Dünyanın en zor maçı: Ermenistan-Türkiye
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Dünyanın en zor maçı: Ermenistan-Türkiye

Ermenistan’da gündemin başında Ermenistan-Türkiye maçıyla başlayan Cumhurbaşkanı Gül’ün ziyareti var. Ermeni Araştırmaları Enstitüsü Uzmanı Palabıyık dünyanın en zor maçını ve rövanşını NTVMSNBC için yorumladı.


 DİĞER HABERLER


NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:13 TSİ 04 Eylül 2008 Perşembe

İSTANBUL - 6 Eylül’de Ermenistan’ın başkenti Erivan’da oynanacak Ermenistan-Türkiye maçına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gitme kararı kaldı. Muhalefet Gül’ün bu maça gitmesine şiddetle karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanı’na bir mektup yazan MHP’liler, “Bu maç uğruna bir adım daha atacak olursanız, ofsayta düşeceksiniz” diyor. Yalnız MHP değil, Ermenistan’ın Türkiye’nin ulusal sınırlarını tanımadığını belirten CHP’liler de Gül’e Yukarı Karabağ’ın işgalinin sürdüğünü hatırlatıyor. Ancak Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Ermeni Araştırmaları Enstitüsü Uzmanı Serdar Palabıyık farklı düşünüyor, “Cumhurbaşkanı maça gitmeli” diyor... Ancak şartları var... Palabıyık, Azerbaycan ve Ermenistan medyasında konunın nasıl tartışıldığını ve Türkiye’nin nasıl bir tutum takınması gerektiğini NTVMSNBC’ye anlattı.
Haberin devamı


ERMENİ MEDYASI BU MAÇLA YATIP BU MAÇLA KALKIYOR
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ziyareti Ermenistan ve Azerbaycan’da nasıl tartışılıyor?

Ermeni medyası aslında son bir buçuk aydır bu maçla yatıp bu maçla kalkıyor. Ermenistan-Türkiye maçı onlar için inanılmaz derecede önemli bir hadise halini aldı. Çünkü ilk kez Türkiye’den bir Cumhurbaşkanı Ermenistan’ı ziyaret edecek. Ermeni basınında bu konuda farklı yorumlar var: Bazıları bunu Türkiye’nin vermiş olduğu bir ödün olarak görüyor. Bazıları ise Türkiye’nin cumhurbaşkanının davet edilmesinin bir hata olduğunu düşünüyor. Ayrıca sözde soykırım suçunu işlemiş olan bir ülkenin devlet başkanının ziyaretini hakaret kabul ediyorlar. Bunu belirten yazılar çıktı Ermeni medyasında. Yani Ermenistan’da fikir ayrılığı var. Fakat şunu da söyleyebiliriz: Özellikle yeni kurulan hükümet ve başkan Sarkisyan, artık daha ılımlı ve daha yapıcı bir politika izliyor. Popüler tabirle, bunun “özde mi sözde mi” olduğunu henüz bilmiyoruz. Bunu ilerleyen dönemlerde göreceğiz.

TÜRKİYE ADIMLAR ATARKEN ERMENİSTAN PASİF KALDI
2005 yılında Türkiye’nin “Ortak Tarihçiler Komisyonu” kurma yolundaki adımı Türkiye’yi aktif, Ermenistan’ı pasif duruma düşürdü. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 14 Mart 2008’de Karabağ sorununu çözmeye zorlayan bir karar aldı. Buna benzer başka kararlar da çıktı uluslararası kuruluşlardan. Ermenistan’ın savunmaya geçmesini hızlandırdı. Türkiye aktif adımlar atarken Ermenistan daha pasif kaldı. Sarkisyan başkan seçildikten sonra bu durumu yine eşitlemek hatta Ermeniler’i daha avantajlı duruma getirmek için bu tür ılımlı açıklamalara başvurdu. Mesela Moskova’da bir açıklama yaparak “Tarihçiler Komisyonu” fikrine ilke olarak sıcak baktığını beyan etti. Hemen ardından bizim cumhurbaşkanını maça davet etti. Yani Ermenistan uluslararası topluma kendisinin de Ermeni sorununun çözümünde yapıcı taraf olduğunu beyan etme zorunluluğu duydu. Bunlar Türkiye’nin aktif politikaları neticesinde oldu. Mesela bazı yabancı parlamentolar soykırımla ilgili en son 2005’te kararlar aldı. Bunun 2005’ten sonra gidirek azaldığını görüyoruz. Artık yeni parlamentolar yeni kararlar almıyorlar. Dolayısıyla Ermenistan’da, Ermeni sorununun ve diğer sorunların ele alınmasında Türkiye’ye yönelik bazı açılımların artık gerekli olduğu yönünde bir izlenim oluştu. Özelllikle Sarkisyan’da ve yeni hükümette. Cumhurbaşkanı’nın davet edilmesi de bunların bir sonucu.

ERMENİ VE AZERBAYCAN BASINI DA KONUYLA ÇOK İLGİLİ
Cumhurbaşkanı’nın ziyaretini taraflar nasıl değerlendirir?
Türkiye’den başlayacak olursak... Muhalefet partileri Cumhurbaşkanı’nın maça gitmemesinin daha doğru olacağını belirten açıklamalar yaptılar. Bu açıklamaların yapılmasındaki asıl amaç, Türkiye’nin Azerbaycan ile olan ilişkilerinin bozulacağı endişesiydi. Açıkçası bu kaygılar, boş kaygılar değil. Çünkü biz Azerbaycan basınını da takip ediyoruz. Azeriler de tıpkı Ermeniler gibi son dönemde bu konuyla çok ilgililer ve oldukça sinirlenmiş durumdalar. Cumhurbaşkanı’nın Ermenistan’a gitmesi durumunda neler düşündükleri bazı makalelerde çıktı... “Türkiye Azerileri satıyor mu?” gibi çok sert başlıklı, çok sert ifadeli makaleler yayınlanmaya başlandı. Yani Azeriler bunu bir tür ihanet olarak görüyorlar. Özellikle Türkiye’nin son dönemde yaptığı bir takım atılımları ve Ermenistan’la ilişkilerin geliştirilmesi konusunda yapılan bazı açıklamaları da gözönüne alırsak Azeri tarafı olanlara oldukça tepkili. Yani Cumhurbaşkanı Ermenistan’a giderse Azerbaycan’da bunun yankıları büyük olacaktır. Özellikle bu sene Azerbaycan’da da başkanlık seçimleri var. Bu olay başkanlık seçimlerinde yoğun bir biçimde kullanılacaktır.

Cumhurbaşkanı Erivan’a gitmeseydi daha mı iyi olurdu? Bu noktadan sonra özellikle...
Bu sefer de uluslararası toplumun tepkisini çekeceğiz. Yani Ermenistan bir jest yapmış ve Türkiye bunu karşılıksız bırakmış olacak. Karşılıklı sorunların çözümünde yapıcı olmayan taraf izlenimini verecek. Ve Avrupa Birliği’nin ilerleme raporu Kasım- Aralık aylarında açıklanacak. Orada bile buna atıfta bulunulabileceğini düşünüyorum.
Peki ne yapılmalı?
Şahsi kanaatimce, Cumhurbaşkanı gitmeden önce, özellikle Azeri tarafa bu maçın Türkiye ile Ermenistan arasında Azerbaycan’ı dışlayacak veya Karabağ sorununun çözümünün aleyhine olacak bir form almayacağının garantisi verilmeli.
Bu tabii diplomatların yapacağı bir şey. Bizim Dışişleri Bakanlığımız bu seyahetten önce bu garantiyi Azeri tarafına net bir dille vermeli. Böylelikle Azeri taraf bunun kendilerinin aleyhine bir girişim olmadığını anlarken, uluslararası kamuoyu da bu jeste Türkiye’nin yanıt verdiğini görecek, Türkiye’nin sorunların çözümünde yapıcı taraf olduğunu idrak edecektir.

AZERBAYCAN’IN MUHAKKAK İKNA EDİLMESİ LÂZIM
Türkiye’de şu ana kadar muhalefet partileri ve kamuoyu ikna edilememişken Azerileri ikna etmek mümkün olabilecek mi?
Gerçekten çok zor. Türkiye ile Ermenistan arasındaki herhangi bir yakınlaşma, Azeriler tarafından en azından kısa vadede oldukça olumsuz algılanabilir. Bu konuda atılabilecek herhangi güçlü bir adım bile Azerileri rahatsız etmeye yetiyor. Karabağ sorunu hâlâ çok canlı bir sorun. Ermenistan seçimlerinden hemen sonra Karabağ’da 1994’ten sonra ilk kez ölümcül bir çatışma yaşandı. Bu çok ciddi bir sorun ve Karabağ sorununun hâlâ çok sıcak olduğunu gösteriyor. Zaten önce Kosova’nın bağımsızlığını kazanması, ardından Osetya ve Abhazya meselelerinin ortaya çıkması, Karabağ sorununun farklı bir boyuta taşınabileceğini gösteriyor. Dolayısıyla bunun çok dikkatli yürütülmesi lazım. Azerbaycan tarafının muhakkak ikna edilmesi lâzım. Çok zor bir süreç fakat diplomatların bir takım özel heyetler göndererek ve bunu acilen yaparak bu durumun çözülmesi lâzım.

Türkiye- Ermenistan maçı, tarihin en kritik maçlarından biri halini aldı neredeyse.

Evet, oldukça kritik bir maç.

FUTBOL MÜSABAKASI SİYASİ BİR OLAYA DÖNÜŞTÜ
Bu denli tartışmaya neden olan başka bir maç hatırlıyor musunuz?
Olay bir futbol müsabakasından siyasi bir olaya dönüştü. Ama futbol olayları genellikle sorun yaşayan ülkeler arasında bir takım temaslar başlatmak için iyi fırsatlardır. Daha önce de bunun çeşitli örnekleri olmuştur. Bu maçı da o çerçevede değerlendirmek lâzım. Bu iyi bir fırsat olabilir ama çok dikkatli manipüle edilmesi gerekir. Ne uluslararası kamuoyunu, ne Ermenistanı ne de Azerbaycan’ı tedirgin etmeden Türkiye’nin bu işin içinden sıyrılması lâzım. Bu da çok hassas bir dengeyi gerektiriyor.

RÖVANŞI: SARKİSYAN TÜRKİYE’YE GELSİN Mİ GELMESİN Mİ
Maçın berabere mi bitmesi gerekiyor?
Gönül ister ki Türkiye kazansın. Aslında maçın sonucunun da bir öneminin olacağını sanmıyorum. Her şey Cumhurbaşkanı’nın gidip gitmemesine odaklandı. Bu maçın rövanşı da Sarkisyan’ın davet edilmesi ve Sarkisyan’ın gelip gelmeyeceği... Yani bunun hemen akabinde de bunu tartışmaya başlayacağız. Belki Ermenistan bunu daha çok tartışacak; acaba Sarkisyan da Türkiye’ye gitmeli mi diye. Her ne olursa olsun ben bu tür temasların faydalı olacağını düşünüyorum.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları