Adını ABD eski başkanlarından Franklin D Rooseveltin ülkesini 1930ların büyük bunalımından çıkarmak için para politikalarının piyasaya bırakılamayacağını ilan ettiği Yeni Sözleşmeden alan grup gezegenin karşı karşıya olduğu bütün önemli krizlerin çözümünün birlikte düşünülmesi gerektiğini savunuyor.
Gruba göre, sera gazı salımları, gıda ve yakıt fiyatlarındaki artışlar, dünyanın 1930lardan bu yana en büyük bunalımının eşiğinde olduğunu gösteriyor.
Grubun üyeleri arasında Yeryüzünün Dostları (Friends of the Earth) örgütünün İngiltere sorumlusu Tony Juniper, Avrupa Parlamentosunun Yeşil İngiliz milletvekillerinden Caroline Lucas ve New Economics adlı vakfın politik yönetmeni Andrew Simms gibi önde gelen isimler var.
BBCnin internetteki İngilizce haber sitesinin Green Room adlı dizisine bir yazı yollayan Andrew Simms, yaşanan kredi krizi, yakıt fiyatlarındaki artış ve artan sera gazı salımlarının birlikte dehşetli bir fırtına yaratmaya hazırlandıklarını yazıyor.
HAVA DURUMU KÖTÜ
Hava durumunun kötü göründüğünü söyleyen Simms, Panik içinde palyatif önlemler almak yerine kapsamlı bir plan yapmalı ve karşımızdaki bu yeni olgunun her bir unsuruyla nasıl başedeceğimizi belirlemeliyiz diyor.
YENİ YEŞİL SÖZLEŞMENİN ÖNERİLERİ
Yenilenebilir enerjiye büyük yatırım yapmak ve kullanımda dönüşüm sağlamak
Binlerce yeni yeşil yakalı işçi yaratmak
Ülkenin yeşil ekonomiye geçişinin faturasını karşılamak için ucuz fonlar bulmak
Çevreciler, sanayi, tarım ve sendikalar arasında yeni bir ittifak oluşturmak
Yeni Yeşil Sözleşme, önerilerine Başkan Rooseveltin 1933de ABDde uyguladığı Yeni Sözleşme politikalarının ilham verdiğini söylüyorlar.
Roosevelt 100 gün içinde Kongreye sayısız yasa tasarısı göndermiş, çoğunu yasalaştırmıştı. Bunlar arasında para piyasalarının devlet tarafından kontrolünü sağlayan bankacılık reformları ve acil durumlar için yardım önlemleri de bulunuyordu.
Bu reformların Amerikan ekonomisini büyük bunalımın yıkıntısından çıkarıp ayakları üzerinde durmasını sağladığı söylenir.
Yeni Yeşil Sözleşme grubunun üyeleri de dünyayı kurtarmak için 100 gün değil 100 aylık bir program öneriyorlar ve bu çok gerçekçi takvim içinde gerekenler yapılmazsa iklim değişikliğinin artık tehdit edici boyutlara ulaşacağını söylüyorlar.