Aylardır süren suskunluğunu düzenlediği bir basın toplantısıyla bozan MHP lideri Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesinin AKP hakkında verdiği cezanın ihtar değil mahkumiyet olduğunu söyledi.
ANKARA - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaz dönemi boyunca ilk kez kameraların karşısına geçerek gündeme ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Anayasa Mahkemesinin, AKPnin laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğuna 10a 1 gibi büyük bir çoğunlukla hükmettiğini anımsatan Bahçeli, AKPyi kapatılmamasının, MHPnin koalisyon ortağı olduğu 57. Hükümet döneminde 3 Ekim 2001de yapılan Anayasa değişikliği sayesinde olduğunu anlattı.
Anayasada belirlenen siyasi partilerin uyacakları esaslara aykırı hareket ettiği mahkeme kararıyla tescil edilen AKPye verilen cezanın, bu bakımdan basit ve sıradan bir ihtar cezası değil, mahkumiyet cezası olduğunu savunan Bahçeli, AKPnin bu şekilde suç tespitiyle mahkum olması vahim bir durumdur. Mahkeme bu tespiti yapmakla AKPyi daimi Anayasa gözetimi ve denetimi altına almış ve bundan sonraki faaliyetlerini izleyecek hukuki bir kontrol mekanizması tesis etmiştir görüşünü ifade etti.
Bahçeli, şunları kaydetti: Gerekçede yer alacak tespit ve yorumların AKPnin ötesinde siyaset alanının sınırları üzerinde kısıtlayıcı etkiler yaratması ve siyasi partilerin hareket sahasını daraltıcı sonuçlar doğurması da ihtimal dışı sayılamayacaktır. Böyle bir durumda, TBMMnin Anayasadan kaynaklanan görev, yetki ve sorumlulukları yeni bir çerçeveye oturtulmuş ve bu konularda Yüce Meclis için yasak alanlar belirlenmiş olacaktır. Bu nedenlerle Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı sadece AKPyi değil, topyekun siyaset kurumunu ve TBMMyi de yakından ilgilendirmektedir.
Bahçeli, gelecek dönem izlenmesi uygun olacak yaklaşımın yol haritası ve kavramsal temeli niteliğinde olduğunu ifade ettiği düşüncelerini şöyle açıkladı: Türkiyede siyaset anlayışları temelden gözden geçirilmeli ve değişmelidir. Gerginlikten beslenen, hukukla sorunlu, ortak değerlerle kavgalı ve bunlar üzerinden siyasi rant peşinde koşan çatışmacı siyaset anlayışları ve alışkanlıklarının çıkmaz sokak olduğu artık görülmelidir. Türkiye çok tehlikeli bir cepheleşme sürecine mahkum edilmiştir. Bu tehlikeli süreç ne pahasına olursa olsun durdurulmalı, Türkiyenin milli birliğine, huzuruna, dayanışmasına ve demokratik rejime sahip çıkılmalıdır. Toplumsal huzursuzluk kaynağı olan sorunlar, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ortamında ele alınıp geniş tabanlı ve kamu vicdanında karşılık bulacak çözümlere kavuşturulmalıdır. TBMM bünyesinde siyasi partilerin üzerinde anlaşacakları asgari müştereklerin tespiti için siyasi diyalog kanalları açılmalı ve bu konuda ortak bir çalışma başlatılmalıdır. MHP, bu konuda somut katkı sağlamaya hazırdır. Siyaset kurumunun faaliyetlerinin ahlaki temellerini oluşturacak Siyasi Ahlak Yasası için TBMM bünyesinde özel bir çalışma grubu oluşturulmalıdır. Mal bildirimi rejiminin yeni esaslara bağlanması, milletvekillerinin iş takibi gibi faaliyetlerde bulunmasına etkili yaptırımlar getirilmesi gibi hususlar bu kapsamda ele alınmalı ve yeni düzenlemeler yapılmalıdır. Demokratik sistemin varlığını tehdit eden ve devlet kurumlarına olan güveni sarsan ahlaki kirlilik ve yolsuzluklarla kararlı ve etkili mücadele edilmesi temiz siyaset-temiz yönetim anlayışının hakim kılınması için elzemdir. TBMM, yolsuzluklarla mücadeleyi öncelikli bir konu olarak ele almalı ve yolsuzluklarla topyekün mücadele için bir milli program hazırlamalıdır. TBMM, kangren haline gelen ve milli vicdanı yaralayan dokunulmazlık tartışmalarına da bir son vermeli ve bu konunun da her yönünün ön yargısız olarak görüşüleceği bir komisyon oluşturulmalıdır. Milletvekilleri dışında dokunulmazlıktan yararlanan diğer kesimlerin durumu, milletvekillerinin soruşturulması ve yargılanmalarının tabi olacağı esaslar ile bu konuda görevli olacak yargı organları hakkındaki kapsamlı düzenlemeler bu komisyonda ele alınmalı ve en kısa sürede sonuçlandırılmalıdır.
Bahçeli, MHP, Mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen Anayasanın 148. ve 153. maddeleri dahil olmak üzere, bu amaçla Meclis bünyesinde mümkün olabilecek en geniş tabanlı bir mutabakatla yapılması kararlaştırılacak değişiklikleri samimiyetle ele almaya ve 70 milletvekili ile bu sürece katkıda bulunmaya hazırdır dedi.
MHPnin, parti kapatma yerine bireysel sorumluluğu esas alan bir öneriyi 15 Mart ta gündeme getirdiğini ve tartışmaya açtığını anımsatan Bahçeli, şunları kaydetti: Anayasanın 68. ve 69. maddelerinin ve Siyasi Partiler Kanununun ilgili hükümlerinin gözden geçirilerek, siyasi partilerin kapatılarak hükmi şahsiyetlerinin cezalandırılması yerine, bundan sorumlu olduğu tespit edilenlere cezai ve siyasi yaptırım uygulanmasını öngören önerimiz bugün de geçerliliğini korumaktadır. Bu yaklaşımın uygun görülmesi halinde, bu gibi durumlarda partinin hükmi şahsiyet olarak kapatılması yerine, bu fiillerin sorumluları hakkında cezai soruşturma ve yaptırım uygulanmasını, milletvekili dokunulmazlığının da buna göre yeniden düzenlenmesini öngören yeni bir Anayasal çerçeve oluşturulabilecektir. Terörü destekleyen ve bunu bölücü amaçları için bir araç olarak gören siyasi partiler bu düzenlemenin kapsamı dışında tutulacaktır. Gündeme getirdiğimiz bireysel sorumluluk yönteminin, bir siyasi partinin temelli kapatılması için dava açılmasından önce, ihtar ve ikaz amaçlı bir ara aşama olarak öngörülmesi de mümkündür.
Yaşayan, brokrasiden anlamayan, dandik,
siyaseti "harala gürele" zanneden; ama
yine de en zararsız MHP"li: Devlet
bahçeli...
Lisedeyken okulu kırıp A.Turkeş"in
cenazesine gitmiştik, bize slogan olarak
"Devletin başına devlet gelecek, ya
allah bismillah allahuekber" gibi ne
olduğu belli olmayan zübük sloganlar
attırdılar, ama yanında verdikleri bi
paket sigara, ekilmiş 4ders, bağırma
çağırma gereğini bastırmış olma.. bu
saçmalığa katlanmaya yetti.
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat
gibi be Devlet Bahçeli..
Ferhat Tarım - Gaziantep
27 Ağustos 2008, Çarşamba 09:16
Ne yazık ki milletimiz çirkef
siyasete,tribüncü sahte liderlere
öylesine alışmışki sayın Bahçelinin
nazik ve yerinde olan müdehalelerini
lakayit ve haddi olmayan şekillerde
eleştirme hakkını kendilerinde
buluyorlar.Sanırım mevcut hükümetin
başbakınından edindikleri bir
alışkanlık olsa gerek şarkılarla
eleştirilerde bulunuluyor.Bu
samimiyetten uzak kesimlere duyrulur
ki Türkiye, Devlet Bahçeli
önderliğindeki MHP iktidarına
mecburdur bu kaçınılmazdır önümüzdeki
süreç bunu gösterecek.Devletin içerde
halkını düşürdüğü sefalet bir yana
devletin dışarda herhangi bir itibarı
kalmamıştır.
Tufan Afşar - Ankara
27 Ağustos 2008, Çarşamba 02:32
hayret,ben 2.dünya savaşı ya da 1980
darbesi hakkında da yorum beklerdim,o
kadar uzun zamandır yok ki ortalıkta
muhalefet partilerinden birinin
başkanı.ana muhalefet desen sadece
saldırıyle,nerden laf çarpsam iş
üretmesem diye düşünmekte.işte o zaman
da akp ortalıkta at koşuşturur böylece!
547 milletvekili içinde 1 tek
muhalefet var,o da kamer
genç...eskiden pek tasvip etmezdim
kendisini,ama şu anda o meclisteki tek
muhalefet,elini sıkıyorum
kesinlikle,tebrik ediyorum kendisini
ve destekliyorum!