Bilim insanlarının tıbbi araştırmalar ve kök hücre tedavisi yöntemlerinin geliştirilmesi için insan ve hayvan genetiği kullanılarak hibrit (melez) embriyo üretmesine olanak tanıyan yasa tasarısı, pek çok hastalık için tedavi yöntemleri geliştirilmesine neden olacak. Ancak Katolik çevreler bu durumu İngilterenin tarihinde ölümcül bir gün olarak tanımlıyor.
Son olarak 1990 yılında tartışmaya açılan İnsan Embriyolojisi ve Döllenme Yasası, bazı değişikliklerle onaylanmış, o günden beri de karşıt görüşlü gruplar arasında tartışılmıştı. Hükümetlerin 1990dan beri parlamentoya getirmekten korkulan yasayı Avam Kamarasına sunan mevcut parlamentoda bulunan iki büyük partinin liderlerinin engelli çocuklarının bu cesareti sağlamada önemli etkisi olduğu söyleniyor.
İnsan hücrelerinin hayvanlardan alınan yumurtalara katılması ile üretilen melez (hibrit) embriyolar, özellikle genetik nedenlerden ötürü görülen Alzheimer, Parkinson gibi hastalıkların tedavisinin bulunmasında kullanılmak isteniyor. Melez embriyoların deneysel amaçlı üretilmesine olanak tanıyan tasarı, rahim içerisinde üretime veya doğurulmasına izin vermiyor. İngiltere, melez embriyo üretiminde en çok araştırmayı yapan ülke unvanına sahip. Her ne kadar yasak olsa da, İngiliz bilim insanlarının inek ve insan genlerinin karışımı embriyolar üretmek amacıyla uzun bir süredir çalıştıkları biliniyor. Tasarının kanunlaşması durumunda ilk olarak Londrada bulunan Kings College ve Newcastle Üniversitesinin araştırmalara başlayacağı belirtiliyor.
Tasarı, yalnız yaşayan ya da lezbiyen evlilik yapmış vatandaşların yapay döllenme ile çocuk sahibi olmasını daha kolay hale getiriyor. Hastaları kurtarmak amacıyla genetik olarak uyumlu Kurtarıcı Kardeş yaratmanın da önünü açan yasa, bu şekilde İnsan Klonlanmasının önünü açtığı için kabinenin Katolik bakanları Ruth Kelly, Paul Murphy ve Des Browneun da içinde bulunduğu muhafazakar çevrelerin tepkisini çekiyor.
MELEZ (HİBRİT) EMBRİYOLAR NASIL ÜRETİLİYOR?
İnsan hücresinin temel bileşeni olan çekirdek, bulundurduğu tüm genetik geçmişini taşıyan DNAsıyla birlikte dişi hayvan (inek ya da tavşan) yumurtasına enjekte ediliyor,
Enjeksiyonun ardından dişi hayvan yumurtasının tüm genetik özellikleri yok ediliyor. Bu aşamada hayvan yumurtası, insan DNAsı için konukevi haline geliyor.
Konukevi haline gelen hayvan yumurtası, bu andan itibaren vücut dokuları kromozom farkı gösteren, iki ayrı türe ait özellikler gösteren bir embriyo haline geliyor. Bu evrede dişi hayvan yumurtası % 99.9 insan hücresi özelliği gösteriyor.
Embriyo, elektrik akımları uygulanarak, yapay olarak mitoz bölünmeye uğratılıyor ve laboratuvar ortamında beklemeye bırakılıyorlar, bu şekilde doku oluşumuna olanak tanıyacak kök hücreler yaratılmış oluyor. Mevcut yasa, bu sürenin 14 günden daha uzun olamayacağını belirtiyor.