Anayasa Mahkemesi 1 oy farkla AK Partinin kapatılmaması kararı verdi; ancak Hazine yardımının yarısının kesilmesine hükmetti. Mahkeme Başkanı Kılıç, kararı AK Partiye ciddi bir ihtar, siyasilere mesaj olarak yorumladı.
İSTANBUL - Anayasa Mahkemesi merakla beklenen AK Parti davasını sonuçlandırdı; 1 oy farkla kapatılmamasına karar verdi. Anayasa uyarınca, kapatma için 7 üyenin oyu gerekiyor. Ancak 11 üyenin 6sı kapatma istedi, Başkan Haşim Kılıç ret oyu verdi; diğer 4 üye ise Hazine yardımının kesilmesini istedi. İlk oylamada kapatma kararı çıkmayınca, Hazine yardımına ilişkin bir oylama daha yapıldı ve 1e karşı 10 oyla Hazine yardımının yarısının kesilmesi kararı çıktı. Kılıç, kararı açıklarken, bu oy dağılımıyla kapatma için gereken çoğunluğa ulaşılmadığını belirtti, AK Partiye ciddi bir uyarı yaptıklarını ifade etti. İlgili partinin gereken analizi yapacağına, gereken dersi çıkaracağına inanıyorum diyen Haşim Kılıç, siyasi partilere bir de çağrı yaptı.
Anayasa Mahkemesi kararının cuma günü açıklanması bekleniyordu. Ancak 3 gün süren toplantı sonunda, bugün mahkeme önünde bekleyen basın mensuplarına açıklama yapılacağının bildirilmesi sürpriz oldu. Mahkeme salonuna alınan canlı yayın araçları ve basın mensupları hazırlıklarını yaptıktan yaklaşık 3 saat sonra, Başkan Haşim Kılıç sıkıntılı bir ifadeyle, kararı açıklamak üzere basının karşısına çıktı. Önce fotoğraf çeken basın mensuplarından, patlayan flaşların kendisini rahatsız ettiğini belirterek fotoğraf çekilmemesini rica eden Kılıç, daha sonra şunları söyledi:
ÖNEMLİ KONULAR ÖNÜMÜZE KONUYOR Partiyle ilgili mahkememizin kararını açıklamadan önce bazı konuları paylaşmak istiyorum. Türkiyenin gündeminde önemli konuların dava konusu haline getirilerek, Anayasa Mahkemesinin önüne konulmuş olması gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse sosyal açıdan önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu sonuçlar nedeniyle 70 milyonluk halkımız gözünü mahkemeye dikerek kararın sonucunu beklemek durumunda kalmıştır. Bu kararlar bundan önce verdiğimiz türban kararı olarak adlandırılan ve bugün de iktidarda bulunan Ak Partinin kapatılması davası, en önemli dava olarak bu dava önümüzde durmaktadır. Tarihi kararı Haşim Kılıç açıkladı
BASKILARA GÖRE HAREKET ETMEDİK Davaların görülme süreciyle ilgili ahlaki değerler aşılarak, çok büyük eleştirilere, hakaretlere maruz kaldık. Arkadaşlarımın düşüncelerini burada dile getirmek istiyorum. Bu davaların görülme süreci bu mahkemenin kendi yaptığı program çerçevesinde yürümektedir. Biz dışarıdan gelen baskılarla ve eleştiriler sonucunda bir planlama ve programlama yapmadık bundan sonra da yapmayacağız. Bu önümüze gelen davaların gerek siyasal, gerek ekonomik önemleri nedeniyle bu davanın bir an önce sonuçlanması gerekliliğini göz ardı edemezdik.
RAPORTÖRÜ NEDEN TERCİH ETTİK? Biz de bu ülkede yaşıyoruz. Bu davanın ne kadar önemli olduğunu görmemezlikten gelemezdik. Arkadaşlarımızı görevlendirirken bunlara dikkat ettik. Raportör arkadaşımız bu konuda deneyimli bir arkadaşımızdı. Bu nedenle kısa bir sürede davayla ilgili raporunu yazdı. Raportör arkadaşımız çalışırken kendisine üç arkadaşımız da yardım etti. Eleştirilen arkadaşımızın neden tercih edildiği konusuna gelince türban konusundaki Anayasa değişikliğinin arkadaşımız tarafından incelenmiş olması ve laiklik konusunun bu çerçevede enine boyuna kendisi tarafından incelenmiş olması nedeniyle de görev bu arkadaşımıza verilmiştir. Tercih nedeni sadece budur. Bunun dışında bir sebep düşünmeyelim.
DAVA AÇILMADAN, UZLAŞMA OLMALI Bir partinin kapatılması konusunda Anayasa Mahkemesi üyelerinin hiçbirinin mutlu olmadığını belirtmek istiyorum. Nitekim bu davada da arkadaşlarımız bunu dile getirmiştir. Ancak ne yazık ki bu konuda çağdaş, demokratik ülkelerle olan bir beraberliği sağlama adına yapılması gereken Anayasal ve yasal değişiklikler yapılmayıp, ne zamanki bir siyasi parti kapatma davası gündeme gelir o zaman bu kuralların değişmesi gerektiği çok canlı ve hızlı bir şekilde tartışılmaya başlanır. Oysa bunun böyle olmaması gerekir. Siyasi parti kapatma davaları daha açılmadan ilgili siyasi partilerin, bir uzlaşma içinde yapılması gerekli değişikliklerin yapılmasını arzu ederiz. Ancak bugüne kadar bunun gerçekleştirilemediğini gördük.
SİYASİLER UZLAŞMAYLA GEREKENİ YAPMALI Bu tartışmalar siyasi parti kapatma davaları açıldığı andan itibaren yine canlılığını kazandı. Bu vesileyle bir kez daha siyasi aktörlerimize buradan seslenmek istiyorum; eğer bu konuda bir rahatsızlık varsa topluma ters gelen kurallar ve anayasa değişiklikleri varsa bu konuda uzlaşarak, değişikliklerin süratle yapılabilmesidir. Temennimiz odur.
TOPLUMDAKİ GERGİNLİK AZALTILMALI Toplumda son aylarda türban ve kapatma davaları nedeniyle çok ciddi bir gerginlik yaşandı. Bu nedenle biraz sonra açıklayacağım bu kararın sonucuna bağlı olarak tekrar tekrar ifade ediyoruz biz toplum olarak hangi kesimden, hangi düşünceden hangi inançtan olursa olsun bütün toplum katmanlarının birlikte yaşama çabasını ve şartlarını sağlamasını, bu şartların oluşmasını, bu şartların devam etmesi için elimizden gelen gayreti göstermemiz gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle Türkiyenin bundan sonraki gerek siyasal gerek sosyal hayatında bu gerginliği azaltma konusunda gerekli çabaların gösterileceğine inancını da taşımak istiyorum. Bu duygularla bugün hem raportör arkadaşlarımıza hem de üyelerimize teşekkür ediyorum. Ülkenin bu kadar önemli bir konusunda çok kısa bir süre içerisinde olayı değerlendirerek, her türlü fedakarlığı göstererek böyle bir çalışma sonucunu da çıkarttıkları için de ben kendilerine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
AK PARTİ KAPATILMAMIŞTIR AK Partinin kapatılması istemiyle açılan davanın sonucunda, AK Parti kapatılmamıştır. Ancak 6 arkadaşımız kapatılması yönünde oy kullanmış, 5 arkadaşımızdan 4ü Hazine yardımından yoksun bırakılması sonucuna varmış, 1 kişi de reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Bütün bunlardan 6 arkadaşımızın kapatılma, 4 arkadaşımızın da Hazine yardımından yoksun bırakılması kararını birlikte düşündüğümüzde bu siyasi partiye hazine yardımından yani son yıl aldığı hazine yardımının 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verilmiştir.
İLGİLİ PARTİ MESAJI ALACAK Kurulumuzdan burada kapatma kararı çıkmamıştır. Anayasadaki bu sayıyı tutturamamış olmasından dolayı bir kapatma kararı çıkmamıştır. Ama bu kararın sonucunda partiye bir ihtar kararı çıkmıştır. Ciddi bir ihtar kararı çıkmıştır. O nedenle bu sonucun değerlendirileceğini ve gereğinin yapılacağını umut ve tahmin ediyorum. Kararın çok iyi tahlil edileceğine, çok iyi değerlendirileceğine ve ilgili partinin alması gereken mesajı alacağına inanıyoruz.
KİM NE OY VERDİ? Yapılan oylamada ben ret oyu verdim. Başkanvekili Osman Paksüt, Fulya Kantarcıoğlu, Mehmet Erten, Necmi Özler, Şevket Apalak ve Ayla Perktaş kapatılması yönünde oy verdi. Sacit Adalı, Ahmet Akyalçın, Serdar Özgüldür ve Serruh Kaleli ise partinin odak olduğu, ancak bu odaklaşmanın çok ağır olmadığı gerekçesiyle, Hazine yardımından mahrum bırakılması yönünde oy verdi.
Cok ilginc bir karar. Mahkeme uyeleri
de dahil herkesi mutlu etmeye
calisarak ve uzlasarak alinmis bir
karara benziyor. Ahmet Necdet Sezer"in
atadigi kidemli uyeler ve Turgut
Ozal"in atadigi uyeler tipik
duruslarini korurken, Ahmet Necdet
Sezer"in atadigi yeni uyeler kapatmama
yonunde oy vermisler. Kapatmama karari
ile olasi bir siyasi kriz
engellenirken, verilen mali yardim
kesme cezasi ile kidemli mahkeme
uyelerinin ve Bassavci Yalcinkaya"nin
kapatma yanlisi cevrelerdeki itibari
korundu. Ne sis yandi ne de kebap.
AYDIN APAYDIN - Ankara
30 Temmuz 2008, Çarşamba 23:54
Anayasa Mahkemesinin verdiği karar
tamamen toplumun ve ülkenin
çıkarlarını düşünerek verdiği bir
karardır. Ne AKP"nin iktidar partisi
olması ne de %47 oy almış olmasından
dolayı kapatılmamasına karar vermiş
değildir. Yapılan açıklamada gösterdi
ki bu karar TÜRKİYE düşünülerek
alınmıştır.. Umarım AKP"de en az
Anayasa Mahkemesi kadar bu ülkeyi
düşünür ve bazı özlemlerinden
vazgeçerler.. Ama bu konuda hiç umudum
yok sadece biraz özlemlerini geçici
olarak erteleyeceklerdir.. sonra
tekrardan DURMAK YOK YOLA DEVAM
diyeceklerdir.. Ah canım ülkem bunları
hiç haketmiyorsun sen bu bulunmaz
güzelliğinle.
Yunus Arda Ünlü - Ankara
30 Temmuz 2008, Çarşamba 23:46
Hazine yardımının yarısını kesmek biz
ilgili partiyi kapatmıyoruz ama Laiklik
karşıtı düzenlemelerin devam etmesi
halinde kapatırız manasına
geliyor.Hazine yardımının yarısını
kesmek yeşil sermayeye sahip olan bu
kesimler için önemli değildir.Yalnız 2-3
sene sonra orda Abdullah Gül"ün
atadıkları olacak ve o zaman Türk
Milleti dilerim herşeyi görecek.Ama
Atatürk heykellerinin bile kaldırılacağı
bir ülke de nasıl görecek merak
konusu.Allah sonumuzu hayretsin.Sonumuz
olmasın