Kütüphanenin özel arşivinde, 1950li yılların siyah-beyaz filmlerinden, hala zevkle izlenen Türkan Şoray, Kadir İnanır, Ediz Hun ve Hülya Koçyiğitin aşk melodramlarına, Kemal Sunal, İlyas Salman ve Şener Şenin unutulmaz komedi filmlerinden, seks filmleri furyası ve toplumsal içerikli yapımlara, toplam 5 bin civarında filmin afişi yer alıyor.
AFİŞLERLE DÖNEM DÖNEM TÜRK SİNEMASI
Genellikle sarı kağıt üzerine renkli baskılarla çıkan afişlerde, Türk sinemasını dönem dönem incelemek mümkün.
Arşivin en önemli parçası, Muhsin Ertuğrul tarafından çekilen ilk Türk renkli filmi Halıcı Kızın afişi. Bu orijinal afişten başka hiçbir yerde bulunmadığı, değerinin paha biçilemez olduğu belirtiliyor.
Yeşilçam denilince ilk akla gelen melodramların afişlerinde, aşkı ve acıyı anlatan görsel tasarımlar yer alıyor. Atıf Yılmaz imzalı Türkan Şoray-Kadir İnanır ikilisinin Kara Gözlüm ile yönetmen Lütfi Akadın filmi Yalnızlar Rıhtımı afişleri bunlara en iyi örnekler. Yalnızlar Rıhtımının afişi, evliliğe adım atmalarını sağladığı için
Sadri Alışık-Çolpan İlhan çifti için de özel anlam ifade ediyordu.
Geçtiğimiz günlerde vefat eden ünlü yazar Cengiz Aytmatovun ölümsüz eserinden uyarlanan, Türk sinemasının klasiği Selvi Boylum Al Yazmalım filminin afişi de özgün tasarımıyla en az filmi kadar klasikler arasında ölümsüzleşiyor.
Yine Türkan Şoray ve Kadir İnanırın birlikte rol aldığı, Türk sinemasının unutulmaz klasiklerinden Dila Hanım, Devlerin Aşkı ve Dönüşün afişleri de aşk ve çekişmeyi, filmleri kadar etkili anlatıyor.
KOMEDİDEN SEKS FİLMLERİNE AFİŞLER
1970lerde televizyonun yaygınlaşmasıyla salonlara seyirci bulamayan yapımcıların yöneldiği ve daha sonra Türk sinema tarihinin görmezden gelinen dönemi; erotik/seks filmleri furyasını da arşivde görmek mümkün.
Bu dönemin filmlerinden, 1971 yapımı Seks Fırtınası, 1975te çekilen Ah deme oh de! ile Aydemir Akbaşın oynadığı Kendin pişir kendin ye ve Öztürk Serengilin Erkek dediğin gibi yapımlar, arşivde yerini alıyor.
Komedi filmlerinin unutulmaz ismi Kemal Sunalın, kendisine yıllarca İnek Şaban dedirten Şaban serisinin afişleri, hem güldürüyor hem de dönemin koşullarını alaya alıyor. İlyas Salmanın Şekerpare, Şaşkın Ördek ve Çöpçüler Kralı gibi filmlerinin afişleri de ironi taşıyor.
Mafya ve kahramanlık temalı filmlerin çekildiği yıllardaki en popüler başrol oyuncusu Cüneyt Arkının, Dünyayı Kurtaran Adam ve Silahım ve Aşkım filmleri ile Malkoçoğlu serisinin afişleri, arşivin raflarında yerini alıyor.
SİNEMA DUAYENLERİNİN BİYOGRAFİSİ
Afişler, Türk sinemasının duayenlerinin kişisel sinema tarihini de sunuyor. Türk sinemasının duayenlerinden Şener Şeni, sinemaya adım attığı Altın Prenses Devler Ülkesinde filminden, ilk kez başrol oynadığı Şalvar Davasına, Züğürt Ağadan Arabeske bir çok yapımın afişinde kılıktan kılığa görmek mümkün.
Yılmaz Güneyin en çok bilinen Arkadaş, Yiğit Yürekli, Zavallılar, Ağıt, İbret ve Bir Çirkin Adam gibi yapımlarının afişleri de Milli Kütüphanenin arşivinde bulunuyor.
Sanat Güneşi Zeki Müren, beyazperdeyle tanıştığı Katip-Üsküdara Giderken filminin afişinde, başında fesi, elinde bastonuyla görülüyor.
Adile Naşit ve Münir Özkulun baş rollerini oynadığı ve halen televizyonlarda izlenen Neşeli Günlerin afişi, filmdeki gibi aile sıcaklığı, birlik ve beraberliği yansıtıyor.
MİLLİ KÜTÜPHANEDE 5 BİN FİLM AFİŞİ BULUNUYOR
Milli Kütüphane Başkanı Acar, 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu gereğince, Türkiyedeki matbaalarda basılan tüm afişlerin Milli Kütüphaneye gönderildiğini, bu nedenle Türk film afişleri koleksiyonu oluştuğunu söyledi.
Kültür ürünü olan film afişlerinin unutulmaması ve kaybolmaması gerektiğini belirten Acar, şunları kaydetti:
Çoğu zaman filmi çeviren firmanın elinde bile bu afişler kalmıyor. Zaman zaman geri dönüp bizden istiyorlar. Örneğin, bir ulusal film şirketi kendi elindeki afişleri saymış, bakmış çok sayıda eksiği var. Bize müracaat etti, kopyalar aldı, kendi elindekileri de bize verdi.
Acar, eskiden sinema salonlarına asılan ve film hakkında bilgi veren fotoğraf kartlarının da o dönemlerde Milli Kütüphaneye gönderildiğini, kütüphanede bunlardan da yaklaşık 3 bin adet olduğunu bildirdi.
ARTIK AFİŞLER BİZE ULAŞMIYOR
Acar, kanun gereği sadece matbaalarda basılanları alabildikleri için, son dönemdeki filmlerin afişinin Milli Kütüphaneye gelmemeye başladığını söyledi. Acar, Afişler, şimdilerde bilgisayar ortamında hazırlanıyor, fotokopi merkezinde çoğaltıyor. O nedenle bize son yıllarda afiş gelmez oldu. Halbuki, Milli Kütüphane, Türkiyenin gerçek anlamda ulusal hafızası. Bugün yakın tarih Al Yazmalımın afişini bulabiliyoruz ama 50 yıl, 100 yıl sonra gelen insanların da bu afişe ulaşmaları gerekiyor dedi.
Kanunun CD, DVD, bilgisayar programları gibi son yıllarda ortaya çıkan materyal çeşitliliğine cevap veremediğini belirten Acar, yeni bir kanun teklifi hazırlayıp Başbakanlıka sunduklarını anlattı. Kanunun çıkmasını dört gözle bekliyoruz diyen Acar, şöyle devam etti:
Yayın hayatı farklılaştı. Bu kanunla, materyal çeşidi hiç atlanmıyor. Sadece basılı olanlar değil, CD ortamında hazırlananlar, görüntülü olanlar da bize gelecek.
En önemli yenilik, bu kanunda eserleri artık matbaalardan almayacağız, yayıncının kendisinden alacağız. Çünkü, matbaacı ticari bir işletme ve para cezası ağır değil. O nedenle yayıncının elinden almak istiyoruz. Bilinçli bir yayıncı da kendi eserinden Milli Kütüphanede bir tane olmasını ister.
AFİŞLER FRANKFURTTA ALT YAZILARLA SERGİLENECEK
Türk sinemasının bu zengin mirasını nasıl koruduklarını da anlatan Acarın verdiği bilgiye göre, afişler Milli Kütüphaneye gelir gelmez numaralandırılıyor, kimliği çıkarılıyor.
Bilgileri bilgisayara girilen afişler, daha sonra arşive getirilip, özel yapılmış dolaplardaki naylon torbalar içinde konuluyor. Araştırmacılar da müracaat ederek, bu afişlerin fotoğraflarını çekebiliyor.
Acar, Afişlerin bize gelinceye kadar bozulmamışsa, bizde bir şey olmuyor, burada bozulma ihtimali yok. Ama matbaalar bize, genelde firmaya verilenlerden sonra yırtılan, bozuk olanları gönderiyor. Yeni kanunla bunları da önlemeyi düşünüyoruz dedi.
Tuncel Acar, Türk film afişlerini, Türkiyenin onur konuğu olacağı Frankfurt Kitap Fuarında, Almanca alt yazılarla sergilemeyi planladıklarını belirterek, Bizim bu kültürel zenginliğimizi de mümkün olursa orada göstereceğiz diye konuştu.