Almanyada, Deniz Feneri Derneğinin 3 yöneticisinin dolandırıcılık suçlamasıyla yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme sanıklardan Mehmet Gürhana 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkana 2 yıl 9 ay ve Firdevsi Ermişe 1 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
FRANKFURT - Mahkeme Başkanı kararın açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada Almanyanın en büyük dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi. Dünkü son duruşmada söz alan sanıklar, bağış yapanlardan özür dilemiş ve yanlış yaptıklarını kabul etmişlerdi.
Mahkeme Başkanı Johann Müller sanıklarla ilgili nihai kararı açıkladı ve dün savcıların yaptığı son açıklamada gündeme gelen hapis cezası taleplerine yakın bir karar çıktı. Buna göre Mehmet Gürhan 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan 2 yıl 9 ay hapis cezası aldı. Bu iki isim Almanyadaki Deniz Feneri derneğinin sırasıyla başkanlığını yapan isimlerdi.
Muhasebe kayıtlarını tutan Firdevsi Ermiş ise 1 yıl 10 ay ceza aldı ve başkanın açıklamasına göre Ermişin cezası tecilli yani tutukluluk hali bugünkü duruşmadan sonra sona erecek. Bir buçuk yıldır cezaevinde olduğu için Firdevsi Ermiş serbest bırakılacak.
Kararın ardından Mahkeme Başkanı Deniz Feneri Derneğinin nasıl çalıştığına dair tespitlerini aktardı sonrada uzun uzun görüşlerini dile getirdi. Hakim Johann Müller gerekçeli kararında bu davanın Almanyanın en büyük bağış skandalı davası olduğunu belirterek daha önce çok ses getiren UNICEF Almanya davasını dahi geçtiğini söyledi.
Deniz Feneri e.Vnin Alman yasalarına göre kurulmuş bir dernek olduğunu hatırlatan Müller kararı Alman yasalarına göre verdiklerini hatırlattı. 5 yıl boyunca 20 binden fazla bağış sahibinin güvenlerinin zedelendiğini belirten Alman hakim Almanya Deniz Fenerinin toplam 41 milyon avro bağış topladığını söyledi. Türkiyeye giden toplam miktarın da 17 milyon avro olduğunu kaydeden Müller bunun 8 milyonunun Türkiye Deniz Fenerine gittiği, geri kalan kısmın çeşitli yerlerde kullanıldığını ifade etti. Amaç dışı kullanılan paradan sadece 4 milyon avronun Almanyada kaldığını bildiren Müller yargılananların dolandırıcılıktan hüküm giydiklerini anlattı.
Gerekçeli kararda olayın Türkiye boyutuna da değinen Müller, Mehmet Gürhanın dernekte yönetici olmasına karşın büyük orandan Türkiyeden yönlendirildiği ve karar vermede tek yetkilinin kendisi olmadığını, Türkiyede Zekeriye Karamanın ön plana çıktığını vurguladı.
Müller, kararında sanık Mehmet Gürhanın, İsmail Karahan, Harun Yoldaş, Mustafa Çelik ve Zahit Akman ile geçmişte ticari ilişkileri olduğunu belirtti.
Mahkeme başkanı, Mehmet Gürhan ve avukatlarının dava süresince Türkiyedeki bağlantıları korumaya çalıştığını ve yardım beklediğini söyledi. Mahkeme Başkanı, yardımların nasıl kullanılacağına ilişkin kararı ise dönemin Kanal 7 yöneticilerinın verdiğine dikkat çekildi.
ÖZÜR DİLEMİŞLERDİ Dünkü duruşmada sanıklar söz almış; Mehmet Gürhan, Mehmet Taşkan ve Firdevsi Ermiş özellikle bağış yapanlardan özür dilemişlerdi. Üç isim de, yanlış yaptıkları şeklinde ortak mesaj verdi. Ancak Firdevsi Ermiş yanlış yapmasına rağmen mahkemeye doğruları söylediğini ve bununda kendisi için bir anlamda rahatlatıcı unsur olduğunu ifade etmişti.
DAVANIN GEÇMİŞİ Almanyada 1999da kurulan Deniz Feneri derneğinin 2002-2007 arasında 41 milyon 423 bin 158 Euro bağış topladığı belirtilmişdi. Bankalardan çekilen yüksek miktarların emniyete bildirilmesi sonucu kara para aklandığı şüphesiyle savcılık harekete geçmişti. İhbarlar üzerine Hessen Eyalet Savcılığı, Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş ve Mehmet Taşkana dolandırıcılık, karapara aklama ve vergi kaçakçılığı suçlarından dava açmıştı.