Hüseyin Üzmez davası ile gündeme gelen Adli Tıp Kurumuna yönelik eleştiriler sürüyor. Adli Tıp Uzmanları Derneği, çoğu davada üyelerin kendi branşı olmayan raporları imzaladığını söyledi.
TTB-UDEK ve Adli Tıp Uzmanları Derneği tarafından, Ankara Üniversitesi Morfoloji Binası Abdülkadir Noyan Salonunda, Eğitim Hastanelerine Şef ve Şef Yardımcığı Atamaları ve Adli Tıp Kurumu ve Bilirkişilik konulu basın toplantısı düzenlendi.
Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Doç. Dr. Serhat Gürpınar kurumun işleyişiyle ilgili olarak, Kurum, Adalet Bakanlığının bürokrat ataması olarak gördüğü bir başkanla yönetildiğinden şimdiye kadar bilimsel kaygılarla yapılan eleştiriler siyasi olarak görülmüş ve gereken önem verilmemiştir değerlendirmesinde bulundu.
Kurumun işleyişi ve yapısının, son günlerde çocuk istismarı olayıyla tekrar gündeme geldiğini belirten Gürpınar, Bu, Bakanlık için yeniden değerlendirme yapmak için bir fırsat olarak görülmelidir. Adalet Bakanlığının acilen adli bilirkişilik hizmetlerinin yeniden yapılandırılması için üniversitelerin ve meslek örgütlerinin de katıldığı bir komisyon kurması ve bu komisyonun en kısa zamanda buna ilişkin bir yasa tasarısı hazırlaması gerekmektedir diye konuştu.
Yasayla merkezi bir yapılanma oluşturulduğunu, üniversitelerin Adli Tıp Kurumu ile bir protokol imzalamadan hizmet veremez hale geldiğini ifade eden Gürpınar, şunları kaydetti:
Sistem, 33 ilde bulunan Adli Tıp Anabilim dallarından adli tıp hizmetlerinde yararlanabilecekken, yerinde verilmesi gereken adli tıp bilirkişilik hizmeti merkeze çekilerek yargılama süreci yavaşlatılmıştır. Ayrıca, tıp fakültesi ve uzmanlık öğrencileri olgu sıkıntısı çekmektedir. Öğretim üyeleri de 2. görevli olarak Adli Tıp Kurumuna bağlı çalışmak zorunda kalmaktadırlar.
Uzmanlar, yasal olarak kurul yapısında yer aldığı için kendi branşı olmayan raporları da imzalamak zorunda bırakılmaktadır.
İhtisas kurullarının bileşiminin
vakalara göre değişmesi, örneğin
psikolojik travmanın değerlendirilmesi
gereken bir durumda psikiyatrist,
psikolog, nörolog, sosyolog vb.
uzmanlıkları bünyesinde barındıran bir
heyetin inceleme yapması yerinde olur.
Alper Akar - İstanbul
30 Kasım 2008, Pazar 21:21
Son günlerde birçok vaka gösterdi ki
çok önemli kurumlarımızda ve geniş
anlamda sistemimizde bir kokuşmuşluk
var. Emniyet teşkilatı, jandarma
teşkilatı, MİT ,bunların var olduğu
bilinen ama meşruiyeti tartışmalı
kurumları vb... Peki kamu güvenliği
için bu kadar hayati önemi olan kolluk
ile adil yargılanma hakkı için
vazgeçilmez olan Adli tıp kurumunun
gayrimeşru-bilimdışı uygulama ve
yapılanmaları karşısında kendisini
çoğunlukla sisteme karşı korumaya
çalışan birey nereye sığınmalıdır?
Birey daha ne kadar kan kaybetmelidir
devlet karşısında? Birey güçlenmelidir
uyanınız...
Kamil Burak VARDAR - Muğla
30 Kasım 2008, Pazar 19:14
Hasta şikayetleri adli tıp kurumunda
ilgili uzman hekimin bulunmadığı bir
kurulda değerlendirilmektedir. İtiraz
edildiğinde "ilgili uzman hekimin
kurulda olması gerekmemektedir " diye
cevaplanmaktadır.Kimi kime şikayet
edeceksiniz?