Halkın ilgi gösterdiği sanatçılar daha sonra Taşbaşı Kültür Merkezinde düzenlenen törene katıldı.
Festival Komitesi Sözcüsü Türk Harb-İş Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak, törende yaptığı konuşmada, festivalde çark sesleri, makinaların uğultusu, madencilerin ışıldayan gözleri, köylülerin nasırlı elleri, emek ve alın terinin bulunduğunu belirterek, bu festivalde ayak takımının olduğunu kaydetti.
Emek hareketinin zorlu bir sınavdan geçtiğini ifade eden Atak, şöyle konuştu:
Uluslararası İşçi Filmleri Festivali işçilerin, işsizlerin, köylülerin, öğrenci ve kadınların mücadelesini aktarmak amacıyla 1997 yılında bütün dünyada başladı. Aynı yıl Türkiyede de gösterimler başladı. Eskişehirde üçüncü kez vatandaşla buluşuyor. Ekonomik krizin getirdiği zor koşulların kendisini hissettirmeye başladığı bugünlerde festivalin anlamı büyüktür. 28 Kasım-5 Aralık tarihleri arasında izleyicilerle buluşacağız. Bu yıl Emeği gören kamera, sokağa çıkan sinema parolasıyla işçi sınıfının birlik, beraberlik ve mücadele deneyimlerini aktaran 50 filmin gösterimi yapılacak.
TÜRKİYENİN YARAMAZ ÇOCUĞU ESKİŞEHİR
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de sinema yapmayı yaramaz çocukların işi olarak değerlendirdi. Büyükerşen, yaramaz çocukluğun kolay olmadığını bildirdi.
Sinemanın, uslu çocukların yanında yer alamayacağını anlatan Büyükerşen, şöyle devam etti:
Sinema uslu çocukların yanında yer alamaz, Aronun yanında yer alamaz. Dünyayı Calin gözünden görebilir, gösterebilir. Sinema hemşire Ratchedin yanında yer alamaz, McMurphynin gözüyle bakmak zorundadır. Sinema gardiyanların yanında değil, mahkumların yanındadır. Amirlerin değil, memurların yanındadır. Zalimlerin yanında değil, mazlumların yanındadır. Firavunların değil, Musaların yanındadır. Patronların değil, işçilerin yanındadır. İşçiler de sanayi toplumunun yaramaz çocuklarıdır. Sinema başkaldıranlarındır. Bugün Türkiyenin yaramaz çocuğu olan Eskişehirdesiniz. Türkiyede var olan şehircilik anlayışına başkaldıran şehirdesiniz. Bu şehir sizi en iyi anlayacak şehirdir.
OYUNCULARIN KONUŞMALARI
Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği Başkanı Rutkay Aziz de Eskişehirin yepyeni bir kent olduğunu belirterek, kentin mimarı Büyükerşeni ve Eskişehirlileri kutladığını ifade etti.
Dünyanın kriz yaşadığını belirten Aziz, şöyle konuştu:
Ekonomik krizle gelen savaş, yoksulluk, açlık, işsizlik... Türkiye de ne yazık ki payına düşeni alıyor. Belki de giderek derinlemesine bunları yaşayacak. Yaşamın her alanından yüzlerce insan bu işsizler ordusuna katılıyor. Bu süreçte kültür ve sanat kenti olan Eskişehirde bu festivalin yapılması son derece önemli ve anlamlıdır. Bugün Eskişehirdeyiz, ama Mart 2009da daha fazla Eskişehirli olacağız. Yılmaz Büyükerşenin seçimi kazanmasıyla sadece Eskişehir değil, Türkiye kazanacak.
Sanatçı Mustafa Alabora, festivale beşinci kez katıldığını belirterek, Bu kez Yılmaz Büyükerşen için geldim. Çünkü aydınlık buradan Türkiyeye yayılacak dedi.
Oyuncu Nejat İşler, Eskişehirin Yılmaz Büyükerşenin sayesinde adeta kurtarılmış bölge olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
Çok çirkin bir zamanda yaşıyoruz. Birbirimize dikkat etmeliyiz. James Jonesin romanından sinemaya uyarlanan The Thin Red Line (İnce Kırmızı Hat) filminde Sean Penn ile James Caviezelin sahnesi var. Penn, Caviezele bu dünyayı tek başına değiştiremeyeceğini söyler. Caviezel, (ben bir dünya gördüm ve tek başına değişti) der. Tek başına değişen bir dünya var. Bir de hepimizin birleştiğini düşünsenize.
Yazar Mimar Aydın Boysan, yaptığı binaların 200 futbol sahasını dolduracağını belirterek, Otuz kitabım yayınlandı. 15 yıl gazetelerde köşe yazdım, ama hiçbiri beni doyurmadı. Hayalim hep sahneye çıkmak oldu. Olamadı. Umudumu kaybetmiyorum. Bu dünyada olmazsa öbür dünyada çıkacağım dedi.
Festivale oyuncu Yalçın Güzelce, Türkiye Sinema Emekçileri Sendikası Genel Sekreteri Ahmet Keskin, Hayat TV Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu, Halkevleri Genel Başkanı İlknur Birol ve davetliler katıldı.
Konuşmaların ardından Yol filminin gösterimi yapıldı.
Eskişehir Sanat Derneği Türk Karikatüründe İşçi Sergisi adlı sergiyi izlenime sundu.