Tersane ve liman işçileri, Tuzla örneğinde olduğu gibi iş kazaları ve ölümlerle sık sık gündeme geliyorlar. Bir de sendikalı olmak istediği için öldüresiye dövülenler var.
Liman işçileri Fatih Bozkurt, Ferhat Terzi, Mehmet Doğru ve Liman-İş Genel Eğitim Teşkilatlanma Sekreteri Haydar Özcan, levye ve demir sopayla dövüldüler.
İSTANBUL - Limancılık işleri, Uluslararası Çalışma Örgütü ILOya göre maden ocaklarından sonra en ağır işkolu. Liman işçilerinin çalışırken taşıdıkları risk çok yüksek. Bu riske bir de sendikalı olmayı istemek eklenince durum daha da güçleşiyor.
1963 yılında kurulan 7 bin üyeli Liman-İş (Türkiye Liman ve Kara Tahmil-Tahliye İşçileri Sendikası), Türk-İş ve Uluslararası Ulaştırma İşçileri Federasyonu üyesi. TCDD ve TDİ Genel Müdürlüklerine bağlı liman iş yerlerinde Gemlik Gemport Liman İşletmesi ile Antalyada Ortadoğu Antalya Liman İşletmesinde örgütlü yetkili tek sendika. Liman-İş, İstanbul Ambarlıda bir işyerinde örgütlenme çalışması yaparken pek çok engelle karşılaştı. Son olarak yönetici ve dört üyesi levye ve demir sopalarla öldüresiye dövüldü.
Sendikadan yapılan açıklamada, işverenin taşeronlarının gerçekleştirdiği iddia edilen saldırı ile ilgili olarak şu bilgilere yer veriliyor:
LEVYE VE DEMİR SOPALARLA ÖLDÜRESİYE DÖVÜLDÜLER Sendikamız Liman-İş, İstanbul Ambarlıda Arkas Holdinge bağlı Arser A.Ş. şirketinde örgütlenme çalışmalarına başladı. Ancak işveren sendikal örgütlülüğü engellemek için türlü oyunlara başvurdu. Önce beş öncü işçimizi işten çıkarttı. Sonra işçilerin rızaları alınmadan internet yoluyla Arkas Holdinge bağlı Marport Liman A.Ş. şirketine geçirdi, telefonlarla tehditlerde bulundu ve sendikalı olan 407 işçinin tümünü yaklaşık 15 gün önce işten attı. Bu işçilerin suçu sadece sendikalı olmaktı, şimdi işsizler. İşveren, işçilere, sendikadan istifa etmeleri koşulu ile tekrar işe alacağını söyledi. İşçiler sendikalaşmada ısrar etti. 3 Ağustos günü, Liman-İş Sendikası Genel Eğitim ve Teşkilatlanma Sekreteri Haydar Özcanın da içinde bulunduğu sendika temsilcilerimizi taşıyan araç, pusu kurularak yolda durduruldu ve sendika genel merkez yöneticimiz dahil olmak üzere 4 üyemiz levye ve demir sopalarla öldüresiye dövüldü. 20 civarında saldırgan, sendikamız üyesi işçilere levye ve demir çubuklarla saldırmıştır. Bu insanların tek suçu sendikalı olmaktı! İşverenin taşeronlarının gerçekleştirdiği bu haince saldırı ne yazık ki bize halen orman kanunlarının geçerli olduğunu gösteriyor.
yaklaşık iki aydır seslerini duyurmak
için türlü yollar deneyen ama ancak
Tuzla"da 3 işçi ölünce ve üzerine
yolları kesilip demir sopalarla bir
temiz dayak iyince yani türkçesi kan
çıkınca haber olan işçilere artık destek
olmanın vakti geldi de geçiyor. eğer
burası bir hukuk devleti ise, birileri
bu şirketin haydut yöneticilerine dur
demeli. birileri bu haydutlara
sendikanın anayasal bir hak olduğunu
hatırlatmalı. hoş bunu bizden iyi
bildiklerini de biliyoruz ya..
Taner - Malatya
08 Ağustos 2008, Cuma 23:16
Geçenlerde biliyoruz ki onlarca işçi
bir kaç ay içinde peş peşe ölmüştü.
Demek ki bunda da birilerinin parmağı
var.Olayların üzerinden bu kadar zaman
geçmesine rağmen hemen hemen bir kaç
aydır hiç bir tersane işçisi ölmedi.
Acaba bu ölümlerden birileri mi
sorumlu ? Yoksa sendikal hakları
kazanmak için birilerini mi feda
ettiler ? Ayrıca Türkiyede bunca
tersane varken niye sürekli bu olay
Tuzla"da oldu acaba ?
devrim - İstanbul
08 Ağustos 2008, Cuma 16:50
Liman işçisinin direnişi haftalardır
sürüyor ancak haber olmak için bi
temiz sopa yemeleri gerekiyormuş,
yazık.. Liman işçisi yalnız değildir.