Yeni Sosyal Güvenlik Kanunu yürürlüğe girmeden önceki kanunun avantajlarından yararlanmak için 1 milyon 400 bin çocuk sigortalı olmuştu. Sosyal güvenlik uzmanı Tezel, 4 bin 342 çocuğun sigorta girişinin iptal edildiği haberlerini değerlendirdi.
İSTANBUL - Sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel, 0-14 yaş arasındaki 4 bin 342 çocuğun erken emeklilik hayalinin bittiğine ilişkin haberlerin basında yer almasının ardından NTVMSNBCye şunları söyledi: Böyle bir rakamın olduğuna inanmıyorum. Öte yandan iptalin cezası da olmaz. Yani Sosyal Güvenlik Kurumunun, iptal ettiği sigortalılar konusunda işverenlere ceza yazma yetkisi yok. Kayıtdışı istihdama karşı kurulmuş olan sistemin kayıtlı kişileri dışarı çıkartması Cumhuriyet tarihi boyunca düşünülmemiş bir şeydi.
Tezel konuyla ilgili olarak şunları kaydetti: Ben Sosyal Güvenlik Kurumuyla irtibat halinde olan biriyim. Şimdiye kadar iptal olan birine rastlamadım. Haberi ben de okudum, haberin kaynağı yoktu. Herhangi bir resmi kişinin ağzından açıklama da yapılmamıştı. Haberde 4 bin küsur çocuğun sigortasının iptal edildiği, şirketlere de kişi başına 943 YTL ceza kesildiği söyleniyordu. Böyle bir rakamın olduğuna inanmıyorum.
İPTALİN CEZASI DA OLMAZ Öte yandan iptalin cezası da olmaz. Yani Sosyal Güvenlik Kurumunun, iptal ettiği sigortalılar konusunda işverenlere ceza yazma yetkisi yok. Zira sosyal güvenlik sistemimiz kişilerin kayıt altına alınması nedeniyle ceza kesileceğini öngörmüyor. Kayıtdışı istihdamı, kayıt altına almak için cezalar öngörüyor. Yani bir kişiyi sigortasız çalıştırırsanız size ceza verirler. Bir kişinin sigortasını gecikmeli bildirirlerse ceza verilir. Ama siz sigortaya bildirmişsiniz diye kimseye ceza verilemez.
ÇOCUKLARIN AİLELERİ ZORLANIYOR Velev ki iptal edilsin; bu kişinin sigortası öyle veya böyle iptal edilmiş olsun. İptalin asla cezası olmaz. Çünkü siliyorsunuz, iptal ettim diyorsunuz. Kayıtdışı istihdama karşı kurulmuş olan sistemin kayıtlı kişileri dışarı çıkartması Cumhuriyet tarihi boyunca düşünülmemiş bir şeydi. Yani sosyal güvenlik şemsiyesi altına girmiş olanı şemsiyenin altından çıkartalım, bunu seçelim bunu seçmeyelim, ayrımı yoktu. İlk defa bu dönemde oldu. Bana göre sisteme ters bir anlayış bu. Sisteme ters olduğu için de acı çekiliyor. Hem çocukların aileleri hem de Sosyal Güvenlik Kurumu bu anlayış nedeniyle zorlanıyor. Madem ki sosyal güvenlik reformuyla iyi bir şey getiriyorsunuz, öyleyse sisteme sosyal güvenlik reformundan önce girmenin bir sakıncası olmasa gerek. Ama hem kötü birşey getirip hem de kötü birşeyden önce bundan kurtulmaya çalışan insanlara, Siz şemsiyenin altına şimdi girmeyin, yarın girin, üç gün sonra girin demek de abesle iştigal olsa gerek.
O SOPALARI YİYİN DE ÖYLE GELİN DİYORLAR Tezel, Sosyal Güvenlik Yasasının Ekim ayında yürürlüğe girecek maddeleri arasında isteğe bağlı sigortalılık da bulunduğunu ve fiil çalışma şartı aranmaksızın pirim ödeyenin sosyal güvenlik kapsamına gireceğini hatırlatarak şunları söyledi: Zaten 1 Ekimden sonra kimseye sorulmayacak, isteyen herkes prim ödeyebilecek. Onlar diyorlar ki, Şimdi gelmeyin, 1 Ekimden sonra gelin, Biz sizin için bazı sopalar hazırladık, o sopaları yiyin de öyle gelin diyorlar.