The Wrestler ile Venedikte Altın Aslan kazanan Darren Aronofsky sinemaseverlerin Pi, Düşlere Bir Ağıt, Kaynak gibi filmlerden tanıdığı bir isim.
İSTANBUL - Bağımsız Amerikan Sinemasının önemli isimlerinden Aronofsky, Harvard Üniversitesi, Aksiyon ve Animasyon bölümünden mezun oldu. Okul döneminde Supermarket Sweep (1990) Fortune Cookie (1991) ve Protozoa (1993) gibi öğrenci filmlerini yönetti.
1998de yönettiği ilk filmi Pi ile dikkatleri üzerine çeken Aronofsky bu filmle birçok festivale katıldı olumlu eleştirler aldı. Sundance Film Festivalinde En İyi Yönetmen ödülünü kazandı. Pi sayısının anlamanı çözmeye çalışan bir matematikçinin hikayesini anlatan Pi eleştirmenleri ve seyircileri ikiye böldü. Filmi anlaşılmaz bulanlar olduğu gibi 90ların en iyi çıkışlarından biri olarak görenler de oldu.
BİR BAŞYAPIT DÜŞLERE BİR AĞIT Aronofsky Piden iki yıl sonra çektiği Düşlere Bir Ağıt/ Requiem for a Dream ile bütün dünyada tanınan bir isim haline geldi. Hubert Selby Jr. romanından uyarlanan Ellen Burstyn, Jared Leto ve Jennifer Connellynin başrolünde oynadığı filmi eleştirmenler başyapıt olarak yorumladı. Uyuşturucu bağımlılığını ve genel olarak bağımlılığı dört karakter üzerinden anlatan Düşlere Bir Ağıtın özellikle sert sahneleri, oyuncuların performansı ve kurgusu çok beğenildi.
Düşlere Bir Ağıttan sonra yeni filmi merakla beklenen Aronofsky Kaynak/ The Fountain projesine başladı. Brad Pitt ve Cate Blanchett ile başladığı film yapım aşamasındaki sorunlarla gündeme geldi. Filmin bütçesinin artması, yapımcıların Aronofskynin senaryosunu beğenmediği söylentilerinin çıkması ve daha sonra 30 milyon dolar tazminat ödemek durumunda kalan Brad Pittin ayrılmasıyla filmin çekimlerine bir süre ara verildi. Yeni oyuncularla tekrar başlanan film 2006 yılında gösterime girebildi.
Hugh Jackman ve Aronofskynin gerçek hayatta eşi olan Rachel Weiszin başrolünde olduğu Kaynak üç ayrı zamanda geçiyor. Hayat, aşk, ölüm ve yeniden doğum gibi konuları sorgulayan filmde 16. yüzyıl İspanyasında savaşçı Tomas Creonun sonsuz yaşam sağladığına inanılan Hayat Ağacını bulmak için yollara düşmesi anlatılıyor. Günümüzde geçen ikinci öyküde, kansere yakalanan karısı Isabeli tedavi edebilmek için çabalayan bilim adamı Tomasın öyküsü anlatılıyor. Üçüncü öykü ise, gelecekte 26. yüzyılda geçiyor. Bu zamanda ise Tomas uzayda bir balonun içinde tek başına bir boşlukta yaşamaktadır.
Aronofsky son olarak farklı projesi The Wrestler ile Venedik Film Festivalnde Altın Aslanı kazandı. Toronto ve New York film festivallerine de katılacak The Wrestlerın Türkiyede gösterim tarihi henüz belli değil.