz gibi biliyorsaniz, kasten carpitiyorsunuz demektir. Ikincisi neden antlasma ile ilgili Ingilizce bir metin yazdiginizi anlayamadim. Antlasma metni Turkce ve Fransizca"dir. Keske Turkce metni alsaydiniz, tum vatandaslarimiz da anlasaydi. Bahsettiginiz madde mahkemelerde Turkceden baska dil bilmeyenlere imkan saglanmasiyla ilgilidir ki bu konumuz disindadir

Erdem Ceydilek  - Yurt Dışı
06 Aralık 2008, Cumartesi 18:39  
Lozan antlaşmasında sadece gayrimüslimlerin azınlık olduğu doğrudur. Ama 39/4 maddesine bakarsanız "Notwithstanding the existence of the official language, adequate facilities shall be given to Turkish nationals of non-Turkish speech for the oral use of their own language before the Courts." der. yani anadili türkçeden başka olan topluluklara da dillerini mahkemelerde kullanma hakkı verir. Bence önce Lozan"la ilgili bilinmeyen, gizlenen, gündeme getirilmeyen maddeleri öğrenelim, sonra başkalarına iyi araştırmak için öğüt verelim.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları