İlköğretimini köyündeki okulunda tamamlayan, buradaki öğretmen ve arkadaşlarıyla konuşarak iletişim kuran Suat Tek, evine döndüğünde yine suskunluğa gömüldü.
İlkokulun ardından Mustafakemalpaşa Endüstri Meslek Lisesine giden ve burada da hem öğretmenleri hem de arkadaşlarıyla konuşan Suat Tek, onun dışında ailesi, yakınları ve köy sakinleriyle konuşmama inadını sürdürdü.
Tekirdağda askerliğini yaptığı sırada da çevresiyle konuşarak iletişim sağlayan Suat Tekin ağzını, vatani görevini tamamlayıp, köyüne döndüğünde yine adeta bıçak açmadı.
İÇİMDEN GELMİYOR
Suat Tek, bu süre içinde ailesi, yakınları ve köy sakinleriyle yazarak iletişim sağladı. Tek, neden konuşmadığına yönelik soruya, Konuşmamamın hiç nedeni yok. İçimden gelmiyor. Bilmiyorum yanıtını verdi.
Suskunluğunu devam ettirecek misin yönündeki soru üzerine de Tek, Böyle iyi. Konuşmak istemiyorum. Hayır dedi.
Memurun Eş olarak kabul ediyor musun sorusuna, yazıyla evet yanıtını vererek evlendiği Azerbaycanlı eşinden boşanan Tek, boşanma işlemlerinin yürütüldüğü mahkemede de yine yazarak derdiğini anlattığını belirtti.
Suat Tekin dedesi Veysel Zeybel de gencin 7 yaşından bu yana kendileriyle konuşmadığını söyledi. Bu durumdan büyük üzüntü duyduklarını ifade eden Zeybel, şöyle konuştu:
Torunum 7 yaşındayken babasından bisiklet istedi. Babası, maddi durumundan dolayı alamayacağını söyledi. Bu olaydan sonra küstüğünü sanıyoruz. Gerçi babası bir süre sonra konuşsun diye bisiklet aldı. Ancak yine hiç konuşmadı.
İlkokula giderken özellikle bir gün takip ettim. Okulda arkadaşlarıyla konuştuğunu gördüm. Ama eve gelince yine sustu. Bizlerle hiç konuşmadı. Asker arkadaşlarıyla da irtibat kurduk ve Suatın orada konuştuğunu öğrendik. 2006 yılında Azerbaycandan bir kızla evlendirdik. Onunla da konuşmamış.
KONUŞMASI İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPIYORUM
Veysel Zeybel, torununun fiziki ve ruhsal açıdan hiçbir eksikliği olmadığını belirterek, Konuşması için elimden geleni yapıyorum, ama bir türlü başaramıyorum. Bugüne kadar birçok doktora gittik. Durumun psikoljik olduğunu söylediler. Bir türlü soruna çözüm bulamadık diye konuştu.
 |
|
Rıdvan Tek ise oğlunun bu tutumundan dolayı son derece üzgün olduklarını, ancak yapacak hiçbir şeylerinin bulunmadığını söyledi.
Konuşması için oğlunun dedesiyle beraber kaldığını ifade eden Tek, Her türlü yolu denedik, ama oğlumuzu bizimle konuşmasını sağlayamadık dedi.
TÜM KÖY MERAKLA KONUŞACAĞI GÜNÜ BEKLİYOR
Köylülerden Hasan Demir de Suat Tekin askere gittiğinde konuştuğunu öğrendiklerinde büyük mutluluk yaşadıklarını, askerlik dönüşünde köyde de konuşacağını sandıklarını belirtti.
Ancak gencin vatani görevini tamamlayıp köye dönüşünde kendileriyle iletişim kurmak için yeniden kaleme ve kağıda sarıldığını ifade eden Demir, Tüm köy Suatın konuşacağı günü merakla bekliyoruz. Neden böyle yapıyor, bilemiyoruz diye konuştu.
KENDİNİ KABUL ETTİRME YOLUNA GİTMİŞ OLABİLİR
Klinik Psikolog Yalçın Kireççi, insanların belli bir kişilik ve karakter oluşturmak zorunda olduğunu belirterek, nadir de olsa konuşmamanın, kişilik ve karakter özelliği olarak yerleşebileceğini söyledi.
Bazı insanların sadece siyah giyerek, bazılarının da tersten konuşarak, ilgi çekme yoluna gidebildiğini ifade eden Kireççi, Kişiliğin çekirdeği, 7 yaşında oluşur. Bu yaş, inadın da en yoğun olduğu yaşlardan biridir. Küsme de bir inattır. 7 yaşından beri ailesi ve yakınlarıyla konuşmayan Suat Tek, bunu yaparak, kendini kabul ettirme yoluna gitmiş olabilir. Herkes (Konuş) diyor, o konuşmuyor, konuşmayarak kendini kabul ettiriyor dedi.
Kireççi, Suat Tekin durumunun, bir hastalık olarak değerlendirilemeyeceğini dile getirerek, şöyle konuştu:
İlginç bir vaka. Konuşmamak gibi çok zor bir yolu seçmiş. Askerliğini yapmış ki konuşmasa zaten askere almazlar. Askere gittiğine göre, normal şekilde konuştu. Bu da çok sıkıştığı zaman, konuştuğu ve konuşacağı kişileri seçtiği anlamına geliyor.
Yalçın Kireççi, Suat Tekin, bir psikologun kendisiyle iletişim kurarak, güven vermesinin ardından konuşma ihtimali olduğunu kaydetti.