(Muğla Üniversitesi Eğ. Fak. İlköğretim Böl. Fen Bilgisi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Özdemir):
EVRİM DERSİ ÜNİVERSİTELERDE ZORUNLU OLACAK
Çalışmanızın sonucu hakkındaki yorumlarınız neler? Araştırma yaptığınız gruptaki 98 biyoloji öğretmeni adayından sadece yüzde 43lük bir oran Evrim Teorisini benimsiyor.
Yaklaşık 14 sene farklı düzeydeki okullarda biyoloji öğretmenliği yaptım. Bunlar benim gözlemlediğim, bildiğim şeylerdi. Lokal bir araştırmayla da bu bulguları elde ettim.
Düşük bir oran mı sizce bu?
Benim yaptığım lokal bir araştırma, örneklem çok sınırlı. Çok iddialı genellemelere ulaşmak çok doğru olmaz açıkçası. Çok daha geniş bir örneklem üzerinde çok daha etraflıca araştırılıp onun üzerinden genellemer yapılması gerektiğini düşünmekteyim. Ama şu bir gerçek ki, gözlemlediğim kadarıyla, biyoloji öğretmenleri, biyoloji öğretmen adayları arasında Evrim Teorisinin ne olduğunu bilmeyen ve Evrim Teorisine olumsuz yaklaşanlar var. Bu da Türkiyede bilim eğitimini olumsuz yönde etkileyen bir faktör. Türkiyede bu genel bir bilim eğitimi sorunu. Sorunun aşılması sağlıklı bir bilim eğitimi politikasının izlenmesiyle mümkün. Evrim, biyoloji dersinin temel konusudur. Son yıllarda yeni bir tartışma getirdiler: Evrim Teorisini; bir alternatif olarak öne sürülen akıllı tasarım ve Yaratılış görüşüyle birlikte müfredata aldılar; öğrenci istediğini seçsin gibi çarpık bir demokrasi anlayışı getirdiler.İnançlarla Evrim Teorisinin yan yana, hatta karşı karşıya getirilmesi kadar yanlış bir şey olamaz. Çünkü iki ayrı kulvar... Öğrenciye ikisini birlikte verip, hangisini seçeceğini ona bırakmak çok yanlış bir şey olur.
Bilimler Akademisinin bir raporu var bu konuda: Biliyorsunuz evrim Amerikada çok tartışılan bir konu. Bizim de Amerikaya benzer yanlarımız var. Biyoloji eğitiminde, bilim eğitiminde Evrim Teorisiyle yaratılışın kıyaslanmasına şiddetle karşılar. İkisi çok ayrı şeyler. Hatta evrimi tartışırken hiçbir şekilde insanların inançlarını tartışmamamız gerekiyor. İki ayrı kulvar... Ölçüleri farklı, metodolojisi farklı, yaklaşımı farklı... Bu çok ayrı bir alan. Evrim Teorisi sadece biyolojinin konusu değil; yeryüzü şekillerinin oluşumundan günümüze kadar gelen bütün süreçleri içine alan bir alan. Dolayısıyla dünyayı anlamak, yeryüzü şekillerini anlamak, geleceğe yönelik öngörüler yapabilmek için Evrim Teorisini doğru bir şekilde bilmek ve anlamak gerekiyor ama inançlarla polemiğe girmeden. Yapılacak en yanlış şey, makalemde de belirttiğim gibi; Evrim Teorisiyle, öğrencilerin inançları arasında bir ayrım yaratıp bunların birisini seçin demek. Bu, çok sağlıksız bir şey. Öğrencilerin bilimsel olguları, bilimsel bir gözle, bilimsel bir yöntemle, başka duygularını karıştırmadan anlayabilmeleri, analiz edebilmeleri ve sonuç çıkarabilmelerini sağlayacak bir tutum olmalı. Konu çok daha derinde; bilim eğitiminin sorunu bu. Dediğim gibi, metodoloji sorunu. Bence yapılması gereken öğretmenlerin bu konuda bilgilendirilmeleri... Öğretmenler ne yapacağını bilmiyor. Beraberlerinde getirdikleri inançların etkisinden kurtulamıyorlar.
Önümüzdeki öğretim yılında Evrim Teorisi seçmeli değil, zorunlu ders olacak. YÖK daha önce bu dersi seçmeli olarak belirlemişti, şimdi uygulama değişecek ve öğretmen adayları bu dersi almaya başlayacaklar.
(Ortadoğu Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykut Kence):
YARATILIŞ VE EVRİM TEORİSİ BİR ARADA OKUTULUNCA KAFALAR KARIŞTI
Evrim Teorisinin bilimdeki yeri nedir; Evrim Teorisi neyi savunuyor? İnsan maymundan gelmiştir sözüyle açıklanabilir mi? Ne gibi bilimsel gerçekliklere dayanıyor?
Evrim Kuramı dünyadaki biyolojik çeşitliliği açıklayan bir kuramdır. Yani, dünyadaki canlı çeşitliliğinin nasıl ortaya çıktığını açıklayan bir kuramdır. İnsan maymundan gelmiştir şeklinde bir düşünce sadece dinci kesimlerin evrim hakkında halka yaydığı bir görüştür. İnsanın maymundan geldiği konusu Evrim Teorisi içinde çok küçük bir bölümdür. Zaten Evrim Kuramına göre insanın atası maymun değildir, Evrim Kuramı sadece insan ve maymunun ortak ataya sahip olduğunu ileri sürer. Dünyada milyonlarca tür oluşmuş, bunlar birbirlerinden türemişler ve bugünkü konumlarına gelmişler. Dünyada yaşamış türlerin yüzde 99u bugün yoktur. Sadece yüzde 1i, belki de daha azı günümüze kalabilmiştir. Evrim Teorisi bu konuda türlerin nasıl ve hangi koşullarda yok olduğunu araştırarak insan türünün de diğer canlı türlerinin de yeryüzündeki varlığını sürdürmesini sağlamaya çalışmaktadır. Birçok başka bakımdan da yararları vardır Evrim Kuramının. Örneğin hayvan ve bitki ıslahında, bilişim teknolojisinde, ilaç üretiminde başka birçok sahada, ekonomide, psikolojide, tıpta, tarımda uygulamaları vardır.
Evrim Teorisini Türkiyede eğitim-öğretim alanında nasıl bir yerde görüyorsunuz?
Türkiyede eğitim öğretimdeki yeri bence çok kötü. Liselerdeki biyoloji ders programına 1985te dahil edilmiş dinsel bir görüş olan Yaratılış görüşü var. Derslerde bu görüş ve bilimsel bir kuram olan Evrim Kuramı bir arada okutuluyor. Daha da kötüsü oldu son zamanlarda: İlköğretimde evrimle ilgili bölümler makaslandı. Dünyada evrimle yaratılışı fen derslerinde birlikte öğreten tek laik ülkeyiz.
1985ten önce bu durum nasıldı?
Evrim Teorisi tek başına okutuluyordu. Karşısında Yaratılış görüşüyle birlikte verilmiyordu. Yani, bilim ve din bir fen dersinde karşı karşıya getirilmiyordu.
Bundan iki yıl önce Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Mine Tan ve benim danışmanlığımda, yüksek lisans öğrencisi Nazlı Somel tarafından bir anket çalışması yapılmıştı. Bu çalışmaya göre Evrim Kuramını öğrencilerin yüzde 25i kabul ediyordu. Öğretmenlerin de yüzde 47si geçerli bir bilimsel kuram olarak görüyordu. Yüzde 53ü ise tam olarak kabul etmiyordu. Evrim Teorisini kabul etmeyenlerin bir kısmı; Bir kuramdır ispat edilmemiştir diyordu, bir diğer kısmı da Benim dini inancımla çelişiyor diyordu. Benim dini inancımla çelişiyor diyenlerin yüzdesi, genç öğretmenler arasında daha yüksekti. Bu da gösteriyor ki öğretmenlerin eğitiminde bilimsel yaklaşımdan daha çok dinsel kaygılar giderek ağırlık kazanıyor. Bunun sonucu olarak Türkiye Evrim Kuramını kabul eden ülkeler sıralamasında sonuncu. ABDnin arkasından biz geliyoruz. Ülkemizde Yaratılışçılık propagandası çok yaygın bir şekilde yapılıyor. ABDde de çok yaygın, Avrupada örneğin, yaratılışçılık bize ve ABDye göre çok daha düşük bir düzeyde.
Eğitimde bu engeller nasıl aşılabilir, bilimin özgürleşmesi adına neler yapılabilir?
Öncelikle Türkiyeyi yönetenlerin bu konuya sıcak bakması lazım. Evrim ve bilim eğitimi özgürce yapılabilmeli. Öğretmenlerin evrimden bahsettiği için soruşturulduğu bir ülkede bunu yapmak çok zor.
Evrim Teorisi dersi veren bir hoca olarak öğrencilerinizin derslerdeki tutumlarını anlatabilir misiniz?
Öğrenciler ilk ve orta eğitimleri sırasında yaratılış görüşüne sahip öğretmenler tarafından eğitilmişlerse, evrim dersinden geçer not alabilmelerine karşın görüşlerini değiştirmek güç oluyor. Benim derslerimde oldukça iyi. Evrimi kabul etmeyenler tek tük çıkabiliyor. Örneğin iki yıl önce tamamen yaratılışçı görüşleri savunan bir öğrencim vardı. Şunu da belirtmeliyim ki evrim, üniversitelerde nispeten özgürce tartışılabiliyor ama basından izlediğimiz kadarıyla evrimden söz eden ilköğretim öğretmenleri sürgün ediliyor, haklarında soruşturma açılıyor, maaş kesme cezasına çarptırılıyor. Tabii bu da diğer öğretmenler üzerinde büyük bir korku ve baskı oluşturuyor. Böyle bir ortamda Evrim Kuramını tartışmakta kendilerini özgür hissedemiyorlar.
Bütün öğretmenlere ve öğretmen adaylarına eğitim vermek, evrimi onlara tekrar anlatmak lazım. Şimdiki durumda öğretmenler, genelde eğitildikleri süre içinde evrim konusunu çok net öğrenmiyorlar. O nedenle eğitimini almadan mezun oluyorlar. Kulaktan dolma bazı bilgileri olabiliyor. Öte yandan bilim adamları arasında Evrim Kuramı geçerli mi değil mi diye bir tartışma yok. Hepsi evrim teorisinin bilimsel geçerliliği konusunda hemfikir. Dinci kesimden bazı insanlar çıkıp, evrim olmamıştır diyor. Dinsel kaygılarla evrimin gerçekliğine itiraz eden kimseler nedeniyle tartışma varmış gibi görünüyor. Bilimsel tartışmalar evrimin gerçekliği üzerinde değil, nasıl olduğu üzerinde yapılıyor. Dinle bilimin karşı karşıya getirilerek aralarında bir tartışma varmış görüntüsü yaratmak son derece yanlış. Bu iki alan birbirlerinden ayrı boyutlardadır. Bunları tek boyuta indirmek ne bilime ne de dine yarar sağlar.
(Boğaziçi Üniversitesi İlköğretim Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Emine Erktin):
BİLİM DEĞİL, ÖĞRETİM DERSİ OLACAK
Fen Bilgisi öğretmen adaylarına Evrim Teorisini öğretiyor musunuz?
 |
|
Aslında temel biyoloji derslerini alıyorlar ancak birkaç senedir müfredatımızda değişiklikler söz konusu. Bu dönem yeni bir ders açıyoruz. Fen öğretiminde kritik konular adlı bir ders bu. Bu derste Evrim Kuramını öğrenecek ve tartışacaklar. Öğretmenlerin yeterli bilgiye sahip olmadıklarının biz de farkındayız. Öğretmen adaylarına bu dersi açarak daha donanımlı hale gelmelerini hedefliyoruz. Hepsi Evrim Teorisinin nasıl öğretilmesi gerektiği üzerinde çalışacaklar. Ancak bunu bir bilim dersi olarak değil, bir öğretim dersi olarak düşündük. Uygulamasına önümüzdeki dönem başlamak istiyoruz.