Türban iptalinin gerekçesi açıklandı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye

Türban iptalinin gerekçesi açıklandı

Anayasa Mahkemesi, türban düzenlemenin iptaliyle ilgili gerekçeli kararını açıkladı. Anayasanın temel ilkelerine açık aykırılıklar taşıdığı belirtilen düzenlemenin, siyasi dini hedefler taşıdığı ve toplumu çatışma ortamına sürükleyeceği vurgulandı.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 08:19 TSİ 23 Ekim 2008 Perşembe

ANKARA - Anayasa Mahkemesi, CHP ve DSP milletvekillerinin başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğinin “iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması” istemiyle açtığı davada, “9 Şubat 2008 günlü 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun’un 1. ve 2. maddelerini, Anayasa’nın 2, 4. ve 148. maddelerini gözeterek” iptal etmiş ve yürürlüğünü durdurmuştu. Yüksek Mahkeme’nin gerekçeli kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.
Haberin devamı

20 sayfalık gerekçeli kararda, Anayasa’nın laiklik ilkesine aykırı olarak hazırlanan türban düzenlemesinin siyasi dini hedefler taşıdığı vurgulandı. toplumda kutuplaşmayı arttıracağı ifade edilen düzenlemenin Anayasa’nın temel ilkelerine de açık aykırılıklar taşıdığı vurgulandı.

Kararda şöyle denildi: “Dini amaçlı örtünmeye dayalı bir düzenleme, bu kıyafetlerin siyasi simge olarak kullanılması yoluyla inanan-inanmayan örtünen örtünmeyen Müslüman olan olmayanların birbirleri üzerinde baskı kurmalarına ve çatışmalara neden olabilir. Kişiler türban takmaya kendilerini mecbur hissedebilir, bu da din ve vicdan özgürlüğü ile bağdaşmaz. Egemenliğin ulusta olduğu bir devlet düzeninde tanrısal buyruklara dayalı ilahi istenç arasında ilişki kurulamaz.

Gerekçeli kararın ayrıntıları için tıklayınız

Çağdaş hukuk düzeninde egemenlik insana dayanır. Ulusal devlette bu tür düzenleme olmaz. hukuksal düzenlemeler dünya işidir din işi değildir yasalar dinsel temellere oturtulamaz. özgürlükleri yıkmak için özgürlüklerden yararlanılması düşünülemez. Laiklikle bağdaşmayan özgürlük savunulamaz ve korunamaz. Laikliğin korunması için getirilen yasaları hiçe saymak olanaksızdır. Türban laik bilim ortamı ile bağdaşmaz.”

Yüksek Mahkeme ictihat niteliğindeki kararında Anayasa değişikliklerinde yetki tartışmasına da son noktayı koyarak yapılan düzenleme cumhuriyetin temel niteliklerine aykırıysa esasa girilebileceğini açıkladı.

Kararda, şu ifadelere yer verildi: “Yasa koyucunun anayasanın değiştirilemez değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerine aykırı düzenlemeler yapması Anayasa’ya ağır ve açık tecavüzdür… Bu tür bir yetki tecavüzü taşıyan işlem hukuken yok hükmündedir. Bu yokluğun tespiti tüm yargı organlarının doğal yetki alanı içindedir..”

Başkan Haşim Kılıç’ın karşı oy gerekçesi

Sacit Adalı’ın karşı oy gerekçesi

Başkan Haşim Kılıç ve üye Sacit Adalı’nın karşı oy yazılarında ise yüksek mahkemenin yetki aşımı yaptığı belirtildi.

Karşı oy yazısında şöyle denildi: “Değişikliğin anayasanın laiklik ilkesine aykırılık taşıdığı son derece zorlama bir yorumdur. Mahkemenin içtihat niteliğindeki bu kararı ile bundan sonra, yüksek mahkemenin farklı yorumlayacağı gerekçesi ile hiçbir anayasa değişikliği yapılmayacak teklif edilmeyecek akla dahi getirilmeyecektir. Bırakın Anayasa’yı değiştirmeyi en küçük değişiklikte dahi karşısında değiştirilemez üç maddeyi bulacaktır. Anayasanın yeniden hazırlanmasında yanlızca asli kurucu iktidarın olacak, tali iktidardan hiç bahsedilmeyecektir.”

Karşı oy yazısında soyut irtica tehlikesi uğruna öğrencilerin eğitim hakkının gasp edildiği de savunuldu.

Karşı oy yazısında “Bir türlü gelmeyen ve ne zaman geleceği de belli olmayan soyut bir tehlike uğruna somut bir eğitim hakkının gaspına göz yumulmaktadır” denildi.

İPTAL EDİLEN DÜZENLEME
Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği değişiklikle Anayasa’nın, “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesinin son fıkrasına, “... ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında” ibaresi eklenmişti.

Bu değişiklikle madde, “Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır” haline gelmişti.

Anayasa’nın, “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesine ise “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” şeklinde yeni bir fıkra eklenmişti.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Sumeyye Tuncbilek  - İstanbul
25 Ekim 2008, Cumartesi 11:02  
Basımdaki basortusunun toplumu nasıl catısma ortamına surukledigini acıklasınlar bize?Okulda basortulu olmayan bir arkdasımla derse de girebiliyorum, kantinde muhabbet de edebiliyorum.Esas catısma ortamına sebep olanlar yasagı getirmeye calısanlardır!Toplumun buyuk bir kesimini çag dısı,geride bırakmaya calısarak nasıl demokrasiden soz edebiliyorlar!Aynen ABD"de beyazların siyahlara yaptıgı gibi,cok benzerlik var...

Özlem Yüce  - İstanbul
24 Ekim 2008, Cuma 09:03  
Avrupa" da insanlar türbanlarıyla okula girer tabiki! Çünkü türban Avrupa için değil Türkiye için siyasi bir hedef taşımaktadır; Avrupa"nın tuzu kurudur, Avrupa için de başka tehdit unsurları vardır ama bunların arasında türban yoktur! Alınan kararı isabetli bulmam dışında bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da önce bi halkın nabzı ölçüldü, ortalığın karışmasına izin verildi, gözlemlendi... Nihayet doğru yol bulundu...

Gökçe  - İstanbul
23 Ekim 2008, Perşembe 18:34  
Bu gerekçeyi 5 yaşındaki çocuğa söylesen o bile dalga geçer.Hak ve özgürlük diyorsunuz peki sizin bu yaptığınız hak ve özgürlükler çerçevesine sığıyor mu? Yanlış anlamayın ben türban falan takmıyorum ama yanımdaki arkadaşımın üniversiteye girerken türbanını çıkarması zoruma gidiyor.Avrupa"da okusa böyle problemlerle karşılaşmayacak ki o ülkeler müslüman bile değil.Ama ordaki insanlar kişilerin kıyafetleriyle siyasi fikirlerini bağdaştırmıyor.He altta yorumlarda yaşasın adalet diye seslenmiş biri bu mu senin adalet dediğin yaa yazık sadece yazık...

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları