Korsan DVD ve internetten indirilen filmler sinemaları vurmaya devam ediyor. Alexandra, Paranoid Park, Beni Orada Arama gibi önemli filmlerin hiçbiri 5 bin seyirciye bile ulaşamadı.
İSTANBUL - Beyoğlu Sinemasının kapanma tehlikesi yaşaması ve sanat filmlerine ağırlık veren diğer sinemaların da aynı sorunla karşı karşıya kalması Türkiyede sinemada film izleme alışkanlığının gerilemesi sorununu, özellikle sanat filmlerinin sinemada izlenmemesi sorununu bir kez daha gündeme getirdi.
Eleştirel anlamda belli bir düzeyi tutturan, sanat filmleri olarak genel bir ayrım yapmayı zorunlu kılan filmlerin sinemada izlenmemesinin başlıca nedenlerinden biri olarak, korsan DVD ve internetten film indirmenin yaygınlaşması gösteriliyor. 2008 yılının ilk altı aylık gişe rakamlarına baktığımızda da bu sorunla ilgili ayrıntılar yakalanabiliyor.
FESTİVAL FİLMLERİ 5 BİNİ GEÇEMEDİ İlk altı aylık rakamlara baktığımızda ilk göze çarpan 27. Uluslararası İstanbul Film Festivalinde gösterilen Alexander Sokurov, Todd Haynes ve Gus vant Sant gibi yönetmenlerin filmlerinin 5 bin kişiyi aşamadıkları görülüyor.Sokurovun Alexandra 3.171, Haynesin Beni Orada Arama 3.693, Gus Vas Santın filmi Paranoid Parkda 4.895 kişi tarafından izlenmiş.
Bir diğer önemli nokta önceki yıllarda olduğu gibi bağımsız dağıtım şirketlerinin tabloda en altlarda yer alması.Bir Film, Barbar Film, 35 Milim, Chantier Film gibi dağıtım şirketleri genellikle, pazarın çoğunluğuna sahip şirketlerin getirmediği, festivallerde gösterilen ya da gösterime girme şansı olmayan filmleri izleyici ile buluşturmayı ve sinemalara bir çeşitlilik getirmeyi hedefledikleri için alt sıralarda az rakamlara mahkum oluyorlar.
İLK 100DE YER ALMAYAN FİLMLER Özellikle bu şirketler arasında Bir Film dikkati çekiyor.2008in ilk altı ayında Sicko, Alexandra, Utanç, Kırmızı Balonun Yolculuğu, Fidelin Yüzünden, Şeytan Duymadan Önce, 4 Ay 3 Hafta 2 Gün gibi eleştirel anlamda belli bir düzeyi tutturan filmleri seyirci ile buluşturan Bir Film, bu filmlerin hiçbirisi ile 15 bin izleyici rakamına ulaşamamış.Tablodaki 158 film içerisinde de bu filmler ilk 100de yer almıyor.
Bir Filmin dağıtımında olan filmlerden Funny Games 30.579 seyirci toplasa da Bir Filmin tabloda en fazla seyirci toplayan filminin 236.003 seyirci ile The Winx Club: Secret of the Lost Kingdom olması Türkiyede ki sinema seyircisinin profilinin de sorunun özü ile ilgili olduğunu gösteriyor.
RECEP İVEDİK İLE RIZANIN ARASINDAKİ FARK Ayrıca ilk altı ayın toplam seyirci sayısı 17.424.975 iken ilk 10 film içerisinde 6 filmin Türk filmi olduğu görülüyor. Buna rağmen Ara, Hazan Mevsimi:Bir Panayır Hikayesi, Rıza, Mülteci gibi küçük bütçeli yapımların gişe rakamları ise çok aşağılarda.Örneğin, Recep İvedik 4.291.562 seyirciye ulaşırken, Rıza 1.597 seyircide kaldı.
Bu tartışmalar beyhude gerçekleşen
yapımın sanatmı şumu bumu
değerlendirmesinden önce film
olabilmişmi ona bakmak lazım..İvedik
bişey olmuş ama film olamamıştır.
Dolayısıyla ismi geçen yapımlar film
olabilmişlerse onlarla ivediki
kıyaslamak ivedike büyük haksızlıktır ve
çok savunmasızdır.Filmleri filmlerle
kıyaslamak sinemanın gelişimine daha
fazla katkı sağlayacaktır.İvedik"in gişe
başarısı gösteri dünyası için elbette
önemlidir.
nihat can demir - Ankara
17 Temmuz 2008, Perşembe 13:30
bu ne saçmalık ya kim karar veri,yo o
filmlerin önemli olduğuna bana görede
recep ivedik çok önemli zaten rızayı
80 e katlayarak göstermiş bu farkı.
Böle saçmalık olmaz ya sırf sanat
filmi diye öne çıkaramazsınız bu
filmleri.recep ivedik i aşağılamaya
küçük görmeye hakkınız yok.
öcal özdemir - Ankara
17 Temmuz 2008, Perşembe 10:52
hande yener bu ülkede sanatını
geliştiren dünya müziği yapan
yenilikçi tek pop çudur... haksızlık
yapmayalım... recep ivedik i izledim
ve bayağı eğlendim.. yani eğlenceli
bir film... kendi kulvarı var
kulvarları karşılaştırmayalım... çok
güzel hareketler bunlar diye bi şey
var orada da bayağı eğleniyorum takdir
ediyorum. ama dikkat edin orada da
seyirci en çok küfüre gülüyor. biz
milletçe küfürü seviyoruz..
kabullenelim bunu...