Biyoyakıt politikalarının temel amacının seragazı salımının azaltılması olduğu, ancak bunun sınırlı olduğuna dikkat çekilen raporda, Brezilyada şeker kamışından üretilen etanolün, fosil yakıtlarıyla karşılaştırıldığında seragazı salımını en az yüzde 80 azalttığı, ancak seragazı salımının azaltmasına etkisinin ABD, Avrupa ve Kanadada kullanılan yiyeceklerden yapılan biyoyakıtlardan çok küçük olduğu vurgulandı.
Buğday, şeker pancarı ve ayçiçek yağından üretilen biyoyakıtların seragazı salımını yüzde 30 ila yüzde 60 azalttığı, genellikle ABDde mısırdan üretilen etanolün ise seragazı salımını yüzde 30dan az düşürdüğü ifade edildi.
OECD, geçen yıl ABDnin küresel çapta etanol üretiminin yüzde 48ini, Brezilyanın yüzde 31ini, ABnin ise küresel biyodizel üretiminin yüzde 60ını ürettiğini bildirdi.
AB, ABD ve Kanadada iç üretimi korumak amacıyla ticari kısıtlamalar ve vergi teşviklerini kapsayan destek politikalarının, 2015 yılında seragazı salımını yüzde 1den az düşüreceği ve bunun maliyetinin bir yılda 25 milyar dolar olacağı ifade edilen raporda, aynı zamanda biyoyakıt üretimini desteklemenin özellikle Latin Amerika ve Afrikanın büyük bölümünde çevre sorunlarına yol açacağına işaret edildi.
Raporda, hükümetlere biyoyakıt üretimini desteklemek yerine kaynaklarını daha az enerji tüketimini sağlayacak projelere aktarması önerisinde bulunuldu.