Öymen’den çarşaf eleştirisi: CHP proje üretsin
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Öymen’den çarşaf eleştirisi: CHP proje üretsin

Radikal Gazetesi Yazarı ve CHP eski Genel Başkanı Altan Öymen çarşaflı kadınların CHP’ye üye yapılmasının seçime yönelik bir adım olarak algılandığı söyledi.


 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:53 TSİ 03 Aralık 2008 Çarşamba

İSTANBUL - NTV’nin Yazı İşleri programına konuk olan Öymen, CHP’nin oylarını artırması için proje üretmesi gerektiğini ve program dahilinde ekonomik politikalar hazırlaması gerektiğini söylüyor. Ecevit 1970’lerdeki çıkışının projelere ekomonik iddialara bağlı olduğunu hatırlatan Altan Öymen “Çarşaflı, bu örtünme meselesinin en ekstrem tarafıdır memleketimizde. Yani türban meselesinin ötesinde çarşafın savunması haline geldi bu. Birazda başı açık kadınların savunulması lazım, onlarla birlikte onları da savunun” dedi.

  • Yazı İşleri’ni izlemek için tıklayın
    Haberin devamı

    Altan Öymen Yazı İşleri programında Mirgün Cabas ve Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladı. Öymen şunları söyledi: “Aslında bir tarihi tarafı var konunun. CHP hakkında demokrasiye geçtiğimiz 1946’dan itibaren hep dine uygun davranmadığı iddiası öne sürülmüştür. CHP de buna karşı bir şeyler yapmaya çalışmıştır. Mesela ilk defa din derslerinin yeniden müfredata konulması, imam hatip kurslarının açılması, İlahiyat Fakültesi’nin kurulması kararları CHP döneminde yapılmıştır.

    Dinsizlik iddiasına karşı tedbir alınmak için yapılmıştır. Köy Enstitüleri’ne karşı dinsizlik emareleri var diye haksız iddialar öne sürülmüştür. Oralardan fedakarlık başlamıştır. Fakat bu, o zamanın şartları içinde anlaşılır. Örneğin Arapça ezanı getirdi Demokrat Parti, yine orada çekimser kaldı yani Türkçe ezanı savunmadı. Ama bunların karşısında CHP’nin oylarının böyle davrandığından arttığı da görülmedi. Yani daha fazlası istenildi ve o ithamlar kaldı.

    CHP OLDUĞU GİBİ OLMALIDIR
    Mesela şimdi Zaman Gazetesi veya Yeni Şafak Gazetesi ‘Aferin Baykal’a’ diye söylüyorlar. Ama yarın diyelim o şalvar konusunda daha yeni açılımlar yapsa veya din konusunda başka şeyler de yapsa gene başka şeyler istenecek. Bu noktada tarihi süreç de göz önünde tutulursa ben şu sonuca varıyorum; CHP olduğu gibi olmalıdır. CHP içinde gerçekten başı örtülüler vardır çarşaflılar da vardır. Bazı örgüt mensuplarının hanımları öyledir. Bu gerçeğin tespit edilmesi yeter CHP’nin tanınması için. Öteki vasıflarının da kabul edilmesi lazım.

    BİRAZ DA BAŞI AÇIK KADINLARIN SAVUNULMASI LAZIM
    Çarşaf meselesi bugün devam ettirdiği bir şey. Ancak dünkü konuşmasını ben de gazetelerden biraz şaşırarak okudum. Sanki Adana’daki şalvarlıların ütülü olarak pantolon giymeleri gerekir diyen varmış gibi böyle karşı fikir ortaya çıkarıyor ve ona şiddetle cevap veriyor. “Alacağım kardeşim” diyor, sanki ‘alma’ diyen olmuş gibi. Fakat bunu bir politika haline getirmesinden dolayı eleştirenler var. Çünkü kaç günden beri bir çarşaflı savunması var. Mesela çarşaflı, bu örtünme meselesinin en ekstrem tarafıdır memleketimizde. Yani türban meselesinin ötesinde çarşafın savunması haline geldi bu. Birazda başı açık kadınların savunulması lazım, onlarla birlikte onları da savunun. Yani çarşaflı almak partiye büyük devrim gibi falan gösterilirken biraz da başı açık olan kadınlar da girsin, hepsi girsin aslında partiye eğer inanıyorlarsa.

    SEÇİM ARİFESİNDE OLDU
    Gençlere çok ihtiyaç var CHP’de. Gençlerin de öyle kitle halinde partiye alınması için ciddi teşebbüsler çok önceden başlatılması lazımdı. Seçim arifesine gelindiğinde bu kitlesel üye olmalar başladı bunun da en tepe noktası ve mütemadiyen gündemde kalan noktası çarşaflı kadınların alınması. Şimdi orada son çarşaflı hanımlara rozet takılması esasında Sultangazi’deki bir zatın aday olmasıyla söz konusu oldu. Zaten söylüyor kendisi ‘AKP’ye başvurduk ama bize ilgi göstermediler, bu yüzden CHP’ye geldik’ diye

    ECEVİT’İN PROJELERİ VARDI
    Bir seçim havası içinde seçimsel bir adım gibi algılandı. Şimdi oylar artarsa bu yüzden mi artar? CHP 1973’te ve 1977’de büyük oy sıçraması yaptı Ecevit’le birlikte. Ama Ecevit’in söylediği sözler arasında bu çarşaf falan yoktu. O zaman ekonomik konuları söylüyordu, kalkınma tarımdan başlayacak diyordu. O zaman daha fazla tarım toplumuydu Türk toplumu. Ama bir ekonomik programla ve kitaplarla girdi Ecevit 73 seçimine. 77 seçiminde de köy kentler projesi vardı. Yani genel olarak ekonomik iddialarla ve projelerle girdi. Ve CHP o zaman yüzde 45’lere varan oy aldı. Yani asıl olan CHP’nin oy alabilmesi için proje üretmesi ve programını da uygulamak suretiyle ekonomik bazdaki girişimlerdir.

    CHP DE PROJELERE YÖNELMELİ
    Baykal’ın konuşmalarında da ekonomi var ama bir proje ekibi olup da hazırlanırsa daha inandırıcı olur. 1929 buhranı sırasındaki ve daha sonraki seçimlerin hepsinde proje bazında ortaya çıkanlar bir şeyler yapmıştır. Bir çok ülkede de hazırlıklar yapılmış, tedbirler alınmıştır. İktidarda olan partiler başka şeyler yapmaya çalışmıştır, muhalefette olanlarda projeler hazırlamıştır. Yani projelere yönelinirse tabi daha iyi olur.

    BAŞBAKAN KRİZİ HAFİFE ALDI
    Elbette bugünkü kriz dolayısıyla Sayın Başbakan’ın aymazlığı ortadadır. ‘teğet geçiyor’ diye başladı, önceki gün de ‘kriz tepe noktasına kadar çıktı artık inişe geçti, krizden kurtulduk’ havasında birşeyler söyledi. Ama aynı gün ABD’de resesyon ilan ediliyor. Diğer yerlerde de herkes görüyor. Bakın Adana’da 25 fabrika kapanıyor. Bunlar belli, ekonomist olmaya da gerek yok. Burada baştan itibaren hükümetin politikaları takip edilirse gerçekten fevkalade aymazlık içinde olduğu politikalarından görülür. Kronolojik olarak bakılsın Erdoğan’ın söylediklerine ve yapılan işlere bakılsın. Yani krizin küçümsendiği ve hiç bir ciddi tedbir alınmadığı da ortada.

    BÖYLE ‘BİR ŞEY YOKTUR’ DİYE MORAL DÜZELTME OLUR MU?
    Moralleri yüksek tutmak mümkün ama ‘bazı tedbirleri almak zorundayız’ diye söylersiniz. IMF’yle anlaşma yapılacaksa yapılır. Yapılmayacaksa başka şey söylenir. Bu fedakarlığa davet edersiniz ama ‘moralinizi sağlam tutun, biz bunu aşarız’ dersiniz. Böyle ‘bir şey yoktur’ diye moral düzeltme olur mu? Onun arkasından hayal kırıklığı gelir.

    AKP NE KADAR AZ OY ALIRSA O KADAR İYİ
    Ben bu seçimde AKP’ye mümkün olduğu kadar az oy verilmesinin çok faydalı olacağına kaniyim. Çünkü bir huy belirdi bu iktidarda. Zafer kazandıkça, başarı kazandıkça ‘ben madem kazandım istediğim her şeyi yaparım’ diye demokrasiyle alakası olmayan bir havaya giriyor. Yani birinci zaferi 2002’de kazandı. O zaman daha normaldi. İkinci zaferi kazandıktan sonra gördük. 16 ay vakit geçti akılda kalanlar bir anayasa değişikliği hazırlığı. 6 ay onun münakaşası yapıldı.

    ‘Biz anayasayı Türkiye için yapıyoruz, türban meselesi o kadar önemli değil, hürriyetleri getireceğiz’ dendi. 6 aydan sonra birden bire ‘velev ki’ süreci başladı. ‘velev ki siyasi simge olsun’ derken 2-3 maddelik anayasa değişikliği kabul edildi. Onun da münakaşası çıktı, davalar açıldı. Geriye doğru bakarsanız elde var sıfır. Nafile bir zaman geçti sadece tartışmalar düşmanlıklar gerilimler. O açıdan bu seçimde bir oy kaybına uğrarsa AKP, o zaman belki seçmen tarafından da bir uyarı almış olur ve kendine çeki düzen verme ihtimali artar.

  •  
    NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

    Bu habere oy ver
    Düşük
    1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
    Yüksek
         •  En çok puan alan haberler

    Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                            Bu habere henüz yorum yapılmamış


    Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
    Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları