Yapılan araştırmalar ABDde 10 milyondan fazla kişinin her sene bu rahatsızlıkla karşılaştığını, Mevsimsel Depresyonun farklı kentlerde, farklı iklimlerde yaşayan milyonlarca insanı etkilediğine işaret ediyor. Yine yapılan araştırmalar kadınların erkeklere oranla daha fazla Mevsimsel Depresyon (Seasonal Affective Disorder - SAD) tanısı aldığını ve ekvatordan uzaklaşıldıkça semptomların arttığını gösteriyor. 17 - 25 yaş arası görülme sıklığının daha fazla olduğu biliniyor.
Mevsimsel depresyonun belirtileri arasında; mutsuzluk, ümitsizlik, isteksizlik, değersizlik hissi, uyku düzensizliği, enerjisizlik ve çabuk yorulma, iştah değişikliği (azalması veya artması), gerginlik, karamsarlık ve hatta ölme isteği sayılabilir. ABDde yapılan bir araştırma SAD tehşisi konulan hastaların yüzde 6 ile - yüzde 35 arasının, hastane yatışına ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
NEDENLERİ
Mevsimsel Depresyonun her ne kadar tam sebebi bilinmiyorsa da, çeşitli hipotezler öne sürülmekte.
Melatonin: Beyindeki epifiz bezi melatonin hormonu üretir. Hormon üretimi karanlık oratamlarda artmaktadır. Melatonin hormonu insanın fiziki hareketlerini yavaşlatan, uykulu ve bitkin yapan doğal bir sakinleştiricidir. Günlerin kısalması ve güneş ışığının azalması melatonin üretimin arttırarak kişiyi daha az enerjik, yorgun, ve isteksiz yapar. Bu da Mevsimsel Depresyona yol açabilir.
Seratonin: Kış ayları ile birlikte vücuttaki seratonin üretiminin azalmasının mevsimsel depresyona sebep olabileceği öne sürülmektedir.
Genetik Faktörler: Mevsimsel depresyonun genetik köklerinin olabileceği kişinin ebeveynlerinden birinde mevsimsel depresyonun olmasının kişinin de SAD yaşama oranının 7 de 1 kadar arttırdığını gösteren çalışmalar vardır.
TEDAVİ YOLLARI
Mevsimsel depresyonunun önüne geçebilmek için özellikle çalışma ortamlarında gerekli ışık ihtiyacının karşılanması, ortamın ısı ayarının kontrol altında tutulması, kişinin gün boyu güneş ışığıyla temasının maksimumda olabileceği aktivitelerde bulunması (sabah saatlerinde yapılacak yürüyüşler gibi), uyku saatlerinin mümkün olduğunca düzenli tutulması gerekir. Tüm bunlara rağmen semptomların devam etmesi ve/veya artması halinde ise bir uzmandan yardım alınması önerilir.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |