İşkencenin, Çeber olayında söylendiği gibi bir kaç kişinin yaptığı yanlış bir olay olmadığını, sorunun bu bakışı sağlayan sistemden kaynaklandığını ifade eden Prof. Dr. Gürsoy, İşkence bireysel bir şey değildir. İşkenceyi uygulayanlar hasta insanlar değildir. Sizin, bizim gibi evlerinde çocuklarıyla vakit geçiren insanlardır. Enderdir patolojik işkenceciler diye konuştu.
Gürsoy, Çeberin röntgen filmlerini göstererek, Filmler gösteriyor ki, kafaya iz bırakmayan, künt darbeler vurulmuş. Ölüme sebebiyet veren kanamaların oluşması künt maddelerle olmuş dedi.
 |
|
Böyle bir olayda ilk kez bir Adalet Bakanının hükümet ve devlet adına özür dilediğine işaret eden Gürsoy, Bu gerçekten önemli bir adım. Ama yeter mi? Hayır. Buna rağmen, bu cesareti göstermiş olmalarından dolayı biz yine de bu özrü önemsiyoruz diye konuştu.
Çeber olayında işin içine bazı hekimlerin de karıştığının anlaşıldığını belirten Gürsoy, bir hekimin bilerek işkenceyi gizlemesi ya da görmezden gelmesi durumunda en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini, bu konuyu sonuna kadar takip edeceklerini söyledi.
DOÇ. BAŞAK: BEYİNDE PEK ÇOK KANAMA GÖRÜLÜYOR
Türk Radyoloji Derneği Başkanı Doç. Dr. Muzaffer Başak da, Çeberin kafatası ve göğüs röntgen filmlerini göstererek oluşan travmaları yorumladı.
7 Ekim 2008 tarihli kafatası röntgeninde, beynin iç ve dış zarında ölümle sonuçlanan pek çok kanamanın meydana geldiğinin görüldüğünü anlatan Başak, ayrıca her iki akciğerde de yine sırttan gelen darbelere paralel kanamalar olduğunu bildirdi.
Başak, Beyinde olabilecek bütün kanama modellerini içeren ve paralel olarak da akciğer kanamasının eşlik ettiği bir durum söz konusu diye konuştu.

Polisler: Engin Çebere orantılı güç kullandık


Üskül: Tazminatı işkenceyi yapan ödesin


Meclis cezaevi ve karakolları inceleyecek


Şahin: Kamu görevlilerine ibret olsun


Şahinden işkenceye karşı yeni adım sinyali


Felç oldu, polise mukavemetten 15 yıl isteniyor
